Son Güncelleme Tarihi 01.07.2002
 

 

Harb zamanında sivillerin korunmasına dair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi

Sivil sahısların harb zamanlarında himayesi için bir Sözleşme tanzim etmek üzere 21 Nisan 1949 dan 12 Ağustos 1949 a kadar Cenev­re’de toplanmış olan diplomatik konferansta temsil edilen hükümetle­rin aşağıda imzaları bulunan salahiyetli murahhasları atideki hususlar­da mutabık kalmışlardır:

BAP: I

Umumi hükümler

Madde — 1

Yüksek Âkıd Taraflar işbu Sözleşmeye bütün ahvalde riayet et­meyi ve ettirmeyi taahhüt ederler.

Madde — 2

İşbu Sözleşme, daha sulh zamanında meriyete girmesi lazımgelen hükümlerden maada, Yüksek Âkıd Taraflardan ikisi veya bir çoğu arasında ilan edilmiş bir harb veya tahaddüs etmiş diğer herhangi bir silâhlı ihtilâf takdirinde, harb hali bunlardan biri tarafından tanınmasa dahi, vacibüttatbik olacaktır.

Sözleşme, Yüksek Âkıd Taraflardan birine ait toprağın tamamen veya kısmen işgali hallerinde de, bu işgal hiçbir askeri mukavemetle karşılaşmasa dahi, tatbik edilecektir.

İhtilaf halinde bulunacak devletlerden biri işbu Sözleşmeye dâhil olmasa da, dâhil olan devletler kendi aralarındaki karşılıklı münasebet­lerde Sözleşme ile bağlı olacaklardır. Bundan maada, mezkur devlet de Sözleşme hükümlerini kabul ve tatbik ederse, ona karşı da Sözleşme ile bağlı olacaklardır.

Madde—3

Yüksek Âkıd Taraflardan birinin toprağında çıkacak fakat bey­nelmilel bir mahiyet arzetmiyecek olan silâhlı bir ihtilâf takdirinde, ihtilâf halinde bulunacak taraflardan her biri hiç değilse aşağıdaki hüküimleri tatbik etmekle mükellef bulunacaktır:

1. Silâhlarını teslim eden silâhlı kuvvetler mensuplariyle hastalık, mecruhiyet, mevkufiyet dolayısiyle veya diğer herhangi bir sebeple harb dışı olan kimseler de dâhil olmak üzere, muhasamata doğrudan doğruya iştirak etmiyen şahıslara, bilcümle ahvalde, ırk, renk, din veya itikat, cinsiyet, doğum, servet veya bunlara mümasil diğer herhangi bir kıstasa dayanan gayrimüsait fark gözetilmeksizin, insani muamele yapılacaktır.

Bu bapta, yukarda zikredilen şahıslara karşı her ne zaman, her nerede olursa olsun, şu muamelelerde bulunmak memnudur:

a) Hayata veya beden bütünlüğüne kasıtlar, bilhassa her şekilde katil, tatili uzuv, zulüm, azap ve işkenceler;

b) Rehine almalar,

c) Şahısların haysiyet ve şerefine tecavüzler, bilhassa tehzil ve terzil edici muameleler,

d) Nizami şekilde teessüs etmiş bir mahkeme tarafından ve me­deni milletlerce zaruri addedilen adli teminat altında verilmis hükümlere dayanmıyan mahkümiyetler ve idamlar.

2. Yaralılar ve hastalar toplanacak ve tedavi olunacaktır. Beynelmilel Kızılhaç Komitesi gibi bitaraf insani bir teşkilat, ihtilâfa dâhil Taraflara hizmetlerini arz ve teklif edebilecektir.

İhtilafa dâhil Taraflar, işbu Sözleşmenin diğer hükümlerini de tamamen veya kısmen hususi anlaşmalarla meriyete koymaya çalışacaklardır.

Yukarki hükümlerin tatbikı, ihtilâfa dâhil Tarafların hukuki statülerine tesir etmiyecektir.

Madde — 4

Bir ihtilâf veya işgal halinde, ihtilâfa dâhil bir Tarafın işgal devle­tinin, her ne zaman ve her ne tarzda olursa olsun, eline düşen ve onla­rın tabiiyetinde olmıyan şahıslar işbu Sözleşmenin himayesi altındadır.

İşbu Sözleşme, onunla bağlı olmıyan bir devletin tebaalarını hima­ye etmez. Muharip bir devletin topraklarında bulunan bitaraf bir dev­let tebaalariyle muharip ortak bir devletin tebaaları, eline düştükleri                                              devlet nezdinde kendi devletlerinin normal siyasi bir mümessilliği bulunduğu müddetçe, himaye görecek şahıslar olarak telakki edilmezler.

Mamafih, II nci bap hükümlerinin bu hususta daha geniş bir tatbik sahası vardır ve bu cihet 13 üncü maddede tâyin edilmiştir.

Sefer halindeki silâhlı kuvvetlere mensup yaralı ve hastaların va­ziyetini ıslaha matuf 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi, ve­ya denizlerdeki silâhlı kuvvetlere mensup yaralı, hasta, ve kazazedele­rin vaziyetini ıslaha matuf 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleş­mesi, yahut da harb esirlerine yapılacak muameleye mütedair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi ile himaye edilen şahıslar, isbu Sözleşme medlülünce himaye edilecek şahıslar cümlesinden telakki edilmezler.

Madde — 5

Şayet, ihtilâfa dâhil bir Taraf kendi toprağında işbu Sözleşme ile­ himaye gören bir şahsın ferdi olarak devlet emniyetine zarar verecek faaliyette bulunduğundan haklı olarak şüphe etmek için ciddi sebeplere malik olursa veya bu faaliyette bulunduğu sabit olursa bu şahıs, tatbik edildiği takdirde devletin emniyetine zarar getirecek olan işbu Sözleşmenin bahşettiği hak ve imtiyazlar üzerinde hiçbir iddiada bulunamaz.

Şayet, işgal altındaki bir toprakta, Sözleşme ile himaye gören bir şahıs casuslukta veya satbotajcılıkta yahut işgal devletinin emniyetine zarar getirecek faaliyette bulunduğundan dolayı kendisinden bihakkın şüphe edilerek tevkif edilirse mezkür şahs, işbu Sözleşmede derpiş edilen muhabere hakkından, askeri emniyet mutlaka zaruri kıldığı takdirde, mahrum bırakılabilir.

Mamafih, bu hallerin her birinde, yukarki bentlerde zikredilen şa­hıslara insani muamele yapılacak ve bunlar, adli takibat takdirinde, işbu Sözleşmede derpiş edildiği üzere nizami ve adilane bir muhakemeye olan haklarından mahrum bırakılmıyacaklardır. Keza, bunlar, sırasına göre, devletin veya işgal devletinin emniyetleri bakımından kabil olduğu kadar kısa bir zamanda, işbu Sözleşme medlülünce himaye görecek şahısların hak ve imtiyazlarrndan faydalanacaklardır.

