Son Güncelleme Tarihi 01.03.2002
 
 

 

Makale:

BİLGİ TOPLUMU ve HUKUKÇU

Yrd. Doç. Dr. Tekin MEMİŞ*

                           Non schola sed vita discimus[1]

                          GİRİŞ

       Parg. 1.                  Yeni teknolojilerin gelişmesi ile birlikte ortaya yeni meslekler çıkmış, daha önce mevcut olan mesleklerin yapılış usullerinde de farklılıklar oluşmuştur. Bu farklılıklar yanında eskiden mevcut olmayan yeni sorular ve sorunlarla karşılaşmak da tabiidir. Bu incelemede bir hukukçu için teknolojik gelişmelerin ne anlama geldiği, ne gibi yeni sorunları getirdiği ve ne gibi kolaylıklar sağladığı konuları ele alınacaktır. Burada ele alınacak konuların bütün meslekler için benzerleri söylenebilir. Ancak hukukçular için toplumun temelini oluşturan adaletin sağlanması işlevini yerine getirmeleri nedeniyle bu konular, daha bir özellik ve önem kazanmaktadır.

                           I. ZAMAN AVCILIĞI ve ÜRETİMİN DEĞİŞMESİ

       Parg. 2.                  Bilişim bilimi alanında faaliyet gösteren araştırmacıların bir amacı da mevcut bilgilerin kullanıcılara daha kolay ve sistematik olarak ulaştırılmasını sağlamaktır. Bilgilerin kullanıcılara en kolay ve sistematik ulaşımını sağlamanın en doğru yolu da bilgilerin bilgisayar ortamında işlenmesi ve sunulmasıdır. Bilgilerin, bilgisayar ortamında kolay tasnifi, arama, kullanma ve bilgi işlemelerin hızlılığı, her meslekten insana kolaylıklar sağlamakla birlikte, içtihatların ciltler tuttuğu, kanun sayılarının binlerle ifade edildiği hukuk bilimi ile uğraşanlar için daha bir önem taşımaktadır.

       Parg. 3.                  Zaman izafi bir kavram olarak kabul edilmektedir. Zamanı değerli olanlarla-olmayanların bir saatlik süresi aynı değildir.

       Parg. 4.                  İnsan oğlunun tekerlekten motorlu araçlara geçmesi yüzyıllar almıştır; ancak son yüzyılda başdöndürücü ve artık takibi bile güç olan gelişmeler yaşanmaktadır. Toplumlar için de zamanın kullanılması son derece önemlidir. Geçen yüzyıllarda kaybedilen on yıllar ya da yıllar elbette önemliydi; ancak bu yüzyılda aylar ve günler bile toplumlar arasındaki farkı büyük ölçülerle açabilmektedir[2].

       Parg. 5.                  Bilgiyi üreten toplumlarla onu sadece tüketen toplumlar arasındaki fark, sanayi toplumu aşamasındaki farka göre bilgi üreten toplumlar lehine ve tüketenler aleyhine daha açılacak ve belki de “bir çağlık fark”, “iki farklık çağa” çıkacaktır[3].

       Parg. 6.                  Bilgi çağında girdiler farklılaşmıştır. Tarım toplumunda temel girdi toprak ve insan emeği iken sanayi toplumunda temel girdi makina gücü, bilgi toplumunda ise bilgidir.

       Parg. 7.                  Klasik sanayi ürünlerinin ekonomideki ağırlığı artık azalmıştır. Bilgi şimdiye kadar olmadığı kadar değerlenmiştir ve bedele çevrilebilme imkanına kavuşmuştur. Üretimin ağırlığı, sanayi toplumlarında fabrikalarda iken, bilgi toplumunda araştırma merkezlerinde yoğunlaşacaktır. Meslekleşme süreci de bilgi-uzmanlık-danışma temeline dayanacaktır[4]. Sermaye birikimi de önemini kaybederek yerini bilgi birikimine bırakmıştır. Bilgi üretiminin sağlandığı iletişim araçları sayesinde ulusal sınırlar ortadan kalkmaya başlamış, globalleşme olgusu ile karşılaşılmış ve ulusal ekonominin yerini dünya ekonomisi almıştır[5].,

       Parg. 8.                  Aşağıda çıkarılan tabloda sanayi toplumu ile bilgi toplumu arasındaki temel karakteristik farklar daha belirgin olarak görülebilmektedir[6]:

SANAYİ TOPLUMU

BİLGİ TOPLUMU

Maddi Mal Üretimi

Üretim Fabrikalarda

Değişim Ekonomisi

Sermaye Birikimi

Ulusal Sınırlar

Ulusal Ekonomi

Parlamenter Demokrasi

Bilgi Üretimi

Üretim İletişim Ağlarında

Sinerjik Ekonomi

Bilgi Birikimi

Globalleşme

Dünya Ekonomisi

Katılımcı Demokrasi

 

                          II. BİLGİ YÜKÜ - DEĞİŞEN BİLGİ ve ÇÖZÜM

Bilgi parmak uçlarınızda[7]
Bill Gates

       Parg. 9.                  Çağımız artık bilgi çağı olarak adlandırılmakta, bilginin servet olduğu ifade edilmektedir. Bilgiye sahip olmanın klasik servet unsurlarından daha önemli olduğunu görmüş bulunuyoruz. Gerçekten Microsoft firmasının bütçesinin devlet bütçelerini geçmesi ve ilk sıralara oturması bilginin değerliliğini ispatlamaktadır[8].

