MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ:

 

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNU DEĞİŞTİ

 

Doç.Dr.Seyithan Deliduman (·)

 

I- Genel Olarak :

5807 sayılı Kanunla[1] 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda değişiklik yapıldı. 23.10.2008 tarihinde kabul edilen 5807 sayılı Kanun 27050 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu değişiklik kanununun Genel Gerekçesi şu şekilde ifade edilmiştir;

“4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, 12/4/2000 tarihli ve 24025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun yayımlandığı tarihten günümüze kadar geçen sürede, gerek OSB tüzel kişiliklerinden ve OSB Üst Kuruluşundan gerekse sivil toplum kuruluşlarından ve OSB içinde yer alan müteşebbislerden muhtelif zamanlarda sözlü ve yazılı olarak intikal eden talep ve sorunların değerlendirilmesi sonucunda Kanunda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi ile yeni ihtiyaçların karşılanmasında ekonomik, sosyal ve mevcut çevresel fayda görülerek;

- Planlı bir şekilde yürütülen OSB’lerde faaliyet gösteren firmaların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ticaret, sağlık, eğitim, lojistik ve benzeri faaliyetlerin birlikte planlanması,

- 4562 sayılı Kanunun sanayi için bir örgütlenme modeli olduğu, bu Kanuna göre kurulan OSB’lerin sanayinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir sanayi kenti olmasının hedeflendiği, ancak mevcut yasal düzenleme ile sanayinin ihtiyacı olan ve ayrılmaz bir parçası olarak görülen sağlık, eğitim ve ticaret alanındaki özel sektör taleplerinin de karşılanmasının kaçınılmaz olması,

- Bu arada OSB’lerin şehrin dışında, küçük sanayi sitelerinin ise şehre entegre olmuş veya çok yakınında planlanması nedeniyle OSB’lerde yer alan sanayicilerin küçük ölçekli imalat ve tamiratlarına ilişkin ihtiyaçlarının giderilmesi için bölge içinde sınırlı sayıda da olsa küçük imalat ve tamirat alanlarına ihtiyaç duyulması,

- Yer seçimini müteakip bölge sınırları içinde maliki olduğu parselde üretim yapmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar ile bölge içinde fiilen faaliyet gösteren kiracıların katılımcı tanımında yer alması, tasdikli sınır dışında zorunlu olarak kalan arıtma, su isale hattı, enerji nakil hatti, ses ve veri iletişimine ilişkin ve benzeri teknik altyapı hizmetlerinin bakım ve onarımının bölge tüzel kişiliği tarafından yapılması,

- OSB imar planları ile ilgili genel- özel mevzuat arasında uyumsuzluğun giderilmesi,

- OSB projelerinin yapım ve işletme aşamasında görülen finansal ve yönetsel sorunlar nedeniyle, yerel kaynakların harekete geçirilmesi konusunda sanayici dernek ve kooperatiflerine nazaran daha iyi bir şekilde örgütlenmiş olan odaların OSB kuruluşlarında aktif rol almasının öneminin artması,

- Kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konusu kamu hizmeti olan ve bundan dolayı da üstünlük ve ayrıcalıkları bulunan, idari denetime tabi, etkinlikleri ile ilgili işlemlerinde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulan, yönetici ve personelinin cezai sorumluluğu açısından Devlet memuru gibi addedilen, gelirleri kanunla düzenlenmiş ve güvence altına alınmış olan bir tüzel kişiliğe sahip OSB’lerin bu özelliklerinin kamu hukuku tüzel kişiliklerinin özelliği olması çerçevesinde niteliğinin “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu” olarak belirlenmesi,

- Bölge içinde faaliyet gösteren kişi, kurum ve kuruluşların, kuruluş aşamasında finans kurumlarından kredi alabilmelerinin önünde engel teşkil eden arsalarına ipotek konulamamasından doğan kredinin güvencesinin oluşturulması ve finans kurumlarından sağlanan desteğin sürekliliği için gerekli düzenlemelerin yapılması yönündeki taleplerin yoğunlaşması,

- Hizmette devamlılığın sağlanması amacıyla, Kanunun yürürlülük tarihinden önce odalar marifetiyle kurulmuş olan OSB’lerde odaların kurucu ve işletici vasfının korunmasına yönelik düzenlemeye ihtiyaç bulunması,

- Tarım ve hayvancılığa dayalı sanayilerin desteklenmesi, tarıma dayalı sanayinin geliştirilerek paketleme, muhafaza etme pazarlama ve pazarlama yöntemleri konusunda gerekli teknik destek verilmesi, işletme sanayinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli ham maddenin temini için tarım sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi düşüncesiyle besi, süt sığırcılığı, sera, çiçekçilik ve benzeri adlar altında tanımlanan Tarıma Dayalı İhtisas OSB’leri için iletilen taleplerin değerlendirilmesi, hususları da göz önüne alınarak yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyacı tespit edilmiştir.

