|
|||||||||
|
Makale:
BİLGİ TOPLUMU ve HUKUKÇU
Yrd. Doç. Dr. Tekin
MEMİŞ*
Parg. 1. Yeni teknolojilerin gelişmesi ile birlikte ortaya yeni meslekler çıkmış, daha önce mevcut olan mesleklerin yapılış usullerinde de farklılıklar oluşmuştur. Bu farklılıklar yanında eskiden mevcut olmayan yeni sorular ve sorunlarla karşılaşmak da tabiidir. Bu incelemede bir hukukçu için teknolojik gelişmelerin ne anlama geldiği, ne gibi yeni sorunları getirdiği ve ne gibi kolaylıklar sağladığı konuları ele alınacaktır. Burada ele alınacak konuların bütün meslekler için benzerleri söylenebilir. Ancak hukukçular için toplumun temelini oluşturan adaletin sağlanması işlevini yerine getirmeleri nedeniyle bu konular, daha bir özellik ve önem kazanmaktadır.
I. ZAMAN AVCILIĞI ve ÜRETİMİN
DEĞİŞMESİ
Parg. 2. Bilişim bilimi alanında faaliyet gösteren araştırmacıların bir amacı da mevcut bilgilerin kullanıcılara daha kolay ve sistematik olarak ulaştırılmasını sağlamaktır. Bilgilerin kullanıcılara en kolay ve sistematik ulaşımını sağlamanın en doğru yolu da bilgilerin bilgisayar ortamında işlenmesi ve sunulmasıdır. Bilgilerin, bilgisayar ortamında kolay tasnifi, arama, kullanma ve bilgi işlemelerin hızlılığı, her meslekten insana kolaylıklar sağlamakla birlikte, içtihatların ciltler tuttuğu, kanun sayılarının binlerle ifade edildiği hukuk bilimi ile uğraşanlar için daha bir önem taşımaktadır.
Parg.
3.
Zaman izafi bir kavram olarak kabul edilmektedir.
Zamanı değerli olanlarla-olmayanların bir saatlik süresi
aynı değildir.
Parg.
4.
İnsan oğlunun tekerlekten motorlu araçlara
geçmesi yüzyıllar almıştır; ancak son yüzyılda
başdöndürücü ve artık takibi bile güç olan gelişmeler
yaşanmaktadır. Toplumlar için de zamanın kullanılması
son derece önemlidir. Geçen yüzyıllarda kaybedilen on yıllar ya da
yıllar elbette önemliydi; ancak bu yüzyılda aylar ve günler bile
toplumlar arasındaki farkı büyük ölçülerle açabilmektedir[2].
Parg.
5.
Bilgiyi üreten toplumlarla onu sadece tüketen toplumlar
arasındaki fark, sanayi toplumu aşamasındaki farka göre bilgi
üreten toplumlar lehine ve tüketenler aleyhine daha açılacak ve belki de
bir çağlık fark, iki farklık çağa çıkacaktır[3].
Parg.
6.
Bilgi çağında girdiler
farklılaşmıştır. Tarım toplumunda temel girdi
toprak ve insan emeği iken sanayi toplumunda temel girdi makina gücü,
bilgi toplumunda ise bilgidir.
Parg.
7.
Klasik sanayi ürünlerinin ekonomideki
ağırlığı artık azalmıştır. Bilgi
şimdiye kadar olmadığı kadar değerlenmiştir ve
bedele çevrilebilme imkanına kavuşmuştur. Üretimin
ağırlığı, sanayi toplumlarında fabrikalarda iken,
bilgi toplumunda araştırma merkezlerinde
yoğunlaşacaktır. Meslekleşme süreci de
bilgi-uzmanlık-danışma temeline dayanacaktır[4]. Sermaye birikimi de önemini kaybederek yerini bilgi birikimine
bırakmıştır. Bilgi üretiminin
sağlandığı iletişim araçları sayesinde ulusal
sınırlar ortadan kalkmaya başlamış, globalleşme
olgusu ile karşılaşılmış ve ulusal ekonominin
yerini dünya ekonomisi almıştır[5].,
Parg.
8.
Aşağıda çıkarılan tabloda sanayi
toplumu ile bilgi toplumu arasındaki temel karakteristik farklar daha
belirgin olarak görülebilmektedir[6]:
SANAYİ TOPLUMU |
BİLGİ TOPLUMU |
|
Maddi Mal Üretimi Üretim Fabrikalarda Değişim Ekonomisi Sermaye Birikimi Ulusal Sınırlar Ulusal Ekonomi Parlamenter Demokrasi |
Bilgi Üretimi Üretim İletişim
Ağlarında Sinerjik Ekonomi Bilgi Birikimi Globalleşme Dünya Ekonomisi Katılımcı
Demokrasi |
Parg.