     Parg. 10.                Fakat bilgi çağına getirilen en büyük ve ciddi eleştirilerden birisi, bilginin son derece fazlalaşmış olmasıdır. Bu bilgi o kadar çoğalmış ve ağırlaşmıştır ki, artık altından kalkılamaz hale gelmiştir. Örneğin Amerikan petrol şirketi Exxon’un Federal Enerji Bürosu’na gönderdiği bir tek raporun kalınlığı 445.000 sayfadır. Bu da yaklaşık olarak bin cilt tutmaktadır. Ülkenin tek meselesinin enerji olmadığı düşünüldüğünde bu bilgi yükünün ne denli ağırlaştığı anlaşılacaktır. Bu bilgiyi kimin okuyacağı, nasıl değerlendireceği ve analiz edeceği ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır[9].

     Parg. 11.               Günümüzde hukukçular için de mevcut olan bir diğer riskin burada belirtilmesi gerekmektedir: Bu da bilginin sürekli değişkenliği.

     Parg. 12.                Hızla değişmek, bilginin kendi tabiatında olan bir şeydir. Bu konuya Drucker’in[10] örneği uygun düşmektedir. Ünlü düşünür Sokrates, taş ustası idi ve geçimini bu yolla temin ediyordu. Taş ustası Sokrates, şayet kendisini günümüz taş ustalarının çalışma yerlerinde bulsa idi çok fazla yabancılık çekmeyecekti. Ancak bir düşünür olarak Sokrates, modern felsefenin sembolik mantık ve dilbilim gibi anahtar disiplinlerinin hem ilgi alanları hem de kullandıkları araçlar karşısında afallayıp kalırdı.

     Parg. 13.                Bütün olumsuzluklarına rağmen hızlı değişimin aynı zamanda şans olduğu, belirsizlik olduğu ve beklenmedik yerlerden gelen rekabet anlamına geldiği de unutulmamalıdır[11].

     Parg. 14.                Sermaye piyasası ve rekabet hukuku gibi bazı hukuk branşlarında sürekli tazelenen bir bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü bu branşlarda esnekliğin sağlanabilmesi için sürekli tebliğler çıkarılmakta, yenilenmekte veya değiştirilmektedir. Bu durumda hukukçunun sadece bilmesi değil, aynı zamanda sürekli değişen bilgiyi takip etmesi de gerekecektir. Oysa zamanın son derece hızlandığı, tek işin öğrenmek olmadığı günümüzde değişen bilgiyi takip edecek ve bundan ilgilileri haberdar edecek ayrı bir oluşuma ihtiyaç bulunmaktadır[12]. Bu oluşumun hayat içinde bilgisayar kullanımı ve internetle birlikte yaygınlaşabileceği kanaatini taşıyorum. Bu oluşumlara Almanya’da eyalet ve federal bazda bütün hukuki mevzuat değişikliklerini haber veren Makrolog firması ve Türkiye’de de Hukukcu.com güzel örnekler olarak verilebilir[13].

     Parg. 15.                Hukukçular için de aslında durum farklı değildir. Binlerce kanun ve yüzbinlerce içtihat içinden olaylara nasıl bakılabileceğine, problemlerin nasıl çözümlenebileceğine dair net bilgiler çıkarmak oldukça zordur. Birbirinden farklı zamanlarda defalarca aynı sorunlar tekrarlanmaktadır.

     Parg. 16.                Bu gitgide artan bilgi yükü içinde -kesin ve her alanda etkili olmasa da- bilgisayar kullanımı önerilebilecek ciddi bir çözüm tarzıdır[14]. Dijital hale getirilmiş bilginin taranması, bulunması ve kategorize edilmesi son derece kolaydır. Aranılan bir kelimenin bilgisayar ortamında bulunması son derece basit ve hızlıdır. Bilgiler, kullanıcının ekranına belirli bir sistematik içinde aktarılabilmektedir. Bir içtihadın bilgisayar ortamında bulunması, şerhlerin veya içtihat kataloglarının taranması ile yapılmasına oranla yüzlerce kez daha kolay ve hızlıdır. Artan, günden güne fazlalaşan ve değişken yapıdaki bilgi, bilgisayar ve internetle hukukçu için artık bir yük değil zenginlik kaynağı teşkil edecektir[15].