Bu itibarla tespit edilen eksiklikler ve ihtiyaçların giderilmesi amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır”.

II- Yapılan Değişiklikler :

5807 sayılı Kanunun birinci maddesi ile 12.04.2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 3- Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,

b) Organize Sanayi Bölgeleri (OSB): Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgelerini,

c) Onaylı sınır: Yer seçimi sonucunda sınırları tasdik edilmiş OSB alanlarıyla birlikte, OSB’nin faaliyetleri için zorunlu olan ve Bakanlığın uygun gördüğü; teknik altyapılara ilişkin tesis ve bağlantı hatları ile teknik donatı alanlarının yer aldığı OSB dışındaki alanları,

d) İhtisas OSB: Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dahil alt sektörlerde faaliyet gösteren tesislerin yer aldığı OSB ile lojistik amacıyla kurulan OSB’yi,

e) Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK): OSB'lerin kendi aralarında yardımlaşmaları ve ortak sorunlarını çözüme kavuşturmalarını sağlamak üzere oluşturulacak OSB üst kuruluşunu,

f) Katılımcı: OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiyi,

g) Kiracı: Katılımcının tesisini, yönetmelikte belirlenen esas ve usullere uygun biçimde kiralayan gerçek veya tüzel kişiyi,

ifade eder”[2].

Değişiklik Kanununun ikinci maddesi ile 4562 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin; beşinci ve altıncı fıkralarındaki “mevzii” ibaresi madde metninden çıkarılmış[3], beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ortak yerlerden sayılan zorunlu idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile arıtma tesisi alanı ve aktif yeşil alanlar bölge büyüklüğünün % 8 inden az; katılımcı ve/veya kiracı vasfı ile bölge içinde faaliyet gösteren küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık hizmet alanları ise bölge büyüklüğünün % 10 undan fazla olamaz.”

“OSB; kurulması öngörülen yerde varsa sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odasından en az biri ile talepleri halinde il özel idaresi veya OSB’nin içinde bulunacağı il, ilçe veya belde belediyesinin, büyükşehirlerde ayrıca büyükşehir belediyesinin temsilcilerince imzalı ve valinin olumlu görüşünü muhtevi kuruluş protokolünün Bakanlıkça onaylanması ve sicile kaydı ile tüzel kişilik kazanır.”

Üçüncü madde 4562 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“OSB'ce teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen taşınmazların icra yoluyla satışı halinde; Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir. Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir.”

“Taşınmazların kredi alacaklısı kuruluşa satılması halinde, kredi alacaklısı kuruluş, satın aldığı taşınmazı sadece bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip gerçek veya tüzel kişilere en geç iki yıl içerisinde satmak veya aynı nitelikteki gerçek veya tüzel kişilere kiraya vermek zorundadır.”

Yapılan değişikliklerden bir diğeri de 4562 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmesine ilişkindir. Buna göre;

“Katılımcılara geri alım hakkı şerhi kaldırılarak tapu verilmesi durumunda tapu kaydına “taşınmazın icra yoluyla satışı dahil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhi konulur. Bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütler, yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılır.”

5807 sayılı Kanunun beşinci maddesi ile 4562 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri

Madde 26/A- Tarım ve sanayi sektörünün entegrasyonunu sağlamaya yönelik tarıma dayalı sanayi girdisini oluşturan bitkisel ve hayvansal üretimin ve bunların işlenmesine yönelik sanayi tesislerinin yer alabileceği ve ilgili mevzuatı uyarınca öngörülen biyogüvenlik tedbirlerine uyulması şartıyla Tarıma Dayalı İhtisas OSB kurulabilir.

Bu bölgelerin yer seçimi, kuruluşu, imar planı onayı, faaliyeti, işleyişi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak ayrı bir yönetmelik ile belirlenir.”

Bu değişikliğin gerekçesi şu şekilde ifade edilmiştir; “Madde ile 4562 sayılı Kanuna 26/A maddesi eklenmek suretiyle; tarım-sanayi  sektör grubunun entegrasyonunun geliştirilmesine, yerel girişimciliğin harekete geçirilmesine, istihdam açısından önem taşıyan yatırımların yaygınlaştırılmasına, yerel kaynakların kullanılmasına katkı sağlanması amaçlarıyla yapılacak uygulamalara örnek olmak üzere, pilot projeler bazında, “Tarıma Dayalı İhtisas OSB’leri” kurulabilmesinin yasal dayanağı oluşturulmuştur”.