Madde — 6

İşbu Sözleşme, ikinci rnaddede zikrolunan ihtilâf veya işgalin daha ­bidayetinde vacibüttatbik olacaktır.

İhtilafa dâhil Tarafların topraklarında Sözleşmenin tatbikı askeri harekatın umumi hitamında sona erecektir.

İşgal altındaki topraklarda ise, Sözleşmenin tatbikı askeri harekatın ­umumi hitamından bir sene sonra nihayet bulacaktır. Bununla beraber İşgal devleti, mevzuubahs topraklarda hükümet vazifesini görüyorsa işgalin devamı müddetince Sözleşmenin şu maddeleriyle bağlı 1 den 12 ye kadar, 27, 29 -dan 34 e kadar, 47, 49, 51, 52, 53, den 77 ye kadar, ve 143.

Himaye edilen ve serbest bırakılmaları, vatanlarına iadeleri veya  bu mühletlerden sonra vukubulacak şahıslar, bu arada işbu Sözleşme hükümlerinden istifade de devam edeceklerdir.

Madde — 7

Yüksek Âkıd Taraflar, 11, 14, 15, 17, 36, 108, 109, 132, 133 ve 149 uncu maddelerde tahsisen derpiş edilen anlaşmalar dışında, ayrıca halllini muvafık görebilecekleri her hangi bir mesele hakkında diğer hususi anlaşmalar                   da yapabilirler. Hiçbir hususi anlaşma, himaya gören şahısların işbu Sözleşme ile taayyün eden vaziyetini ihlal edemiyeceği gibi bu sözleşmenin onlara bahşeylediği hakları da takyit ve tahdit edemez.

Himaye gören şahıslar, işbu Sözleşme kendi haklarında vacibüttat­bik olduğunduğu  müddetçe, mezkür anlaşmaların veya mütaakıp anlaşmala­rın tahsisen ihtiva edecekleri istisnai hükümler hariç olmak üzere bu anlaşmalardan ve keza ihtilâfa dâhil taraflardan biri veya diğerinin alacağı daha müsait tedbirlerden istifadeye devam edeceklerdir.

Madde —8

Himaye gören şahıslar, işbu Sözleşmenin ve icabı halde yukarki maddede işaret olunan hususi anlaşmaların kendilerine temin eylediği haklardan ne kısmen ne de tamamen hiçbir suretle feragat edemezler.

Madde — 9

İşbu Sözleşme, ihtilâfa dâhil Tarafların menfaatlerini himayeye me­mur devletlerin muzahareti ile ve onların kontrolü altında tatbik edilecek­tir. Bu hususta, hami devletler, siyasi veya konsolosluk personelleri dı­şında kendi tebaaları veya diğer bitaraf devletlerin tebaaları arasından da murahhaslar tâyin edebilirler. Bu murahhaslar hakkında, nezdinde ifa­yı vazife edecekleri devletten istimzaçta bulunulacaktır.

İhtilafa dâhil Taraflar, hami devletler mümessillerinin veya murah­haslarının vazifesini mümkün olduğu kadar geniş surette kolaylaştıra­caklardır.

Hami devletlerin mümessilleri veya murahhasları, işbu Sözleşmede gösterildiği üzere vazifelerinin hududunu hiçbir veçhile tecavüz edemiye­ceklerdir. Bu mümessiller veya murahhaslar, nezdinde ifayı vazife ettikleri devletin zaruri emniyet icaplarını bilhassa gözönünde bulundura­caklardır.

Madde —10

İşbu Sözleşme hükümleri, Beynelmilel Kızılhaç Komitesinin ve keza bitaraf diğer her hangi bir insani teşekkülün, ihtilâfa dâhil alâkalı Tarafların muvafakatiyle, sivil şahısları himaye ve bunlara yardım için girişecekleri insani faaliyetlere bir mani teskil etmez.

Madde—11

Yüksek Aikıd Taraflar, işbu Sözleşme mucibince hami devletlere te­rettüp eden vazifeleri, her türlü bitaraflık ve müessir çalışma teminatını haiz bir teşkilata tevdi hususunda her vâkit aralarında anlaşabilirler.

Şayet himaye gören şahıslar, her ne sebebe mebni olursa olsun, ha­mi bir devletin veya birinci hent ahkamına tâyin olunan bir teşekkülün faaliyetinden istifade etmiyorlarsa veya artık istifade edemiyorlarsa, zil­yed devlet, ihtilâfa dâhil Tarafların gösterdikleri hami devletlere işbu Sözleşme mucibince terettüp eden vazifelerin ifasını bitaraf bir devletten veya mümasil bir teşekkülden talep edeceklerdir.

Eğer bimaye bu suretle temin edilemezse, bu şahısları elinde bu­lunduran devlet, hami devlete işbu Sözleşme mucibince terettüp eden insani vazifeleri deruhde etmesini Beynelmilel Kızılhaç Komitesi gibi bir insani teşekkülden talep edecek veya bu madde hükümleri mah­fuz kalmak üzere, böyle bir teşekkülden sadır olacak hizmet tekliflerini kabul eyliyecektir.

Alakadar devlet tarafından davet olunan veya bu alakadar dev­lete yukarda mezkür gayeler için arzı hizmette bulunan her teşekkül veya herhangi bitaraf bir devlet, faaliyeti esnasında, işbu Sözleşmenin  himaye ettiği şahısların mensup oldukları ihtilâfa dâhil Tarafa karşı mesuliyetini müdrik kalacak, ve mevzuubahis vazifeyi deruhdeye ve ­Tarafsızlıkla ifaya rnuktedir olduğuna dair kâfi teminat verecektir.

Bir devletin, muvakkaten olsun, diğerine veya onun müttefiklerine karşı askeri hadiselerden, bilhassa topraklarının tamamı veya büyük bir kısmı işgal edilmiş olmasından dolayı müzakere serbestisi tahdit edil­miş olursa, bu iki devlet arasında hususi bir anlaşma ile yukarıki hü­kümler hilâfında hareket olunamaz.

İşbu Sözleşmede mezkür hami devlet tabiri, aynı zamanda yine işbu Sözleşme medlülünce hami devletin yerine kaim olacak teşekkülleri de ihtiva etmektedir.

İşbu maddenin hükümleri, işgal altındaki topraklarda veya nor­mal siyasi mümessillikten mahrum olarak bir muharip devlet toprak­larında bulunan bitaraf devlet tebaalarına da şamil olacak ve onların vaziyetine intibak ettirilerek uygulanacaktır.