                  III. HUKUK BİLİŞİM BİLİMİ

     Parg. 17.                Genel anlamda hukuk bilişim bilimi, hukuka temel bilim olarak metod öğretisi ve hukuk mantığını ilave eden bilimdir. Hukuk biliminin geleneksel içeriği alanında da mantığın uygulanabilmesini amaçlamaktadır.

     Parg. 18.            Hukuk bilişim bilimi, bilişim alanından ayrılmaktadır. Bu deyimle, bilişim biliminin hukuki çalışmaların kolaylaştırılması, içtihatların belirli bir disiplin içinde sunulması anlatılmak istenir. Genel anlamda bilişim bilimi ise problemlerin çözülmesinde elektronik bilgi işlem ve mantık metodlarının kullanılarak çözülmesini ifade eder[16].

     Parg. 19.            Her ne kadar günümüz Türkiye’sinde yaygın olarak kullanılmasa da hukuk bilişim bilimi, Avrupa ülkelerinde artık enstitüler bazında ele alınmaya başlamıştır. Almanya’da bu alanda faaliyet gösteren enstitü örnekleri bulunabilir[17]. Bu enstitülerin hedef kitlesi sadece üniversiteler de değildir. Hedef, meslek gruplarına yönelik eğitim seminerleri ve işbirlikleri ile mesleği ya da ilgisi hukuk olan herkestir. Kaldı ki, artık bilgi toplumunda bitmiş eğitim yoktur. Sürekli öğrenen insan, bilgi toplumunun yeni tipolojisidir[18]. Ayrıca gelişmiş toplumlarda hukuk kaynaklarına internetten ulaşımın sağlanması, “temel bilgilendirme” kapsamında değerlendirilmekte ve bunlar tüketiciye ücretsiz olarak sunulmaktadır[19].

                       IV. TÜRK HUKUKÇULARI ve REKABET

“Ben dünyayı sonsuza dek bellerdim

Meğer dünya bir sultanlık yoğ imiş”

Karacaoğlan

     Parg. 20.                Türk hukukçularının dünyaya açılması bugün gerçekleşmiş bir olgudur. Dünyanın küçülmesinden, köy olmasından bahsedildiği bir ortamda bu durum kaçınılmazdır. Dünya ticaretinin iç içe girmesi, sınırların kalkmaya ya da belirsizleşmeye başlaması, iletişim imkanlarının baş döndürücü gelişmeler göstermesi ve hakların daha kolay ihlali olguları dünya hukukçuları arasında rekabeti kaçınılmaz kılmıştır. Şu anda bu kaçınılmazlık tam hissedilemese bile, Avrupa Birliğine giriş süreci ile tam etkileri görülmeye başlanacaktır.

     Parg. 21.                Avrupa Birliği ile bütünleşme süreci içinde çok sayıda davanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmesi bile artık Türk hukukçularının bu rekabete ne kadar yakın olduğunu göstermektedir.

     Parg. 22.                Uluslararası konsorsiyumlar ve tüm dünya ülkelerinde kabul edilen tahkim kanunları ile mahkeme dışında uyuşmazlıklara çözüm aranması, ülke sınırlarının daha saydam hale gelmesi hatta kalkması karşısında değişik hukuk sistemlerinden gelen avukatların aynı davada karşılaşması da artık seyrek bir ihtimal değildir.

     Parg. 23.                İleri ülkelerin tamamında hukukçular için oluşturulmuş hukuk bilgi bankaları mevcuttur. Bu bilgi bankaları sayesinde hukukçular çok kolay bir şekilde karmaşık bilgi yığınından gerekli olanları bulabilmektedir[20].

     Parg. 24.                Bilişim teknolojisini kullanan ülkelerle kullanmayan ülkeler arasında kapatılamaz farklılıklar ortaya çıkacağı gibi, bireyler arasında, meslektaşlar arasında da bu farklılıklar doğacaktır[21]. Hukuk bilimi ile uğraşanlar için de aynı sorunlar söz konusudur. Bugün bilişim teknolojisini kullanmak hukukçu için lüks değil bir ihtiyaçtır.

                          V. BİLGİ PAYLAŞIMI-BİLGİ TEKELİ

     Parg. 25.                Bilgi paylaşıldıkça ve üzerine ilaveler yapıldıkça gelişmekte ve artmaktadır. İnsanoğlunun hayat boyu edindiği bilgileri birbirleri ile paylaşmaları, sosyal hayatın bir gereğidir. İnsanoğlu bu gereği, birbirleri ile doğrudan görüşerek, konuşarak, yazarak ve düşüncelerini sistematik ekoller haline getirerek ve okul gibi eğitim kurumlarına dönüştürerek gerçekleştirmişlerdir.