9.
Çağımız artık bilgi çağı
olarak adlandırılmakta, bilginin servet olduğu ifade
edilmektedir. Bilgiye sahip olmanın klasik servet unsurlarından daha
önemli olduğunu görmüş bulunuyoruz. Gerçekten Microsoft
firmasının bütçesinin devlet bütçelerini geçmesi ve ilk sıralara
oturması bilginin değerliliğini ispatlamaktadır[8].
Parg. 10.
Fakat bilgi çağına getirilen en büyük ve ciddi
eleştirilerden birisi, bilginin son derece fazlalaşmış
olmasıdır. Bu bilgi o kadar çoğalmış ve
ağırlaşmıştır ki, artık altından
kalkılamaz hale gelmiştir. Örneğin Amerikan petrol şirketi
Exxonun Federal Enerji Bürosuna gönderdiği bir tek raporun
kalınlığı 445.000 sayfadır. Bu da yaklaşık
olarak bin cilt tutmaktadır. Ülkenin tek meselesinin enerji
olmadığı düşünüldüğünde bu bilgi yükünün ne denli
ağırlaştığı anlaşılacaktır. Bu
bilgiyi kimin okuyacağı, nasıl değerlendireceği ve
analiz edeceği ciddi bir problem olarak karşımıza
çıkmaktadır[9].
Parg. 11.
Günümüzde hukukçular için de mevcut olan bir diğer
riskin burada belirtilmesi gerekmektedir: Bu da bilginin sürekli
değişkenliği.
Parg. 12.
Hızla değişmek, bilginin kendi
tabiatında olan bir şeydir. Bu konuya Druckerin[10] örneği uygun düşmektedir. Ünlü düşünür Sokrates, taş
ustası idi ve geçimini bu yolla temin ediyordu. Taş ustası
Sokrates, şayet kendisini günümüz taş ustalarının
çalışma yerlerinde bulsa idi çok fazla yabancılık
çekmeyecekti. Ancak bir düşünür olarak Sokrates, modern felsefenin
sembolik mantık ve dilbilim gibi anahtar disiplinlerinin hem ilgi
alanları hem de kullandıkları araçlar karşısında
afallayıp kalırdı.
Parg. 13. Bütün olumsuzluklarına rağmen hızlı
değişimin aynı zamanda şans olduğu, belirsizlik
olduğu ve beklenmedik yerlerden gelen rekabet anlamına geldiği
de unutulmamalıdır[11].
Parg. 14. Sermaye piyasası ve rekabet hukuku gibi bazı
hukuk branşlarında sürekli tazelenen bir bilgiye ihtiyaç
duyulmaktadır. Çünkü bu branşlarda esnekliğin
sağlanabilmesi için sürekli tebliğler çıkarılmakta,
yenilenmekte veya değiştirilmektedir. Bu durumda hukukçunun sadece bilmesi
değil, aynı zamanda sürekli değişen bilgiyi takip etmesi de
gerekecektir. Oysa zamanın son derece hızlandığı, tek
işin öğrenmek olmadığı günümüzde değişen
bilgiyi takip edecek ve bundan ilgilileri haberdar edecek ayrı bir oluşuma
ihtiyaç bulunmaktadır[12].
Bu oluşumun hayat içinde bilgisayar kullanımı ve internetle
birlikte yaygınlaşabileceği kanaatini taşıyorum. Bu
oluşumlara Almanyada eyalet ve federal bazda bütün hukuki mevzuat
değişikliklerini haber veren Makrolog firması ve Türkiyede de
Hukukcu.com güzel örnekler olarak verilebilir[13].
Parg. 15. Hukukçular için de aslında durum farklı
değildir. Binlerce kanun ve yüzbinlerce içtihat içinden olaylara
nasıl bakılabileceğine, problemlerin nasıl
çözümlenebileceğine dair net bilgiler çıkarmak oldukça zordur.
Birbirinden farklı zamanlarda defalarca aynı sorunlar
tekrarlanmaktadır.
Parg. 16.
Bu gitgide artan bilgi yükü içinde -kesin ve her alanda
etkili olmasa da- bilgisayar kullanımı önerilebilecek ciddi bir çözüm
tarzıdır[14]. Dijital hale getirilmiş bilginin taranması, bulunması ve
kategorize edilmesi son derece kolaydır. Aranılan bir kelimenin
bilgisayar ortamında bulunması son derece basit ve
hızlıdır. Bilgiler, kullanıcının ekranına
belirli bir sistematik içinde aktarılabilmektedir. Bir içtihadın
bilgisayar ortamında bulunması, şerhlerin veya içtihat
kataloglarının taranması ile yapılmasına oranla
yüzlerce kez daha kolay ve hızlıdır. Artan, günden güne
fazlalaşan ve değişken yapıdaki bilgi, bilgisayar ve
internetle hukukçu için artık bir yük değil zenginlik
kaynağı teşkil edecektir[15].