Madde — 12

Hami devletler, himaye gören şahısların menfaatleri icabı lüzum gördükleri bütün hallerde, bilhassa işbu Sözleşme hükümlerinin tatbikı veya tefsiri hususunda, ihtilâfa dâhil Taraflar arasında bir anlaşamamaz­ık olursa bunu halletmek üzere, tavassut ve yardımda bulunacaklardır.

Bu hususta, hami devletlerden her biri, ihtilâfa dâhil Taraflara, mümessillerinin ve bilhassa himaye gören şahısların işine bakmaya memur salahiyetli makam mümessillerinin iyi seçilecek muhtemelen bitaraf bir ­toprakta toplanmalarını, Taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden teklif edebilir. İhtilâfa dâhil Taraflar bu yolda kendilerine yapılacak teklifleri neticelendirmekle mükellef olacaklardır. Hami devlet icabında, bu toplantıya iştirak etmek üzere, bitaraf bir devlete bir şahsı veya Beynelmilel Kızılhaç Komitesince murahhas olarak tâyin olunacak bir şahsiyeti ihtilâfa dâhil Tarafların tasvibine ar­zedebilirler.

BAP: II

Harbin bazı tesirlerine karşı halkın umumi himayesi

Madde — 13

İşbu bap hükümleri, bilhassa ırk, milliyet, din veya siyasi kanaat itibariyle aleyhte hiçbir fark gözetilmeksizin ihtilâfa dâhil memleketler halkının heyeti umumiyesini istihdaf etmektedir.

Madde — 14

Daha sulh zamanında, Yüksek Âkıd Taraflar ve muhasamat baş­ladıktan sonra ihtilâfa dâhil Taraflar kendi topraklarında ve lüzumu ha­linde, işgal altındaki topraklarda yaralı ve hastaları, malülleri, yaşlı kimseleri, on beş yaşından aşağı çocukları, gebe kadınları ve yedi ya­şından küçük çocukların annelerini harbin tesirlerinden masun bulun­duracak tarzda sıhhat ve emniyet mıntakaları ve mevkileri kurabilirler.

Bir ihtilâf başlar başlamaz ve devamı müddetince alakadar Taraflar, böylece tesis ettikleri mıntaka ve mevkilerin tanınması için ara­larında anlaşmalar akdedebilirler. Bu hususta lüzumlu görecekleri mel­huz tadilatı yaparak işbu Sözleşmeye müzeyyel anlaşma projesinde der­piş olunan hükümleri meriyete koyabilirler.

Hami devletler ve Beynelmilel Kızılhaç Komitesi, bu sıhhat ve em­niyet mıntakalarının ve mevkilerinin tesisini ve tanınmasını kolaylaştır­mak için yardımda bulunmaya davet edilirler.

Madde —15

İhtilâfa dâhil herhangi bir Taraf, muharebelerin cereyan ettiği yerlerde aşağıdaki şahısları hiçbir fark gözetilmeksizin harb tehlikelerin­den masun bulundurmak üzere, bitaraflaştırılmış mıntakalar ihdasını gerek doğrudan doğruya gerek bitaraf bir devlet veya bir insani teşekkül vasıtasiyle muhasım Tarafa teklif edebilir:

a) Muharip veya gayrimuharip yaralılar ve hastalar;

b) Muhasamata iştirak etmiyen ve bu mıntakalarda ikametleri müddetince askeri mahiyette hiçbir iş görmiyen sivil şahıslar.

İhtilâfa dâhil Taraflar, derpiş edilen bitaraf mıntakanın coğrafi vaziyeti, idaresi, iaşesi ve kontrolu hususlarında anlaşır anlaşmaz, bunların mümessilleri yazılı bir anlaşma tanzim ederek imzalıyacaklar­dır. Bu anlaşma, mevzuubahs mıntaka bitaraflığının ne zaman baş­lıyacağını ve devam müddetini tesbit edecektir.

Madde — 16

Yaralılar ve hastalar, malüller ve gebe kadınlar hususi bir hima­yeye ve saygıya mazhar olacaklardır.

Askeri icapların müsaadesi nispetinde, ihtilâfa dâhil herhangi bir Taraf, ölülerin veya yaralıların araştırılması, kazazedelere ve vahim teh­likeye mâruz diğer şahıslara yardım edilmesi ve bunların yağmalara ve fena muamelelere karşı himaye olunması için alınan tedbirleri terviç ve iltizam edecektir.

Madde — 17

İhtilâfa dâhil Taraflar, muhasara edilmiş veya çevrilmiş bir mın­takadan yaralıların, hastaların, malüllerin, ihtiyarların, çocukların ve loğusa kadınların tahliyesi ve bu mıntakalara her dinden ruhani mümessillerin, sıhhiye memurlarının ve malzemesinin serbestçe müruru için mahalli anlaşmalar akdine gayret sarfedeceklerdir.

Madde — 18

Yaralıları, hastaları, malülleri ve ve loğusa kadınları tedavi için teşkil edilen sivil hastaneler, hiçbir veçhile taarruza uğrıyamazlar. İhtilâfa dâhil Taraflar her zaman bu hastanelere riayet ve bunları hima­ye edeceklerdir.

İhtilâfa dâhil Taraflar, bütün sivil hastanelere, sivil hastane ma­hiyetlerini tevsik eden, ve işgal ettikleri binaların, 19 uncu madde med­lülünce onları himayeden mahrum bırakan maksatlarla kullanılmadık­larını tesbit eden bir vesika vereceklerdir.

Sivil hastaneler, Devlet tarafından müsaade olunursa, seferi silâh­lı kuvvetlere mensup yaralı ve hastaların vaziyetini lslaha mütedair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinin 38 inci maddesinde derpişs edilen alameti farika ile belirtilecektir.

İhtilafa dâhil Taraflar, melhuz herhangi bir tecavüz hareketini bertaraf ­etmek üzere, sivil hastaneleri belirten işaretlerin düşmanın kara, hava ve deniz kuvvetlerince açıkça görülebilmesini teminen, askeri icap­ müsaadesi nispetinde, lüzumlu tedbirleri alacaklardır.

Askeri hedeflerin yakınlığı hastaneler için tehlike teşkil edeceğinden ­hastanelerin bu gibi hedeflerden imkan nispetinde uzakta bulunmasına ­itina gösterilmesi muvafık olur.

Madde — 19

Hastanelere karşı gösterilmesi lazımgelen himaye, insani vazifeler haricinde ve düşmana zararlı hareketlerde bulunmak için kullanıldıkları takdirde ­sakıt olur. Bununla beraber bu himaye, münasip görülecek bilcümle ahvalde, makul bir mühlet tesbit eden ve neticesiz kalan bir ihtardan sonra sakıt olacaktır.

Bu hastanelerde, yaralı veya hasta askerlerin tedavi edilmeleri veya bu askerlerden alınan ve henüz alâkalı makamlara tevdi edilmemiş olan portatif silâhların ve cephanelerin bulunması, zararlı bir hareket olarak telakki edilmiyecektir.