     Parg. 26.                Bilgisayar ve internet, bugün bilgi paylaşımının en popüler yoludur. İnternet aynı zamanda merkezi bir sisteme dayanmayan, belirli bir ülkenin tekelinde olmayan yapısı ile özgür bir iletişimi ve bilgi paylaşımını mümkün kılmaktadır.

     Parg. 27.                Hukukun da paylaşma ile gelişen bir bilim dalı olduğu unutulmamalıdır. Servetin ve diğer klasik anlamda üretimin aksine bilgi, paylaştıkça çoğalan ve artan bir niteliğe sahiptir.

     Parg. 28.                Burada bilginin belirli kurumlar tarafından işlenerek saklanması halinde ortaya çıkacak sorunlar gelecek açısından endişe yaratacak boyuttadır. Bu durumda artan bilgi şayet yaygınlaşmazsa sadece bazı birey ve kurumların gücünü artıracaktır[22].

     Parg. 29.                Bilginin tek elde toplanması halinde ise aslında değişmesi ve gelişmesi beklenen toplum ve kurumlar da gelişme imkanı bulamayacak, sermayenin hakimiyeti devam edecek ve bilgi toplumu oluşmayacaktır[23]. Bu durumda küçük bilgiler son derece pahalı fiyatlara satılacak ve rakabet ortamı ortadan kalkacaktır[24].

                           VI. BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ KULLANMADA DÜNYA EĞİLİMİ ve ÖRNEKLER

                           A. SANAL UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ

     Parg. 30.                Alan isimleri konusunda Wipo’nun sanal çözüm usulleri bugün icra aşamasın çoktan girmiştir. Son zamanlarda alan isimlerinin kötü niyetli olarak hakkı olmayan kimseler tarafından alınması ve adeta bir alan ismi yağmasının başlaması karşısında isim üzerinde hak sahibi olan kimselerin haklarının korunması için çözümler üretilmeye başlanmıştır. Bu çözümlerden biri de mahkeme dışı çözümdür. Başlangıçta WIPO”nun ve Uluslararası İletişim Birliği (Internationel Telecommunikations Union) girişimleri altındaki çabaların boşa çıkmasından sonra ABD yönetimi de “Global elektronik işlemlerde starteji raporu”nu yayınlamıştır. Yayınlanan bu raporda bundan sonra “com, org” ve “net” uzantılı bütün internet alan isimleri ve numaraları etrafında ortaya çıkan problemlerin idari bir şekilde çözümlenmesi öngörülmüştür.

     Parg. 31.                Uniform Domain Name Dispute Policy (Uniform-Policy) ismini alan bu kurallar kendinden önce yapılan çalışmalarla uyuşmaktadır ve  özellikle de WIPO’nun Nihai Raporu’ndan hareketle geliştirilmiştir. Bu usul, klasik bir tahkime göre biraz farklıdır. Klasik tahkimde tarafların anlaşmazlıkların mahkeme dışında çözüme kavuşturulmaları konusunda anlaşmaları gerekmektedir. Oysa alan ismi sahibi, alan ismi dağıtım makamında alan ismini kaydettirirken bu usule tabi olacağına dair hükümler sözleşmeye konulmaktadır. Bu usulün icrası ve denetiminin büyük ölçüde elektronik ortamda gerçekleşmesini Dispute Resolution Provider üstlenir ve Rules for Uniform Domain Name Dispute Policy adı verilen belirli bir usule tabi olur. Karar verme makamı olarak bir veya üç kişiden oluşturulan ve “Panel” ismi verilen bir makam görevlendirilmiştir. Burda yer alacak olan kimseler, uluslararası marka hukukunda uzman kişiler arasından tarafların iradelerine göre seçilmektedir. Uyuşmazlığın çözümü yaklaşık 40-45 gün sürmektedir. Bu usulden beklenen yarar uygulamada görülmektedir. Uyuşmazlık çözüm süresinin kısalığı ve kararların icra kabiliyeti büyük önem taşımaktadır.

     Parg. 32.            ICANN tarafından “Uniform Dispute Resolution Policy-UDRP”[25], “Rules for Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy-RUDRP”[26] ile birlikte 1.12.1999 tarihinde yürürlüğe sokulmuştur. Özel idari uyuşmazlık çözüm usulünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk iki ay içinde WIPO Arbitration and Mediation Center’e 100’den fazla alan ismi şikayetinde bulunulmuştur[27].

                          B. AVUSTURYA ÖRNEĞİ

     Parg. 33.                Avusturya’da internet ortamında hukuki işlemler yapılmakta ve bu “elektronik hukuki işlemler-elektronische Rechtsverkehr” ismini almaktadır[28]. Elektronik hukuki işlemler, taraflarla mahkeme arasında kağıtsız olarak elektronik iletişim yolu ile işlemlerin yapılabilmesini anlatmaktadır. Aslında Avusturya’da gerçekleştirilen bu proje ile elektronik iletişim, ispat ve geçerlilik bakımından kağıt üzerindeki evraklara hukuken eş değer hale getirilmiştir[29].