III. HUKUK BİLİŞİM BİLİMİ
Parg. 17.
Genel anlamda hukuk bilişim bilimi, hukuka temel
bilim olarak metod öğretisi ve hukuk mantığını ilave
eden bilimdir. Hukuk biliminin geleneksel içeriği alanında da
mantığın uygulanabilmesini amaçlamaktadır.
Parg. 18.
Hukuk bilişim bilimi, bilişim alanından
ayrılmaktadır. Bu deyimle, bilişim biliminin hukuki
çalışmaların kolaylaştırılması,
içtihatların belirli bir disiplin içinde sunulması anlatılmak
istenir. Genel anlamda bilişim bilimi ise problemlerin çözülmesinde
elektronik bilgi işlem ve mantık metodlarının
kullanılarak çözülmesini ifade eder[16].
Parg. 19.
Her ne kadar günümüz Türkiyesinde yaygın olarak
kullanılmasa da hukuk bilişim bilimi, Avrupa ülkelerinde artık
enstitüler bazında ele alınmaya başlamıştır.
Almanyada bu alanda faaliyet gösteren enstitü örnekleri bulunabilir[17]. Bu enstitülerin hedef kitlesi sadece üniversiteler de değildir.
Hedef, meslek gruplarına yönelik eğitim seminerleri ve
işbirlikleri ile mesleği ya da ilgisi hukuk olan herkestir.
Kaldı ki, artık bilgi toplumunda bitmiş eğitim yoktur.
Sürekli öğrenen insan, bilgi toplumunun yeni tipolojisidir[18]. Ayrıca gelişmiş toplumlarda hukuk kaynaklarına
internetten ulaşımın sağlanması, temel bilgilendirme
kapsamında değerlendirilmekte ve bunlar tüketiciye ücretsiz olarak
sunulmaktadır[19].
Ben dünyayı
sonsuza dek bellerdim
Karacaoğlan
Parg. 20. Türk hukukçularının dünyaya açılması
bugün gerçekleşmiş bir olgudur. Dünyanın küçülmesinden, köy
olmasından bahsedildiği bir ortamda bu durum
kaçınılmazdır. Dünya ticaretinin iç içe girmesi,
sınırların kalkmaya ya da belirsizleşmeye
başlaması, iletişim imkanlarının baş döndürücü
gelişmeler göstermesi ve hakların daha kolay ihlali olguları
dünya hukukçuları arasında rekabeti kaçınılmaz
kılmıştır. Şu anda bu kaçınılmazlık tam
hissedilemese bile, Avrupa Birliğine giriş süreci ile tam etkileri
görülmeye başlanacaktır.
Parg. 21. Avrupa Birliği ile bütünleşme süreci içinde çok
sayıda davanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmesi
bile artık Türk hukukçularının bu rekabete ne kadar yakın
olduğunu göstermektedir.
Parg. 22. Uluslararası konsorsiyumlar ve tüm dünya ülkelerinde
kabul edilen tahkim kanunları ile mahkeme dışında
uyuşmazlıklara çözüm aranması, ülke
sınırlarının daha saydam hale gelmesi hatta kalkması
karşısında değişik hukuk sistemlerinden gelen
avukatların aynı davada karşılaşması da
artık seyrek bir ihtimal değildir.
Parg. 23. İleri ülkelerin tamamında hukukçular için
oluşturulmuş hukuk bilgi bankaları mevcuttur. Bu bilgi
bankaları sayesinde hukukçular çok kolay bir şekilde
karmaşık bilgi yığınından gerekli olanları
bulabilmektedir[20].
Parg. 24. Bilişim teknolojisini kullanan ülkelerle kullanmayan
ülkeler arasında kapatılamaz farklılıklar ortaya
çıkacağı gibi, bireyler arasında, meslektaşlar
arasında da bu farklılıklar doğacaktır[21]. Hukuk bilimi ile uğraşanlar için de aynı sorunlar söz
konusudur. Bugün bilişim teknolojisini kullanmak hukukçu için lüks
değil bir ihtiyaçtır.
Parg. 25.
Bilgi paylaşıldıkça ve üzerine ilaveler
yapıldıkça gelişmekte ve artmaktadır. İnsanoğlunun
hayat boyu edindiği bilgileri birbirleri ile paylaşmaları,
sosyal hayatın bir gereğidir. İnsanoğlu bu gereği,
birbirleri ile doğrudan görüşerek, konuşarak, yazarak ve
düşüncelerini sistematik ekoller haline getirerek ve okul gibi eğitim
kurumlarına dönüştürerek gerçekleştirmişlerdir.