Madde — 20

Sivil yaralıların ve hastaların, malüllerin ve loğusa kadınların araştırılmasına, kaldırılmasına, naklolunmasına ve tedavi edilmesine memur edilenler de dâhil olmak üzere, usulü dairesinde ve munhasıran sivil hastanelerin işlemesine veya idaresine memur personel, riayete ­mazhar olacak ve himaye edilecektir.

İşgal altındaki topraklarda ve askeri harekat mıntakalarında bu personel, hamilinin sıfatını gösteren ve mesül makamın mührünü taşıyan fotoğrafı bir hüviyet varakasiyle ve keza ifayı vazife halinde, sol kolda taşınan ve rutubete karşı mukavim, damgalı bir pazıbent ile kendini tanıtacaktır. Bu pazıbent, Devlet tarafından verilecek ve seferi silâhlı kuvvetlere mensup yaralıların ve hastaların vaziyetini ıslaha mütedair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinin 38 inci maddesinde derpiş olunan alameti havi olacaktır.

Sivil hastanelerin işlemesine veya idaresine memur diğer herhangi bir personel de bu vazifelerin ifasında, riayet ve himaye görecek ve bu personelin yukarda derpiş edildiği üzere ve işbu maddede muharrer şartlar altında pazıbent taşımaya hakkı olacaktır. Ve hüviyet kağıdın­da uhdesine terettüp eden vazifeler zikredilecektir.

Her sivil hastanenin müdüriyeti, kendi personelinin muntazam bir listesini, salahiyetli milli veya işgal makamlarının her an emrine Amade bulunduracaktır.

Madde — 21

Karada taşıt kâfileleri ve hastane trenleriyle ve denizde bu nakli­yata tahsis olunan gemilerle icra olunan sivil yaralı ve hasta, malül ve kadın nakliyatı, 18 inci maddede derpiş edilen hastaneler misüllü riayet ve himaye görecek ve seferi silâhlı kuvvetlere mensup yaralı ve hastaların vaziyetini ıslaha mütedair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre sözleşmesinin 38 nci maddesinde derpiş ­olunan alameti farika ile ­belirtilecektir.

Madde — 22

Munhasıran sivil yaralı ve hastaların, malüllerin ve loğusa kadınların veya sıhhiye memurlarının ve malzemesinin nakline tahsis edilen uçaklar, ihtilâfa dâhil alâkalı Taraflar arasında müştereken tekarrür ettirilecek irtifalarda, saatlerde ve yollarda uçtukları takdirde taarruza uğramıyacaklar, riayet göreceklerdir.

Bu uçaklar, seferi silâhlı kuvvetlere mensup yaralı ve hastaların vaziyetini ıslaha mütedair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözlesme­sinin 38 inci maddesinde derpiş edilen alameti farika ile belirtilebile­cektir.

Hilâfında bir anlaşma olmadığı takdirde, düşman toprakları veya düşman işgalindeki topraklar üzerinden uçmak yasaktır.       

Bu uçaklar, bilcümle inme emrine itaat edeceklerdir. Bu suretle cebren vakı olacak inişlerde, uçak ve içindekiler, muhtemel muayeneden sonra, uçuşlarına devam edebileceklerdir.

Madde — 23

Yüksek Âkıd Taraflardan her biri, diğer Âkıd Tarafın, düşman dahi olsa, munhasıran sivil halkına mahsus her türlü ilaç ve sıhhi mal­zeme sevkiyatının ve keza dini levazımın serbestçe geçmesine müsaade edecektir.

Yüksek Âkıd Taraflardan her biri keza on beş yaşından aşağı ço­cuklara, gebe ve loğusa kadınlara zaruri olan yiyecek, giyecek ve kuv­vet verici maddelerin de serbestçe geçmesine müsaade eyliyecektir.

Yukarıki bentte zikrolunan sevkiyatı serbestçe geçirmek hususunda herhangi bir Âkıd Tarafa terettüp eden mecburiyet, mezkür Tarafın:

a) Sevkiyatın tahsis edildiği hususlardan gayrı hususlarda kulla­nılacağından;

b) Murakabenin tesirli olamaması ihtimalinden;

c) Düşmanın, aksi halde, vermek veya imal etmek mecburiyetinde kalacağı eşyanın yerine bunları ikame ederek veya bu gibi eşyanın imaline tahsis edeceği maddeleri veya hizmetleri bu suretle serbest bı­rakarak, kendi askeri gayretleri veya ekonomisi uğrunda mezkür sev­kiyattan bariz bir şekilde faydalanacağından;

Şüphelenmesi için ciddi hiçbir sebep olmadığına itminan hasıl etmedine bağlıdır.

İşbu maddenin birinci bendinde gösterilen sevkiyatın müruruna müsaade eden devlet, bu sevkiyatın müteneffilere tevziinin mahallinde ­hami devletlerin kontrolu altında yapılmasını şart koşabilir.

Bu sevkiyat mümkün olduğu kadar çabuk yapılacak ve bunların serbestçe geçişine müsaade eden devletin, hangi teknik şartlar altında bu sevkiyata müsaade edeceğini tesbite hakkı olacaktır.

      Madde — 24

İhtilâfa dâhil Taraflar, harb yüzünden öksüz kalan veya ailelerinden ayrı düşen on beş yaşından küçük çocukların başıboş bırakılmaması her türlü ahval ve şerait altında bakımlarının, talim ve terblyelerinin kendi dinlerinde ibadette bulunmalarının kolaylaştırılması için icabeden tedbirleri alacaklardır. Bunların talim ve terbiyeleri, mümkün olursa aynı harsi ananelere sahip şahıslara tevdi olunacaktır.

İhtilâfa dâhil Taraflar, bu çocukların ihtilâf devam ettiği müdddetçe bitaraf bir memlekete kabulünü, şayet mevcut ise hami devletin  muvafakatıyle ve birinci bentte zikredilen prensiplere riayet edileceği hususunda teminata malik olurlarsa, terviç ve iltizam edeceklerdir.

Bundan başka, ihtilâfa dâhil Taraflar, on iki yaşından aşağı ço­cukların bir hüviyet plakası veya diğer herhangi bir suretle teşhis ed­ilebilmeleri için, icabeden tedbirleri almaya gayret edeceklerdir.

Madde — 25

İhtilafa dâhil bir Tarafın topraklarında, veya onun işgali altında­ki topraklarda bulunan her şahıs, ailesi efradına, her nerede bulunur­larsa bulunsunlar, munhasıran ailei mahiyette haberler verebilir ve alabilir. Bu muhabere, süratle ve gayrimuhik hiçbir teehhüre uğramaksızın temin olunur.