     Parg. 34.            Taraflar arasında cereyan eden işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesi için gerekli altyapı ve güvenlik sağlanmıştır. Avukatların bu yönde eğitim almalarına dikkat edilmekte, yeni avukat bürolarına ruhsat verilirken de elektronik iletişimi mümkün kılacak gerekli donanıma sahip olması aranmaktadır.

     Parg. 35.                Hukuki işlemlerin elektronik ortamda yapılması esnasında ortaya çıkabilecek teknik hataların engellenmesi için gerekli önlemler alınmıştır. Bu tür muhtemel zararlar için sorumluluk devlet tarafından üstlenilmiştir.

     Parg. 36.                Hukuki işlemlerin elektronik ortamda yapılmasının faydaları ise şu şekilde sıralanmaktadır[30]:

- Veri girişlerinin otomatik olarak yapılması ve personel tasarrufu,

- Yeniden işlemeye uygun verilerin elde edilmesi,

- Hızlılık ve ucuzluk,

- Güvenlik,

- Haftanın 7 günü ve günde 24 saat işlem yapabilme imkanı,

                      - Dava konusu evraklara derhal ulaşabilme gibi taraflar ve temsilcileri için genişletilmiş servisler,

- Usuli işlemlerin hızlandırılması.

     Parg. 37.                Avusturya’da 2001 itibari ile mahkemelerde cereyan eden işlemlerin toplam işlemler içindeki yeri % 60’a ulaşmıştır. Bu oranın getirilecek yeni hukuki ve usuli düzenlemelerle daha da artırılması hedeflenmektedir[31].

                           C. AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMALARI

     Parg. 38.                Avrupa Birliği elektronik işlemler konusunda çok sayıda çalışma yapmıştır. Bu çalışmalarla hedeflenen ise Avrupa Birliğinin bilgi toplumu (Informationsgesellschaft) olmasıdır. Ayrıca topluluğun bir diğer hadefi de Avrupayı elektronik ticaretin merkezi haline getirmektir[32]. Avrupa Birliği dokümanları içinde 4.877 adedi bilişim toplumu ile ilgilidir. Yine internet kelimesinin bu araştırmada 61.569 adet dokümanda bulunduğu görülmektedir[33].

     Parg. 39.            Dijital hizmetlerin günden güne artması ve elektronik ticaretin ekonomi içindeki ağırlığının fazlalaşması ile birlikte Avrupa Birliği de bu alanda sürekli yeni stratejiler belirlemektedir. Son olarak Avrupa Birliği 23-24 Mart 2000 tarihinde Lizbon’da “eAvrupa Eylem Planını” açıklamış, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları da 19-20 Haziran 2000’de somut hedefleri kararlaştırmışlardır. Özellikle kamu sektörünün hizmetlerini dijital ortama kaydırması ve bütün vatandaşlara hizmetin daha kolay, ucuz ve yaygın olarak ulaştırılması hedeflenmektedir[34]. 

     Parg. 40.            Bu plan çerçevesinde bugün Avrupa Birliğinde kamu hizmetleri internet ortamında sunulmaya başlanmıştır. Bu çerçevede elektronik imza gibi değişik yasalar kabul edilmekte ve elektronik işlemlerin hukuki altyapısı da hazırlanmaktadır. Avrupa Birliği’nde ve üye devletlerde yaşanan bu gelişmelere bazı örnekler verilebilir:

a. E-Yönetim El Kitabı

     Parg. 41.            Alman Bilişim Teknolojileri Güvenlik Bürosu (Bundesamt für Sicherheit in der Informationstechnik-BSI), internette E-Yönetim El Kitabını yayınlamıştır. Bu kitapta enformasyonların hazırlanışı ve E-Yönetim üzerine tipik sorulara cevap verilmekte, Alman halkı bu konularda bilgilendirilmektedir[35].

b. Hamburg Vergi Mahkemesi

     Parg. 42.            Hamburg Vergi Mahkemesi, internette oluşturdukları web sayfasında Vergi Mahkemesi hakkında çok sayıda bilginin yanı sıra vergi hukukuna dair sorulara da cevap vermektedir. Hamburg Vergi Mahkemesi’nde 2 Ağustos 1999 tarihinden itibaren işlemler kağıtsız olarak gerçekleştirilmekte, yani şikayet ve layihalar şifreleme yolu ile yapılabilmekte ve dijital imza kullanılabilmektedir[36].

c. Yeni Forum: “Avrupa Nereye Gidiyor”

     Parg. 43.            Alman Federal Meclisi’nin (Deutscher Bundestag) web sayfasında “Avrupa Birliği”nin Geleceği-Avrupa Nereye Gidiyor” konulu yeni bir forum açılarak vatandaşların konu ile ilgili görüşlerinin alınması mümkün hale getirilmiştir[37].