Parg. 26.
Bilgisayar ve internet, bugün bilgi
paylaşımının en popüler yoludur. İnternet aynı
zamanda merkezi bir sisteme dayanmayan, belirli bir ülkenin tekelinde olmayan
yapısı ile özgür bir iletişimi ve bilgi
paylaşımını mümkün kılmaktadır.
Parg. 27. Hukukun da paylaşma ile gelişen bir bilim
dalı olduğu unutulmamalıdır. Servetin ve diğer klasik
anlamda üretimin aksine bilgi, paylaştıkça çoğalan ve artan bir
niteliğe sahiptir.
Parg. 28. Burada bilginin belirli kurumlar tarafından
işlenerek saklanması halinde ortaya çıkacak sorunlar gelecek
açısından endişe yaratacak boyuttadır. Bu durumda artan
bilgi şayet yaygınlaşmazsa sadece bazı birey ve
kurumların gücünü artıracaktır[22].
Parg. 29.
Bilginin tek elde toplanması halinde ise
aslında değişmesi ve gelişmesi beklenen toplum ve kurumlar
da gelişme imkanı bulamayacak, sermayenin hakimiyeti devam edecek ve
bilgi toplumu oluşmayacaktır[23]. Bu durumda küçük bilgiler son derece pahalı fiyatlara satılacak
ve rakabet ortamı ortadan kalkacaktır[24].
A. SANAL UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ
Parg. 30. Alan isimleri konusunda Wiponun sanal çözüm usulleri bugün icra aşamasın çoktan girmiştir. Son zamanlarda alan isimlerinin kötü niyetli olarak hakkı olmayan kimseler tarafından alınması ve adeta bir alan ismi yağmasının başlaması karşısında isim üzerinde hak sahibi olan kimselerin haklarının korunması için çözümler üretilmeye başlanmıştır. Bu çözümlerden biri de mahkeme dışı çözümdür. Başlangıçta WIPOnun ve Uluslararası İletişim Birliği (Internationel Telecommunikations Union) girişimleri altındaki çabaların boşa çıkmasından sonra ABD yönetimi de Global elektronik işlemlerde starteji raporunu yayınlamıştır. Yayınlanan bu raporda bundan sonra com, org ve net uzantılı bütün internet alan isimleri ve numaraları etrafında ortaya çıkan problemlerin idari bir şekilde çözümlenmesi öngörülmüştür.
Parg. 31. Uniform Domain Name Dispute Policy (Uniform-Policy) ismini alan bu kurallar kendinden önce yapılan çalışmalarla uyuşmaktadır ve özellikle de WIPOnun Nihai Raporundan hareketle geliştirilmiştir. Bu usul, klasik bir tahkime göre biraz farklıdır. Klasik tahkimde tarafların anlaşmazlıkların mahkeme dışında çözüme kavuşturulmaları konusunda anlaşmaları gerekmektedir. Oysa alan ismi sahibi, alan ismi dağıtım makamında alan ismini kaydettirirken bu usule tabi olacağına dair hükümler sözleşmeye konulmaktadır. Bu usulün icrası ve denetiminin büyük ölçüde elektronik ortamda gerçekleşmesini Dispute Resolution Provider üstlenir ve Rules for Uniform Domain Name Dispute Policy adı verilen belirli bir usule tabi olur. Karar verme makamı olarak bir veya üç kişiden oluşturulan ve Panel ismi verilen bir makam görevlendirilmiştir. Burda yer alacak olan kimseler, uluslararası marka hukukunda uzman kişiler arasından tarafların iradelerine göre seçilmektedir. Uyuşmazlığın çözümü yaklaşık 40-45 gün sürmektedir. Bu usulden beklenen yarar uygulamada görülmektedir. Uyuşmazlık çözüm süresinin kısalığı ve kararların icra kabiliyeti büyük önem taşımaktadır.
Parg. 32. ICANN tarafından Uniform Dispute Resolution Policy-UDRP[25], Rules for Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy-RUDRP[26] ile birlikte 1.12.1999 tarihinde yürürlüğe sokulmuştur. Özel idari uyuşmazlık çözüm usulünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk iki ay içinde WIPO Arbitration and Mediation Centere 100den fazla alan ismi şikayetinde bulunulmuştur[27].
B. AVUSTURYA ÖRNEĞİ
Parg. 33. Avusturyada internet ortamında hukuki işlemler
yapılmakta ve bu elektronik hukuki işlemler-elektronische
Rechtsverkehr ismini almaktadır[28]. Elektronik hukuki işlemler, taraflarla mahkeme arasında
kağıtsız olarak elektronik iletişim yolu ile
işlemlerin yapılabilmesini anlatmaktadır. Aslında
Avusturyada gerçekleştirilen bu proje ile elektronik iletişim, ispat
ve geçerlilik bakımından kağıt üzerindeki evraklara hukuken
eş değer hale getirilmiştir[29].