Şayet ahval ve şerait dolayısiyle aile muhaberatının teatisi alelade posta yoliyle güçleşir veya imkansız olursa, ihtilâfa dâhil alâkalı Taraflar, 140 ıncı maddede derpiş olunan Merkez Ajansı gibi bitaraf bir mutavassıta müracaat ederek, taahhütlerini bilhassa Milli Kızılhaç ce­miyetlerinin (Kızılay, Kızılarslan ve Güneş) müzaheretiyle en iyi şart­lar altında ifa etmek vasıtalarını onunla birlikte tâyin edeceklerdir.

Şayet ihtilâfa dâhil Taraflar, aile muhaberelerini tahdide lüzum görürlerse, olsa olsa, serbestçe seçilecek 25 kelimeyi ihtiva eden tip for­rmüllerin kullanılmasını ve bunlardan ayda bir tane gönderilmesini mec­buri kılabilirler.

Madde — 26

İhtilafa dâhil her Taraf, harb yüzünden dağılan aile efradının birbtirleriyle temas etmek ve mümkünse birleşmek için yapacakları araştırmaları kolaylaştıracak ve bilhassa  bu işe vakfınefs eden teşekküllerin kendisince tanınmış olmaları ve aldığı emniyet tedbirlerine riayet etmelieri şartiyle, girişecekleri hareketleri terviç ve ilitizam edecektir.

 

BAP: III

Himaye gören şahısların statüsü ve onlara

yapılacak muamele

KISIM: 1

İhtilâfa dâhil Tarafların topraklarına ve işgal altındaki

topraklara mütaallik müşterek hükümler

Madde — 27

Her türlü ahval ve şerait altında, şahıslarına, namuslarına, aile haklarına, dini Âkıdelerine ve ibadetlerine, itiyat, örf ve adetlerine saygı gösterilmesi himaye edilen şahısların hakkıdır. Bunlar har zaman insani muameleye tabi tutulacaklar ve bilhassa şiddet veya tehdit hareketlerine, hakarete veya halkın tecessüsüne karşı himaye olunacaklardır.

Kadınlar, namuslarına taarruz, ve bilhassa ırzlarına tecavüz, fuhşa icbar ve her türlü müstehcen hareketlere mâruz kalmaktan vikaye oluna­caklardır.

Himaye gören şahıslar, sıhhi vaziyetlerine, yaşlarına ve cinsiyetle­rine mütaallilk hükümler de nazara alınarak, kendilerini hükmü altında bulunduran ihtilâfa dâhil Tarafça, bilhassa ırk, din veya siyasi kanaat itibariyle, gayrimüsait hiçbir fark gözetilmeksizin aynı itinalı muameleye tabi tutulacaklardır.

Maahaza, ihtilâfa dâhil Taraflar, himaye gören şahıslara karşı har­bin icabettirdiği kontrol ve emniyet tedbirlerini alabilirler.

Madde — 28

Himaye gören hiçbir şahıs, bazı noktaları veya bazı bölgeleri orada bulundurulmak suretiyle askeri hareketlerden masun tutmak gayesiyle kullanılamaz.

Madde —29

Hükmü altında, himaye gören şahıslar bulunan ihtilâfa dâhil bir devlet, kendi memurlarının mezkür şahıslara yapacakları muameleden, bu memurlara şahsen terettüp edecek mesuliyetler baki kalmak üzere, mesuldür.

Madde — 30

Himaye gören şahıslar, hami devletlere, Beynelmilel Kızılhaç Ko­mitesine, bulundukları memleketin Milli Kızılhaç cemiyetine (Kızılay, Kızılarslan ve Güneş) ve keza kendilerine yardım edebilecek her teşekküle müracaat hususunda her türlü kolaylıklara mazhar olacaklardır.

Bu muhtelif teşekküller, askerlik ve emniyet icaplarının çizdiği hudut dâhilinde salahiyetli makamlardan her türlü kolaylıkları görecek­tir.

Zilyed devletler veya işgal devletleri, 143 üncü maddede derpiş olunduğu ­üzere hami devletlerin ve Beynelmilel Kızılhaç Komitesi murahhaslarının ziyaretinden maada, maksadı himaye gören şahıslara maddi ve ruhani yardımda bulunmak olan diğer müessesat temsilcilerinin de bunlara yapmak istiyecekleri ziyaretleri mümkün mertebe kolaylaştıra­caklardır.

Madde — 31

Himaye gören şahıslara karşı, bilhassa kendilerinden veya başkalarından malümat almak için, maddi veya manevi hiçbir cebir kullanıla­maz.

Madde — 32

Âkıd Taraflar, ellerinde bulundurdukları himaye gören şahısların bedeni ­ıstıraplarını veya imhalarını mucip olacak her türlü tedbirden kendilerini sarahaten menederler. Bu memnuiyet yalnız cinayeti, işkenceyi, bedeni cezaları, tatili uzvu ve himaye gören bir şahsın tıbbi tedavisinin icap ettirmediği tıbbi veya ilmi tecrübelere tabi tutulmasmı değil, aynı zamanda, mülki veya askeri memurların eseri olsun, diğer bilcümle fena muameleleri de istihdaf eder.

Madde — 33

Himaye gören hiçbir şahıs, bizzat işlemediği bir cürümden dolayı tecziye edilemez. Kolektif cezaların tatbikı, ve keza diğer bilcümle teh­dit ve tedhiş tedbirlerinin ittihazı memnudur.

Yağma memnudur.

Himaye gören şahıslara ve mallarına karşı misilleme tedbirleri mem­nudur.

 

KISIM: II

İhtilafa dâhil bir tarafın topraklarında bulunan yabancılar

Madde — 35

Himaye gören bir şahıs, br ihtilâfın bidayetinde veya devamı es­nasında bulunduğu toprağı terketmek isterse, devletin mili menfaatle­rine mugayir olmadığı takdirde mezkür şahsın bunu yapmaya hakkı olacaktır. Toprağı terketmek hususunda böyle bir şahsın yapacağı talep üzerine nizami şekilde karar verilecek ve bu karar mümkün mertebe sü­ratle ittihaz olunacaktır. Himaye gören ve bulunduğu toprağı terketmek müsaadesini istihsal eden bir sahıs, seyahatine lüzumlu olan parayı ya­nına alabilecek ve makul miktarda giyecek ve zati eşyayı da beraberinde götürebilecektir.

Toprağı terketmek müsaadesini istihsal edemiyen şahıslar, zilyed devlet tarafından bu hususta ihdas edilmiş bir mahkeme veya salahiyetli idari heyet marifetiyle en kısa bir zamanda bu ret keyfiyetinin yeni bir tetkika tabi tutulmasını temin etmek hakkını haiz olacaktır.