Değişiklik Kanununun altıncı maddesi ile 4562 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “kuruluşlarının” ibaresi “kuruluşunun” olarak değiştirilmiştir.

5807 sayılı Kanunun yedinci maddesi ile 4562 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir[4].

“Geçici Madde 2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, mülga 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununun 5 inci maddesinin (r) bendinin (5) numaralı alt bendine göre kurulup yönetilmekte olan OSB`ler, bu Kanunda adı geçen OSB’lerden sayılır. Bu şekilde kurulup yönetilmekte olan OSB’lerde, genel kurul ve müteşebbis heyet görevlerini, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununa göre faaliyette bulunan oda meclisleri yürütür. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri oda meclisi üyeleri arasından seçilir. Oda meclisi üyeleri arasında, OSB katılımcısı varsa, yönetim kurulu üyelerinin en az üçü bu üyeler arasından seçilir”[5].

5807 sayılı Kanun ile bir de Geçici Madde getirilmiş olup söz konusu geçici madde şu şekildedir;

Geçici Madde 1- 15/4/2000 tarihinden önce, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun amacına uygun olarak kurulmuş olup, aynı Kanunun geçici 1 inci maddesine göre tüzel kişilik kazanamayan veya kazanmamış sayılan ve varsa tevsii alanları dahil yer seçimi kesinleşmiş OSB’lerin, 4562 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre hazırlayacakları kuruluş protokolünü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde Bakanlığa vermeleri halinde, durumlarını bu Kanuna uygun hale getirmiş sayılırlar ve Bakanlık OSB sicil defterine kaydedilerek tüzel kişilik kazanırlar.

5807 sayılı Kanunun sekizinci maddesi Kanunun ürürlüğe girişine ilişkin olup yürürlük tarihi olarak yayımını, dokuzuncu maddesi ise Kanun hükümlerinin Bakanlar Kurulu tarafından yürütüleceğini düzenlemektedir.

 

 

 

 

 

 



·       Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Öğretim Üyesi

[1]      Kanunun tam metni için bkz. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss222m.htm :                           e.t: 12.02.2009.

[2]      Madde ile 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 3 üncü maddesinde değişikliğe gidilerek; organize sanayi bölgeleri tanımı, OSB için gerekli küçük imalat ve tamirat, sağlık, eğitim, lojistik, çağrı merkezleri ve benzerleri dahil ticaret alanları ile sanayi işletmelerini kapsayacak şekilde genişletilmiş, OSB alanı dışında bölgenin zorunlu teknik altyapı ihtiyacının sanayici için daha ekonomik olarak temini maksadıyla onaylı sınır tanımı getirilmiş, katılımcının tanımı ise fiilen var olan kiracıları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir (Madde Gerekçesi).

[3]      Söz konusu bu değişikliğin gerekçesi ise şu şekilde ortaya konulmuştur; “Madde ile 4562 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde değişikliğe gidilerek; 3194 sayılı İmar Kanunu ile 4562 sayılı Kanunda yer alan ve farklı tanımlar içeren “mevzii” ibaresi, yol açtığı tereddüdü ortadan kaldırmak ve kanunlar arası dil birliğini sağlamak üzere metinden çıkarılmış, ayrıca ildeki mevcudiyet durumuna göre OSB kurulması öngörülen yerde varsa sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odasından en az birinin kurucular arasında yer almaları; yerel kaynakların harekete geçirilmesi konusunda sanayici dernek ve kooperatiflerine nazaran daha iyi bir şekilde örgütlenmiş olmaları nedeniyle, zorunlu hale getirilmiştir”.

[4]      Bu maddedeki değişikliğin gerekçesi ise “OSB Üst Kuruluşunun birden fazla kurulamaması amacıyla, 4562 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “kuruluşlarının” ifadesi OSB Üst Kuruluşunun tanımına da uygun olarak “kuruluşunun” olarak değiştirilmiştir” şeklindedir.

[5]      Bu maddenin gerekçesi şu şekildedir; “Madde ile hizmette devamlılığın sağlanması amacıyla 4562 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde değişikliğe gidilerek; Kanunun yürürlülük tarihinden önce odalar marifetiyle kurulmuş olan OSB’lerde odaların kurucu ve işletici vasfının korunmasına imkan getirilmiştir”.