Parg. 34.
Taraflar arasında cereyan eden işlemlerin
elektronik ortamda yapılabilmesi için gerekli altyapı ve güvenlik
sağlanmıştır. Avukatların bu yönde eğitim
almalarına dikkat edilmekte, yeni avukat bürolarına ruhsat verilirken
de elektronik iletişimi mümkün kılacak gerekli donanıma sahip
olması aranmaktadır.
Parg. 35.
Hukuki işlemlerin elektronik ortamda
yapılması esnasında ortaya çıkabilecek teknik
hataların engellenmesi için gerekli önlemler alınmıştır.
Bu tür muhtemel zararlar için sorumluluk devlet tarafından
üstlenilmiştir.
Parg. 36. Hukuki işlemlerin elektronik ortamda
yapılmasının faydaları ise şu şekilde
sıralanmaktadır[30]:
- Veri
girişlerinin otomatik olarak yapılması ve personel tasarrufu,
-
Yeniden işlemeye uygun verilerin elde edilmesi,
-
Hızlılık ve ucuzluk,
-
Güvenlik,
-
Haftanın 7 günü ve günde 24 saat işlem yapabilme imkanı,
- Dava konusu evraklara derhal ulaşabilme gibi taraflar ve temsilcileri için genişletilmiş servisler,
- Usuli
işlemlerin hızlandırılması.
Parg. 37.
Avusturyada 2001 itibari ile mahkemelerde cereyan eden
işlemlerin toplam işlemler içindeki yeri % 60a
ulaşmıştır. Bu oranın getirilecek yeni hukuki ve usuli
düzenlemelerle daha da artırılması hedeflenmektedir[31].
C. AVRUPA BİRLİĞİ
UYGULAMALARI
Parg. 38. Avrupa Birliği elektronik işlemler konusunda
çok sayıda çalışma yapmıştır. Bu
çalışmalarla hedeflenen ise Avrupa Birliğinin bilgi toplumu
(Informationsgesellschaft) olmasıdır. Ayrıca topluluğun bir
diğer hadefi de Avrupayı elektronik ticaretin merkezi haline
getirmektir[32].
Avrupa Birliği dokümanları içinde 4.877 adedi bilişim toplumu
ile ilgilidir. Yine internet kelimesinin bu araştırmada 61.569 adet
dokümanda bulunduğu görülmektedir[33].
Parg. 39.
Dijital hizmetlerin günden güne artması ve
elektronik ticaretin ekonomi içindeki ağırlığının
fazlalaşması ile birlikte Avrupa Birliği de bu alanda sürekli
yeni stratejiler belirlemektedir. Son olarak Avrupa Birliği 23-24 Mart
2000 tarihinde Lizbonda eAvrupa Eylem Planını
açıklamış, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları
da 19-20 Haziran 2000de somut hedefleri
kararlaştırmışlardır. Özellikle kamu sektörünün
hizmetlerini dijital ortama kaydırması ve bütün vatandaşlara
hizmetin daha kolay, ucuz ve yaygın olarak
ulaştırılması hedeflenmektedir[34].
Parg. 40. Bu plan çerçevesinde bugün Avrupa Birliğinde kamu hizmetleri internet ortamında sunulmaya başlanmıştır. Bu çerçevede elektronik imza gibi değişik yasalar kabul edilmekte ve elektronik işlemlerin hukuki altyapısı da hazırlanmaktadır. Avrupa Birliğinde ve üye devletlerde yaşanan bu gelişmelere bazı örnekler verilebilir:
a. E-Yönetim El Kitabı
Parg. 41.
Alman Bilişim Teknolojileri Güvenlik Bürosu
(Bundesamt für Sicherheit in der Informationstechnik-BSI), internette E-Yönetim
El Kitabını yayınlamıştır. Bu kitapta
enformasyonların hazırlanışı ve E-Yönetim üzerine
tipik sorulara cevap verilmekte, Alman halkı bu konularda
bilgilendirilmektedir[35].
b. Hamburg Vergi Mahkemesi
Parg. 42.
Hamburg Vergi Mahkemesi, internette
oluşturdukları web sayfasında Vergi Mahkemesi hakkında çok
sayıda bilginin yanı sıra vergi hukukuna dair sorulara da cevap
vermektedir. Hamburg Vergi Mahkemesinde 2 Ağustos 1999 tarihinden
itibaren işlemler kağıtsız olarak gerçekleştirilmekte,
yani şikayet ve layihalar şifreleme yolu ile yapılabilmekte ve
dijital imza kullanılabilmektedir[36].
c. Yeni Forum: Avrupa Nereye Gidiyor
Parg. 43.