d. Alman Yargıtay’ında (BGH) Elektonik Dokümanların Sunulması

     Parg. 44.            7 Kasım’da meclis tarafından kararlaştırılan pilot proje, Alman Yargıtayı’na (BGH) belirli dava türlerinde dokümanların elektronik olarak sunulması imkanını sağlamıştır[38].  “Bu dokümanların formlarının mahkemenin kullanabilmesi için uygun nitelikte sunulması ve Dijital İmza Yasası’nın öngörmüş olduğu elektronik imza ile dokümanların imzalanması” şarttır. Her türlü şekil şartları ve formlar hükümetin internet sayfasında bulunabilmektedir[39].

e. “med-arb”

     Parg. 45.            “med-arb”, uyuşmazlık çözümlerini ifade eden bir kısaltmadır. Bu adı taşıyan web sayfası, arabuluculuk, tahkim ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm metodlarını gösteren ilk İspanyol üniversite ağıdır[40].

f. “Your voice in Europa”-Avrupada Sizin Sesiniz

     Parg. 46.            “Your voice in Europa”, “interaktif politikaların oluşturulması” girişimleri çerçevesinde Avrupa Komisyonunun yeni bir internet sayfasının başlığıdır. Burada bütün tüketiciler, girişimciler ve vatandaşlar, Avrupa Birliğinin politikasının oluşmasına katkıda bulunabilmektedir. Bu sayfada şikayetler, görüşler, tartışmalar online ortamda cerayan etmektedir[41].

SONUÇ

     Parg. 47.            Bugün her alanda olduğu gibi hukuk alanında da bilginin elektronik ortamda tasnif edilmesi gerekmektedir. Bu tasnif, hukukçulara çok kıymetli olan zamanı kazandıracağı gibi onların her an artan, değişen bir bilgi yükünün altında ezilmelerini de engelleyecektir.

     Parg. 48.            İnternetle birlikte dünya küçülmüştür. Bu nedenle Türk hukukçuları dünya ölçeğinde rekabet olgusu ile belki de şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı ölçüde karşı karşıya kalmıştır. Hukukçu yeni gelişen teknoloji ile birlikte dünyanın bu küçülmesini kendi lehine çevirebilir.

     Parg. 49.            İnternet hem bilgiye kolay ulaşmanın yolu, hem de bilgiyi paylaşmanın bir aracı haline gelmiştir. Hukukçuların bilgisayar ve internet teknolojisini kullanması ile birlikte davaların sonuçlanması kolaylaşacak, adalet gecikmeksizin yerine getirilebilecektir. Özellikle usuli bilgilere mahkemelerin ve hukukçuların ulaşması son derece kolaylaşacaktır.

     Parg. 50.            Uluslararası hukuk bilgisine ihtiyacın giderek artması, rekabetin yeni boyutlara ulaşması olgusu karşısında bilgisayar ve internet kullanımı, Türk hukukçuları için kaliteyi artırmada ve iyi bir temsilde uygun araçlardır.

     Parg. 51.            Sonuç olarak Türk hukukçuları için yeni teknolojiyi ve iletişim imkanlarını kullanmak zorunluluk haline gelmiştir.

 

 

Zusammenfassung:

INFORMATIONSGESELLSACHAFT UND JURISTEN

                  Dieses Jahrhundert ist das Jahrhundert der “Informationsgesellschaft”. Informationsgesellschaft unterscheidet sich in vieler Hinsicht von der Industriegesellschaft. Kapital und Produktion haben andere Bedeutungen gewonnen. Information ist alles. Neue Technologien und Massenmedien öffnen der Menschheit viele Möglichkeiten. Aber es gibt auch nebenan die Paradoxien. Information werden Tag für Tag immer größer. Wie können diese Masseninformationen verstanden werden und von Menschen sinnvoll und zweckmäßig in Gebrauch genommen werden? Diese Frage gilt auch für die Juristen. Es gibt viele Materialien, bestehend aus wissenschaftlichen Beiträgen, Büchern, Rechtsprechungen und Gesetzen u.a.

                  Die Probleme wurzeln in den Masseninformationen selbst, die von den Massenmedien angeboten werden. Diese Probleme können jedoch mit Hilfe der neuen Technologien überwunden werden: Durch einen Computer können gesuchte Materialien innerhalb weniger Minuten erreicht und anschließend analysiert werden. Und dafür benötigt man nur einen Begriff eintippen und per Mausklick die Suche starten.

                  Mit Internet wird die Welt zu einem Dorf. Mit anderen Wörtern ist heute die Globalisierung eine Realität. Juristen sind ebenso Bürger des globalen Dorfes. Ständiges Lernen und Recherchieren und hartes Wettbewerb sind auch für die Juristen unausweichlich. Benutzung von Computern und Internetsurfen sind die neue Mitteln, um mithalten zu können.