Böyle bir talep vukuunda hami devlet mümessilleri, emniyet sebep­leri mani olmadığı veya alâkalılar buna itiraz etmediği takdirde, mez­kür toprağı terketmek talebinde bulunan şahıslara bu müsaadenin veril­mesinin reddi sebeplerinin, ve en kısa bir zamanda da, aynı vaziyette bu­lunan bütün diğer şahısların isimlerinin bildirilmesini elde edebilecek­lerdir.

Madde — 36

Yukardaki madde mucibince müsaade olunan azimetler, memnuniyet verici emniyet, hıfzıssıhha, sıhhat ve iaşe şartları altında vukubulacak­tır. Zilyed devletin toprağından çıkıldığı andan itibaren tahassül edecek bilcümle masraflar gidilecek memlekete ve, bitaraf bir memlekette ika­met halinde de, müteneffiin tabi bulunduğu devlete ait olacaktır. Bu yer değiştirmelerin tatbik şekilleri, icap ederse, alakadar devletler arasında hususi anlaşmalarla tesbit edilecektir.

İhtilafa dâhil Taraflarca, düşman eline düşen tebaalarının müba­delesi ve vatanlarına iadesi hakkında akdedilmiş olabilecek hususi anlaşmalar mahfuz kalacaktır.

Madde — 37

İhtiyaten mevkuf bulunan veya hürriyetten mahrum edici bir cezayı çekmekte olan mazharı himaye şahıslara, mevkufiyetleri sırasında insa­ni muamele yapılacaktır.

Bu şahıslar, tahliye edilir edilmez, bulundukları toprağı yukardakimaddeler mucibince terketmeyi talep edebilirler.

Madde — 38

Himaye gören şahısların vaziyeti, işbu Sözleşme ve bilhassa 27 ve 41    inci maddeler mucibince alınabilecek tedbirler hariç olmak üzere, esas itibariyle sulh zamanında ecnebilere yapılan muameleye mütaallik hü­kümlere tabi olmakta devam edecektir. Herhalde bunlara aşağıdaki haklar verilecektir:

1. Kendilerine gönderilecek ferdi veya kolektif yardımları alabile­ceklerdir.

2. Sıhhi vaziyetleri icap ettirirse, alâkalı devlet tebaaları nispetinde, tıbbi tedavi görecekler ve hastaneye yatırılacaklardır.

3. Kendi dinlerinde ibadette bulunabilecekler ve kendi din adamlarının ruhani muzaheretine mazhar olabileceklerdir.

4. Şayet harb tehlikelerine bilhassa mâruz bir mıntakada ikamet edlyorlarsa, alâkalı devletin tebaaları nispetinde başka bir mıntakaya gitmelerine müsaade edilecektir.

5. On beş yaşından küçük çocuklar, gebe kadınlar ve yedi yaşından aşağı çocukların anneleri, alâkalı devletin tebaaları nispetinde, her türlü rüçhanlı muameleden istifade edeceklerdir.

Madde — 39

Himaye gören şahıslar, geçim faaliyetlerini harb yüzünden kaybe­derlerse, paralı bir iş bulabilecekler ve bu hususta, emniyet mülahâzaları ve 40 ncı madde hükümleri mahfuz kalmak üzere, topraklarında bulundukları devletin tebaalariyle aynı istifadelere mazhar olacaklardır.

Eğer ihtilâfa dâhil bir Taraf himaye gören bir şahsı, geçimini etmek imkanından mahrum bırakacak kontrol tedbirlerine tabi tutarsa ve bilhassa bu şahıs emniyet sebepleri dolayısiyle makul şartlar altında ücretli bir iş bulamazsa, ihtilâfa dâhil mezkür Taraf onun, ve bakımı ona ait olan şahısların ihtiyaçlarını temin edecektir. Himaye gö­ren şahıslara, bütün ahvalde, kendi menşe memleketleri himaye eden devletler veya 30 uncu maddede zikrolunan hayır cerniyetleri para yar­dımında bulunabileceklerdir.

Madde — 40

Himaye gören şahıslar, toprağında bulundukları ihtilâfa dâhil Ta­raf tebaalariyle ancak aynı nispette çalışmaya mecbur edilebilirler.

Şayet himaye gören şahıslar düşman tabiiyetinde iseler, askeri ha­rekatın sevk ve idaresiyle doğrudan doğruya mümasebeti olmıyan ve an­cak insanların iaşesini, ibatesini, giyimini, naklini ve sıhhatini temin için normal olarak lüzumlu olan işlerde çalışmaya mecbur tutulabilirler.

Yukarıki bentlerde zikrolunan ahvalde, çalışmaya mecbur edilen bu şahıslar bilhassa ücret, mesai saatleri, teçhizat, o iş için yetişmiş olmak ve iş kâzalariyle meslek hastalıklarının tazmini hususlarında milli işçi­lerin faydalandıkları aynı çalışma şartlarından ve aynı himaye tedbirle­rinden istifade edeceklerdir.

Yukarıki hükümlerin ihlali takdirinde himaye gören şahısların 30 uncu madde mucibince şikâyet haklarını kullananalarına müsaade olu­nacaktır.

Madde — 41

Himaye gören şahısları elinde bulunduran devlet, işbu Sözleşmede zikrolunan kontrol tedbirlerini kâfi görmezse, tevessül edebileceği en ağır kontrol tedbirleri ancak 42 nci ve 43 üncü maddelerin hükümlerine tev­fikan mecburi ikamete tabi tutmak veya enterne etmek olabilir.

Zilyed devlet, verdiği mecburi ikamet kararı üzerine mutat itka­metgahını terketmek zorunda kalan şahıslara 39 uncu maddenin ikinci bendi hükümlerini tatbik ederken, enternelere yapılacak muameleye mü­taallik kaidelere (İşbu Sözleşmenin üçüncü babının dördüncü kısmı) mümkün mertebe sıhhatle tevfiki hareket edecektir.

Madde — 42

Himaye gören şahısların enterne edilmeleri veya mecburi ikamete tabi tutulmaları ancak hükmü altında bulundukları devletin emniyeti, katiyen zaruri kıldığı takdirde emrolunabilir.

Şayet bir şahıs, hami devletin mümessilleri vasıtasiyle, kendiliğin­den enterne edilmek talebinde bulunursa ve bizzat kendi vaziyeti bunu lüzumlu kılarsa, hükmün de bulundukları devlet bu talebi is’af edecektir.

Madde — 43

Enterne edilen veya mecburi ikamete tabi tutulan her himaye gören şahıs zilyed devlet tarafından bu maksat için mühdes mahkeme veya sa­lahiyetli idari heyetin mezkür kararı en kısa müddet içinde yeniden tet­kik etmesini temin etmek hakkını haiz olacaktır. Şayet enternöman veya mecburi ikamet idame ettirilirse, alâkalı mahkeme veya idari heyet mu­ayyen zamanlarda ve en az senede iki defa bu şahsın vaziyetini tetkik edecek ve ahval ve şerait müsaade ettiği takdirde mezkur kararı o şa­his lehine tadil edecektir.