Alman Federal Meclisinin (Deutscher Bundestag) web
sayfasında Avrupa Birliğinin Geleceği-Avrupa Nereye Gidiyor
konulu yeni bir forum açılarak vatandaşların konu ile ilgili
görüşlerinin alınması mümkün hale getirilmiştir[37].
d. Alman Yargıtayında (BGH) Elektonik Dokümanların
Sunulması
Parg. 44.
7 Kasımda meclis tarafından
kararlaştırılan pilot proje, Alman Yargıtayına (BGH)
belirli dava türlerinde dokümanların elektronik olarak sunulması
imkanını sağlamıştır[38]. Bu dokümanların formlarının
mahkemenin kullanabilmesi için uygun nitelikte sunulması ve Dijital
İmza Yasasının öngörmüş olduğu elektronik imza ile
dokümanların imzalanması şarttır. Her türlü şekil
şartları ve formlar hükümetin internet sayfasında
bulunabilmektedir[39].
e. med-arb
Parg. 45.
med-arb, uyuşmazlık çözümlerini ifade eden
bir kısaltmadır. Bu adı taşıyan web sayfası,
arabuluculuk, tahkim ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm
metodlarını gösteren ilk İspanyol üniversite
ağıdır[40].
f. Your voice in Europa-Avrupada Sizin Sesiniz
Parg. 46.
Your voice in Europa, interaktif politikaların
oluşturulması girişimleri çerçevesinde Avrupa Komisyonunun yeni
bir internet sayfasının başlığıdır. Burada
bütün tüketiciler, girişimciler ve vatandaşlar, Avrupa Birliğinin
politikasının oluşmasına katkıda bulunabilmektedir. Bu
sayfada şikayetler, görüşler, tartışmalar online ortamda
cerayan etmektedir[41].
Parg. 47.
Bugün her alanda
olduğu gibi hukuk alanında da bilginin elektronik ortamda tasnif edilmesi
gerekmektedir. Bu tasnif, hukukçulara çok kıymetli olan zamanı
kazandıracağı gibi onların her an artan, değişen
bir bilgi yükünün altında ezilmelerini de engelleyecektir.
Parg. 48.
İnternetle birlikte
dünya küçülmüştür. Bu nedenle Türk hukukçuları dünya ölçeğinde
rekabet olgusu ile belki de şimdiye kadar hiç
karşılaşmadığı ölçüde karşı
karşıya kalmıştır. Hukukçu yeni gelişen teknoloji
ile birlikte dünyanın bu küçülmesini kendi lehine çevirebilir.
Parg. 49.
İnternet hem bilgiye
kolay ulaşmanın yolu, hem de bilgiyi paylaşmanın bir
aracı haline gelmiştir. Hukukçuların bilgisayar ve internet
teknolojisini kullanması ile birlikte davaların sonuçlanması
kolaylaşacak, adalet gecikmeksizin yerine getirilebilecektir. Özellikle
usuli bilgilere mahkemelerin ve hukukçuların ulaşması son derece
kolaylaşacaktır.
Parg. 50.
Uluslararası hukuk
bilgisine ihtiyacın giderek artması, rekabetin yeni boyutlara
ulaşması olgusu karşısında bilgisayar ve internet
kullanımı, Türk hukukçuları için kaliteyi artırmada ve iyi
bir temsilde uygun araçlardır.
Parg. 51.
Sonuç olarak Türk
hukukçuları için yeni teknolojiyi ve iletişim imkanlarını
kullanmak zorunluluk haline gelmiştir.
Zusammenfassung:
INFORMATIONSGESELLSACHAFT UND
JURISTEN
Dieses Jahrhundert ist das Jahrhundert der
Informationsgesellschaft. Informationsgesellschaft unterscheidet sich in
vieler Hinsicht von der Industriegesellschaft. Kapital und Produktion haben
andere Bedeutungen gewonnen. Information ist alles. Neue Technologien und
Massenmedien öffnen der Menschheit viele Möglichkeiten. Aber es gibt auch nebenan
die Paradoxien. Information werden Tag für Tag immer größer. Wie können diese
Masseninformationen verstanden werden und von Menschen sinnvoll und zweckmäßig
in Gebrauch genommen werden? Diese Frage gilt auch für die Juristen. Es gibt
viele Materialien, bestehend aus wissenschaftlichen Beiträgen, Büchern,
Rechtsprechungen und Gesetzen u.a.
Die Probleme wurzeln in den Masseninformationen
selbst, die von den Massenmedien angeboten werden. Diese Probleme können jedoch
mit Hilfe der neuen Technologien überwunden werden: Durch einen Computer können
gesuchte Materialien innerhalb weniger Minuten erreicht und anschließend
analysiert werden. Und dafür benötigt man nur einen Begriff eintippen und per
Mausklick die Suche starten.