                  Die Verwendung der neuen Technologien ist heute kein Hobby mehr, sondern stellt sich als eine Notwendigkeit dar.

 

               Atıf önerisi: Yazar Adı ve Soyadı, e-akademi, Sayı, Tarih, Paragraf Numarası, İnternet Adresi (http://www.e-akademi.org/...)



*       Atatürk Üniversitesi Erzincan Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

[1]       Bu latince deyimin Türkçesi: „Okul için değil, hayat için öğreniriz“.

[2]       Bu konuda geniş bilgi için bkz. ERKAN, H.: „Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme“ Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1993, s. 141 vd.

[3]       ERKAN, s. 141.

[4]       Burada artık şirketlerin hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığında bir avukat tutmak yerine „uzman avukat“ ile çalışma yolunu seçeceği örneği verilmektedir (Bkz. ERKAN, s. 80).

[5]       ŞANLISOY, S.: „Bilgi Toplumunda Ortaya Çıkabilecek Sorunlar“, Dokuz Eylül İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 14, Sayı 2,  1999, s. 171.

[6]       ŞANLISOY, s. 170.

[7]       „Information at your fingertips“ sözü, Bill Gates’in 1990 yılında Comdex Fuarında ortaya attığı bir slogandır. Bilginin insanların ulaşabileceği yakınlıkta olması, onu elde etmek için fazla zaman harcanmaması gereğini ifade eder.

[8]       Bill Gates’in şahsi servetinin 54 milyar dolar olduğu (Hürriyet Gazetesi, 28.09.2001) ve şirketinin cirosunun  507 milyar dolarlık cirosu ile devletler sıralamasında ilk 10’da yer aldığı düşünülürse bilginin değerlenmesi daha iyi anlaşılabilir (Hürriyet Gazetesi, 19. Temmuz 1999).

[9]       Bkz. AKYOL, T.: „Toffler’de Bilimsel Metod, Demokrasi ve Gelenek“, Liberal Düşünce 1996, Cilt 1, Sayı 1, s. 116. Akyol bu örneği, bilgi yükünün temsili demokrasiyi, parlamentoları ve hükümetleri felce uğratmasını açıklamada kullanmaktadır. Aslında bu konuda bir başka mecrada Mevlana da aynı şeyleri dile getirir: „Gönüle vuran bilgi adama yardım eder, dost olur; bedene vuran bilgi yük kesilir“ (Mesnevi, C. I, s. 565).

[10]     DRUCKER, P. F. (Çev: KARANAKÇI, B.): „Yeni Gerçekler“,2. Baskı, Ankara 1992, s. 238.

[11]     TOFFLER, A. (Çev: ÇORAKÇI, B.): „Yeni Güçler Yeni Şoklar“, İstanbul 1992, s. 165.

[12]     Bu konuda yazılı ve görsel medyayı kişi ve kuruluşlar adına tarayan uzman bir şirket (medya takip kuruluşu), örnek bir model olarak alınabilir.

[13]     Bu hizmetler için bkz. http://www.makrolog.de/ ve http://www.hukukcu.com/.

[14]     Burada yeni teknolojinin en önemli özelliği öğretme aracı olmasından daha çok bir öğrenme aracı olmasıdır.

[15]     Bilişim toplumunda toplum ve birey yoğun bir enformasyon saldırısı altındadır. Bu saldırıyı hafifletmek için şu yollar takip edilebilir: 1-Filtreler oluşturma, 2- Bilgiye ulaşmada etrafının tecrübelerden faydalanma, 3. Tesadüfi değişikliklere hazırlan, veya bakışını neyin kaldığına yönelt, 4. Yapılmasi gerekenlerin önceliğine dikkat et veya: araç, sadece amaç için araçtır, 5. Doğru aracı seç (amaca uygun anlamında), 6. Küçük güzeldir, veya: Masrafsızlığın (veya basit olanın) kendine has çekiciliği, 7.Her şeyi kendin yapma, 8. Programın ne yaptığını anlamayı dene. (Bu ilginç tavsiyeler için bkz. HERBERGER, M.: „Zehn Gebote für den klugen Umgang (vielleicht nicht nur) des Juristen mit der EDV“ www.jurpc.de/aufsatz/19980075.htm. Bu yazının Türkçe çevirisi için  bkz. MEMİŞ, T.:“Elektronik Bilgi İşlemlerle (Edv) İlişkide İhtiyatlı Hukukçular İçin (Aslında Sadece Onlar İçin Değil) On Emir”, www.jura-uni.sb.de/türkish/ektphane.html. Ayrıca bu konuda bkz. CAMBAZOĞLU, T.: “Bilgi Teknolojisinin Bugünü ve Yarınına Genel Bir Bakış”, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1714, 1715).