Alâkalı hiımaye gören şahıslar muhalefet etmedikleri takdirde, zil­yed devlet enterne edilenlerin ve mecburi ikamete tabi tutulanların isim­leriyle bunlardan tahliye olunanların isimlerini, mümkün mertebe süratle, hami devletin ıttılaına arzedecektir. Aynı şartlar altında, işbu maddenin birinci bendinde zikrolunan mahkemelerin veya idari heyetlerin kararları da, mümkün mertebe süratle, hami devlete bildirilecektir.

Madde — 44

İşbu Sözleşmede derpiş olunan kontrol tedbirlerini alırken, zilyed devlet fiilen hiçbir hükümetin himayesinden istifade ettmiyen mültecilere, munhasıran hukuki bakımdan bir düşman devlet tebaası oldukları esa­sına dayanarak, yabancı düşman muamelesi yapmıyacaktır.

Madde — 45

Himaye gören şahıslar, Sözleşmeye dâhil bulunmıyan bir devlete nakledilemezler.

Bu hüküm, himaye gören şahısların, muhasamat sona erdikten sonra vatanlarına iade edilmelerine veya ikamet ettikleri memlekete dönmelerine mani değildir.

Himaye gören şahıslar, zilyed devlet tarafından işbu Sözleşmeye dâhil bir devlete ancak bu devletin Sözleşmeyi tatbik arzusunda ve ikti­darında olduğuna itminan hasıl olursa nakledilebileceklerdir. Himaye gö­ren şahıslar bu suretle nakledildikleri zaman, Sözleşmenin tatbikı mesuli­yeti bunları almayı kabul eden devlete terettüp edecektir ve kendisine emanet edildikleri müddetçe bu mesuliyet devam eyliyecektir. Mahaza, mezkür devlet ehemmiyetli her hangi bir noktada Sözleşme hükümlerini tatbik etmiyecek olursa, himaye gören şahısları nakletmiş olan devlet, hami devletin tebligatı üzerine, vaziyeti ıslah için müessir tedbirler alacak veya himaye gören şahısların kendisine iadesini istiyecektir. Bu ta­lep yerine getirilecektir.

Himaye gören bir şahıs, siyasi veya dini Âkıdelerinden dolayı zulme uğramaktan korkabileceği bir memlekete hiç bir veçhile naklolunamaz.

İşbu madde hükümleri, adi cürümlerden maznun himaye gören şahısların muhasamat başlamadan evvel akdedilmiş olan iadei mücrimin muahedeleri mucibince iade edilmelerine bir mani teşkil etmez.

      Madde — 46

Himaye gören şahıslara karşı alınmış olan tahdidi tedbirler, şayet önce kaldırılmamış ise, muhasamat sonunda mümkün mertebe sür'atle nihayete erecektir.

Himaye gören şahısların mallarına konulan tahdidi tedbirler de, zil­yed devletin kanunlarına tevfikan muhasamat sonunda mümkün merte­be süratle hitama erecektir.

 

KISIM: III

İşgal edilen topraklar

Madde — 47

İşgal altındaki bir toprakta mukim himaye gören şahıslar, yine mevzuubahis toprakların işgali üzerine müessesatta veya hükümette vukubulacak herhangi bir değişiklik yüzünden, ne işgal edilen toprak makamlariyle işgal eden Devlet arasında akdolunacak bir anlaşma ile, ne de işgal edilen toprağın şagil devletçe kısmen veya tamamen ilhakı dolayısiyle, hiçbir veçhile ve her ne suretle olursa olsun İşbu Sözleşme­nin bahşettiği istifadelerden mahrum bırakılamazlar.

Madde — 48

Toprağı işgal edilen devletin tebaası olmıyan mazharı himaye şa­hıslar, 35 inci maddede derpiş olunan şartlar altında bu toprağı terket­mek hakkından istifade edebilirler ve bu bapdaki kararlar, mezkür madde mucibince işgal devleti tarafından tesis olunacak usul dairesinde, ittihaz edilir.

Madde — 49

Himaye gören şahısların, işgali altındaki topraklardan şagil dev­letin kendi topraklarına veya işgal edilmiş olsun olmasın başka bir devletin topraklarına ferdi olarak veya kitle halinde cebren nakllleri veya tehcirleri, her ne sebeple olursa olsun, yasaktır.

Mamafih, şagil devlet, halkın emniyeti veya mücbir askeri sebepler icabettirirse, muayyen bir işgal mıntakasının kısmen veya tamamen tahliyesine tevessül edebilir. Tahliyeler, himaye gören şahısların buna maddeten imkan olmadığı haller müstesna ancak işgal altındaki top­raklarda yer değiştirmelerini intaç edebilir. Bu suretle tahliye edilen halk, bu mıntakada muhasamat sona erer ermez tekrar yerlerine iade olunacaklardır.

Şagil devlet, bu tahliye ve nakillere tevessül ederken, himaye gö­ren şahısların imkan nispetinde münasip tesisata kabul edilmelerini, yer değiştirmelerin memnuniyeti mucip sıhhat, hıfzıssıhha, emniyet ve iaşe şartları altında vukubulmasını ve aynı aile efradının birbirlerin­den ayrılmamalarını temin edecek surette hareket eyliyecektir.

Hami devlet, nakillerden ve tahliyelerden, vuku bulur bulmaz, ha­berdar edilecektir.

Şagil devlet, halkın emniyeti ve mücbir askeri sebepler zaruri kıl­madıkça, himaye edilen şahısları harb tehlikelerine bilhassa mâruz mıntıkalarda alıkoyamaz.

Şagil devlet, işgal ettiği topraklara bizzat kendi halkının bir kıs­mını tehcir veya nakledemez.

Madde — 50

Şagil devlet, çocukların bakımına ve talim ve terbiyesine tahsis olunan müesseselerin iyi işlemesini milli ve mahalli makamların mu­avenetiyle kolaylaştıracaktır.

Şagil devlet, çocukların teşhisini ve neseplerinin kaydını kolaylaştıracak bilcümle tedbirleri alacaktır. Şagil devlet bu çocukların şahsi statülerini hiçbir veçhile değiştirmiyeceği gibi bunları kendine bağlı teşekküllere veya teşkilata da ithal edemiyecektir.

Şayet mahalli müesseseler vazifelerini göremiyorlar ise, şagil dev­let öksüz veya harb dolayısiyle ebeveynlerinden ayrı düşen çocukların, onlara bakacak yakın bir akraba veya dost bulunmazsa, bakımlarını ve talim ve terbiyelerini temin etmek için lüzumlu tedbirleri alacaktır.