Mit Internet wird die Welt zu einem Dorf. Mit
anderen Wörtern ist heute die Globalisierung eine Realität. Juristen sind
ebenso Bürger des globalen Dorfes. Ständiges Lernen und Recherchieren und
hartes Wettbewerb sind auch für die Juristen unausweichlich. Benutzung von
Computern und Internetsurfen sind die neue Mitteln, um mithalten zu können.
Die Verwendung der neuen Technologien ist heute
kein Hobby mehr, sondern stellt sich als eine Notwendigkeit dar.
Atıf önerisi: Yazar
Adı ve Soyadı, e-akademi, Sayı, Tarih, Paragraf Numarası,
İnternet Adresi (http://www.e-akademi.org/...)
* Atatürk Üniversitesi Erzincan Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi
[1] Bu latince deyimin Türkçesi: Okul için değil, hayat için öğreniriz.
[2] Bu konuda geniş bilgi için bkz. ERKAN, H.: Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1993, s. 141 vd.
[3] ERKAN, s. 141.
[4] Burada artık şirketlerin hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığında bir avukat tutmak yerine uzman avukat ile çalışma yolunu seçeceği örneği verilmektedir (Bkz. ERKAN, s. 80).
[5] ŞANLISOY, S.: Bilgi Toplumunda Ortaya Çıkabilecek Sorunlar, Dokuz Eylül İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 14, Sayı 2, 1999, s. 171.
[6] ŞANLISOY, s. 170.
[7] Information at your fingertips sözü, Bill Gatesin 1990 yılında Comdex Fuarında ortaya attığı bir slogandır. Bilginin insanların ulaşabileceği yakınlıkta olması, onu elde etmek için fazla zaman harcanmaması gereğini ifade eder.
[8] Bill Gatesin şahsi servetinin 54 milyar dolar olduğu (Hürriyet Gazetesi, 28.09.2001) ve şirketinin cirosunun 507 milyar dolarlık cirosu ile devletler sıralamasında ilk 10da yer aldığı düşünülürse bilginin değerlenmesi daha iyi anlaşılabilir (Hürriyet Gazetesi, 19. Temmuz 1999).
[9] Bkz. AKYOL, T.: Tofflerde Bilimsel Metod, Demokrasi ve Gelenek, Liberal Düşünce 1996, Cilt 1, Sayı 1, s. 116. Akyol bu örneği, bilgi yükünün temsili demokrasiyi, parlamentoları ve hükümetleri felce uğratmasını açıklamada kullanmaktadır. Aslında bu konuda bir başka mecrada Mevlana da aynı şeyleri dile getirir: Gönüle vuran bilgi adama yardım eder, dost olur; bedene vuran bilgi yük kesilir (Mesnevi, C. I, s. 565).
[10] DRUCKER, P. F. (Çev:
KARANAKÇI, B.): Yeni Gerçekler,2. Baskı,
Ankara 1992, s. 238.
[11] TOFFLER,
A. (Çev: ÇORAKÇI, B.): Yeni Güçler Yeni Şoklar, İstanbul 1992, s.
165.
[12] Bu
konuda yazılı ve görsel medyayı kişi ve kuruluşlar
adına tarayan uzman bir şirket (medya takip kuruluşu), örnek bir
model olarak alınabilir.
[13] Bu hizmetler için bkz. http://www.makrolog.de/ ve http://www.hukukcu.com/.
[14] Burada yeni teknolojinin en önemli özelliği öğretme aracı olmasından daha çok bir öğrenme aracı olmasıdır.
[15] Bilişim toplumunda
toplum ve birey yoğun bir enformasyon saldırısı
altındadır. Bu saldırıyı hafifletmek için şu
yollar takip edilebilir: 1-Filtreler oluşturma, 2- Bilgiye ulaşmada
etrafının tecrübelerden faydalanma, 3. Tesadüfi
değişikliklere hazırlan, veya bakışını neyin
kaldığına yönelt, 4. Yapılmasi gerekenlerin önceliğine
dikkat et veya: araç, sadece amaç için araçtır, 5. Doğru aracı
seç (amaca uygun anlamında), 6. Küçük güzeldir, veya: Masrafsızlığın (veya basit
olanın) kendine has çekiciliği, 7.Her şeyi kendin yapma, 8. Programın ne
yaptığını anlamayı dene. (Bu ilginç tavsiyeler için
bkz. HERBERGER, M.: Zehn Gebote für
den klugen Umgang (vielleicht nicht nur) des Juristen mit der EDV www.jurpc.de/aufsatz/19980075.htm. Bu yazının Türkçe çevirisi için bkz. MEMİŞ, T.:Elektronik Bilgi
İşlemlerle (Edv) İlişkide İhtiyatlı Hukukçular
İçin (Aslında Sadece Onlar İçin Değil) On Emir, www.jura-uni.sb.de/türkish/ektphane.html.