[16]     BRAUN, M.: „Rechtsinformatik zwischen Wissenschaft und Praxis Probleme des Informatikunterrichts in juristischen Ausbildungsgängen“, CR1989, s. 324.    

[17]     Saarbrücken Üniversitesi Rechtsinformatik Enstitüsü Almanyanın en tanınmış enstitülerinden biridir ve internette en büyük projelerden birini yürütmektedir. Geniş bilgi için bkz. http://www.jura.uni-sb.de/.

[18]     DRUCKER, s. 248 vd.

[19]     KORKUT, L.: „İletişim Çağı, Hukuk ve Türkiye“, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1280.

[20]     Bu konuda özellikle şu makaleleri inceleyiniz: RÜSSMANN, H.: “juris in der akademischen Ausbildung-Chance oder Bedrohung?”, Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 235; VIEFHUES, W.: „Überlegungen zu Rechtsprechungsdatenbanken aus rechtlicher Sicht“, Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 251 vd.; BAUER, A.: „Anwaltliche Arbeit und juris“, Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 267 vd.; HERBERGER, M.: „Von der Unentbehrlichkeit der juris Datenbanken für die rechtswissenschaftliche Arbeit“, Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 287 vd.

[21]     KENEŞ, B./YILMAZ, M.: „Üçüncü Millennium’da İstihbaratın Değişen Yüzü“, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1547; ŞANLISOY, s. 172.

[22]     ŞANLISOY, s. 171.

[23]     Aslında bilgi gerek üretim sürecinde, gerekse kullanımda maniple edilebilir nitelikte olması ve içine giren sıvının aldığı şekli alabilmesi sebebiyle her iktidar bilgiyi tekelleştirmek istemektedir. Bu mümkün olmazsa bilgiyi denetlemek, yönlendirmek, gütmek istemektedir (Bu konuda bkz. KILIÇBAY, M. A.: “En Son Demokratikleşecek Şey Bilgi Olacak”, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1670 vd.).

[24]     Yargıtay kararlarının web sayfasında paralı satılması, müşteri çevresi oturmuş kişiler veya varlıklı kurumların vekil ya da danışmanları için bir avantajdır ve konumlarını güçlendirmede iyi fakat çabaları olmadan erişilen bir vasıtadır. Zira işe yeni başlayan hukukçuların bu bilgilere ulaşması imkansızdır. Bu durumda yapılanlar statükoyu haksız bir şekilde güçlendirecektir. Yani bilgi toplumunda da „zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacaktır“.

[25]     Bkz. www.icann.org/udrp/udrp-policy-24oct99.htm.

[26]     Bkz. www.icann.org/udrp/udrp-rules-24oct99.htm.

[27]     Bu usulle çözümlenmiş karar örnekleri WIPO’nun web adresinde bulunabilir: www.wipo.int. 

[28]     Benzeri bir proje çalışmaları Türkiye’de de yürütülmektedir. Bu proje, UBAK olarak isimlendirilmektedir. İlk önce dar bir çevrede ilk aşamada olan bu proje başlangıçta küçük bir çevrede pilot uygulama olarak başlatılacaktır (Bkz. http://www.adalet.gov.tr/). 

[29]        SCHNEIDER, M.: „Elektronischer Rechtsverkehr (ERV) in Österreich“, 10. Deutscher EDV-Gerichtstag Saarbrücken, Begleitheft, Saarbrücken 2001, s. 10.

[30]        SCHNEIDER, s. 11.

[31]     Bkz. SCHNEIDER, s. 11.

[32]     Bkz. „Elektronik Ticarette Avrupa Girişimi“ COM (97) 157, Elektronik Ticarete İlişkin Bazı Temel Belgeler, DPT Yayınları 1999, s. 4.

[33]     Bu sayılar, Avrupa Birliği’nin resmi internet sayfasında 6.02.2002 tarihinde yapılan tarama sonuçlarıdır (http://europa.eu.int).

[34]     „eEuropa 2002: Schaffung Europäischer Rahmenbedingungen für die Nutzung der Informationen des Öffentlichen Sektors“, Mitteilung der Kommissision an der Rat , das Europäische Parlament, den Wirtschaft- und Sozialausschuss und den Ausschuss der Regionen, KOM (2001) 607, s. 3 (http://europa.eu.int).

[35]     Bkz. http://www.bsi.bund.de/fachtem/egov/3htm

[36]     Bkz. http://www.fghamburg.de/

[37]     Bkz. http://www.bundestag.de/forum/index/htm

[38]     Bkz. http://www.bundesregierung.de/top/dokumente/Artikel/ix_61773.htm

[39]     Bkz. http://bundesregierung.de/dokumente/Artikel/ix_61772.htm</A

[40]     Bkz. http://www.fldm.edu.mx/graham/medarb/

[41]     Bkz. http://europa.eu.int/yourvoice