Ayrıca bu konuda bkz. CAMBAZOĞLU, T.: Bilgi Teknolojisinin Bugünü ve
Yarınına Genel Bir Bakış, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s.
1714, 1715).
[16] BRAUN, M.: Rechtsinformatik zwischen Wissenschaft und Praxis Probleme des Informatikunterrichts in juristischen Ausbildungsgängen, CR1989, s. 324.
[17] Saarbrücken Üniversitesi Rechtsinformatik Enstitüsü Almanyanın en tanınmış enstitülerinden biridir ve internette en büyük projelerden birini yürütmektedir. Geniş bilgi için bkz. http://www.jura.uni-sb.de/.
[18] DRUCKER,
s. 248 vd.
[19] KORKUT,
L.: İletişim Çağı, Hukuk ve Türkiye, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı
20, s. 1280.
[20] Bu
konuda özellikle şu makaleleri inceleyiniz: RÜSSMANN, H.: juris in der
akademischen Ausbildung-Chance oder Bedrohung?, Standort Juris, Festschrift
zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 235; VIEFHUES,
W.: Überlegungen zu Rechtsprechungsdatenbanken aus rechtlicher Sicht,
Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH,
Saarbrücken 1996, s. 251 vd.; BAUER, A.: Anwaltliche Arbeit und juris,
Standort Juris, Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH,
Saarbrücken 1996, s. 267 vd.; HERBERGER, M.: Von der Unentbehrlichkeit der
juris Datenbanken für die rechtswissenschaftliche Arbeit, Standort Juris,
Festschrift zum 10 jährigen Bestehen der Juris GmbH, Saarbrücken 1996, s. 287
vd.
[21] KENEŞ,
B./YILMAZ, M.: Üçüncü Millenniumda İstihbaratın Değişen
Yüzü, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1547; ŞANLISOY, s.
172.
[22] ŞANLISOY,
s. 171.
[23] Aslında
bilgi gerek üretim sürecinde, gerekse kullanımda maniple edilebilir
nitelikte olması ve içine giren sıvının
aldığı şekli alabilmesi sebebiyle her iktidar bilgiyi
tekelleştirmek istemektedir. Bu mümkün olmazsa bilgiyi denetlemek,
yönlendirmek, gütmek istemektedir (Bu konuda bkz. KILIÇBAY, M. A.: En Son Demokratikleşecek
Şey Bilgi Olacak, Yeni Türkiye, Mart Nisan 1998, Sayı 20, s. 1670
vd.).
[24] Yargıtay
kararlarının web sayfasında paralı satılması,
müşteri çevresi oturmuş kişiler veya varlıklı kurumların
vekil ya da danışmanları için bir avantajdır ve
konumlarını güçlendirmede iyi fakat çabaları olmadan erişilen
bir vasıtadır. Zira işe yeni başlayan hukukçuların bu
bilgilere ulaşması imkansızdır. Bu durumda yapılanlar
statükoyu haksız bir şekilde güçlendirecektir. Yani bilgi toplumunda
da zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacaktır.
[27] Bu
usulle çözümlenmiş karar örnekleri WIPOnun web adresinde bulunabilir: www.wipo.int.
[28] Benzeri bir proje çalışmaları Türkiyede de yürütülmektedir. Bu proje, UBAK olarak isimlendirilmektedir. İlk önce dar bir çevrede ilk aşamada olan bu proje başlangıçta küçük bir çevrede pilot uygulama olarak başlatılacaktır (Bkz. http://www.adalet.gov.tr/).
[29] SCHNEIDER,
M.: Elektronischer Rechtsverkehr (ERV) in Österreich, 10. Deutscher
EDV-Gerichtstag Saarbrücken, Begleitheft, Saarbrücken 2001, s. 10.
[30] SCHNEIDER,
s. 11.
[31] Bkz.
SCHNEIDER, s. 11.
[32] Bkz.
Elektronik Ticarette Avrupa Girişimi COM (97) 157, Elektronik Ticarete
İlişkin Bazı Temel Belgeler, DPT Yayınları 1999, s. 4.
[33] Bu sayılar, Avrupa
Birliğinin resmi internet sayfasında 6.02.2002 tarihinde
yapılan tarama sonuçlarıdır (http://europa.eu.int).
[34] eEuropa
2002: Schaffung Europäischer Rahmenbedingungen für die Nutzung der Informationen
des Öffentlichen Sektors, Mitteilung der Kommissision an der Rat , das
Europäische Parlament, den Wirtschaft- und Sozialausschuss und den Ausschuss
der Regionen, KOM (2001) 607, s. 3 (http://europa.eu.int).