136 ncı madde mucibince kurulacak büronun hususi bir şubesi, hüviyeti kati olarak bilinmiyen çocukları teşhis etmekle tavzif kılınacak­tır. Bu çocukların ana, ve babalarına veya sair yakın akrabalarına müteallik elde edilecek malumat daima kaydolunacaktır.

Şagil devlet, on beş yaşından aşağı çocuklar, gebe kadınlar ve yedi yaşından aşağı çocukların anneleri lehine iaşe, tıbbi müdavat ve har­bin tesirlerinden vikaye hususunda işgalden evvel alınmış olabilecek rüçhan tedbirlerinin tatbikına engel olmıyacaktır.

Madde — 51

Şagil devlet, himaye gören şahısları bizzat kendi silâhlı veya yar­dımcı kuvvetlerinde hizmet etmeye mecbur tutamaz. Gönüllü kaydını istihdaf eden her türlü tazyik veya propaganda memnudur.

Şagil devlet, himaye gören şahısları ancak on sekiz yaşından yu­karı olurlarsa, çalışmaya mecbur edebilir. Bu hususta ancak işgal kuvvetlerinin ihtiyacına ve âmme hizmetlerine, işgal altındaki memleket iaşesine, ibatesine, giyimine, münakalâtına veya sıhhatine lüzumlu işler mevzubahis olabilir. Himaye gören şahıslar, kendilerini askeri hareketlere iştirak zorunda bırakacak hiç bir işi yapmaya mecbur tutulamazlar. Himaye gören şahıslar, şagil devlet tarafından, bir işi zorla gördükleri tesisatın emniyetini kuvvet istimaliyle temine mecbur kılacaktır.

İş, ancak mevzubahis şahısların bulundukları işgal altındaki topraklarında görülür. İşe davet olunan her şahıs imkan nispetinde kendi mûtad ­çalışma muhitinde bırakılacaktır. İstenilen işe mukabil adilane ücret verilecek ve bu iş, işçilerin bedeni ve fikri kabiliyetleriyle mütenasip olacaktır. Çalışma şartları ve koruma tedbirleri, bilhassa üc­ret, mesai saatleri, teçhizat, o iş için yetiştirilmiş olma ve iş kâzalarıyla meslek hastalıklarının tazmini hususlarında işgal altındaki memlekette mer’i mevzuat, işbu maddede mevzubahis olan işlere tabi tutulan mahzarı himaye şahıslar hakkında da vacibüttatbik olacaktır.

Her halükârda, işçilerin çalışmaya mecbur tutulmaları askeri ve­ya yarı askeri mahiyette bir işçi seferberliğine asla müncer olamaz.

Madde — 52

Hiçbir mukavele, anlaşma veya nizamname her işçinin, gönüllü olsun olmasın, nerede bulunursa bulunsun, hami devletin mümessilleri­ne müracaat ederek bu devletin müdahalesini istemek hakkını ihlal ede­mez.

İşgal altındaki memleket işçilerinin işsiz kalmalarını veya çalış­ma imkanlarının tahdidini intaç ederek bunları şagil devlet hesabına çalışmaya mecbur eyliyecek her türlü tedbir memnudur.

Madde — 53

Ferden veya müştereken hususi şahıslara, devlete veya amme top­luluklarına, içtimai teşekküllere veya kooperatiflere ait menkul ve gay­rimenkul malların imhası, askeri harekat bu imhayı kat’i olarak zaruri kıldığı haller müstesna, yasaktır.

Madde — 54

Şagil devletin, işgal altındaki topraklarda vicdani mülahâzalarla vazife ifasından imtina ettikleri için memurların ve hakimlerin statüsü­nü değiştirmesi veya bunlar hakkında zecri veya her hangi terhibi bir ted­bir alması yasaktır.

Bu yasak, 51 inci maddenin ikinci bendinin tatbikına bir mani teş­kil etmez. ve amme hizmetlerinde bulunan memurları vazifelerinden uzaklaştırmak hususunda şagil devletin haiz olduğu salahiyeti ihlal edemez.

Madde — 55

Şagil devlet halka lüzumlu olan iaşe maddeleriyle tıbbi maddeleri elinden geldiği nispette temin etmekle mükelleftir. Bilhassa işgal altında­ki toprakların kaynakları yetmediği takdirde yiyecek ve tıbbi malzeme ile lüzumlu sair bilcümle eşyayı ithal edecektir.

Şagil devlet, işgal altındaki topraklarda bulunan yiyecek ve tıbbi madde veya malzemeyi ancak işgal makamlan ve işgal kuvvetleri için müsadere edebilir. Şagil devlet sivil halkın ihtiyaçlarını gözönünde tu­tacaktır. Beynelmilel diğer mukavelelerin hükümleri baki kalmak üze­re, şagil devlet her hangi bir müsaderenin hakiki değerinde tazmin edil­mesi için icabeden tedbirleri alacaktır.

Hami devletler, askeri zaruretlerin icabettirdiği muvakkat tahdit­ler mahfuz kalmak üzere, işgal altındaki topraklarda iaşe ve mualece vaziyetini her zaman bilamanla tetkik edebileceklerdir.

Madde — 56

Şagil devlet, işgali altındaki topraklarda bulunan tıp müesseselerini, servislerini ve hastaneleri, ve keza halkın sıhhatini ve hıfzıssıhhasını bil­hassa sari hastalıklara ve salgınlara karşı koruyucu ve önleyici tedbirler almak ve tatbik etmek suretiyle, elinden geldiği derecede, temin ve idame ile mükelleftir. Her sınıftan tıp personeline vazifesini yapmak müsaadesi verilecektir.

İşgal altındaki topraklarda yeni hastaneler kurulur ve işgal edilen devletin salahiyetli teşekkülleri bu hastanelerde vazife halinde bulun­mazsa, işgal makamları 18 inci maddede derpiş edilen tanıma keyfiyetine icabında tevessül edeceklerdir. Mümasil ahvalde, işgal makamları 20 nci ve 21 inci maddeler mucibince hastanelerin ve nakliye arabalarının per­sonelini de tanıyacaklardır.

Sıhhat ve hıfzıssıhha tedbirlerini alırken ve keza bunları mer’iyete koyarken şagil devlet, işgali altındaki toprakta bulunan halkın manevi ve ahlâki ihtiyaçlarını nazarı itibara alacaktır.

Madde — 57

Şagil devlet, ancak acil zaruret halinde askeri yaralıları ve hasta­ları tedavi etmek üzere ve hastanede yatan şahısların tedavisini temin ve sivil halkın ihtiyaçlarını karşılamak hususunda münasip tedbirleri za­manında almak şartiyle sivil hastanelere, o da muvakkaten, el koyabilir.

Sivil hastanelerin malzemesine ve depolarına, sivil halkın ihtiyaçları için lüzumlu oldukları müddetçe el konulamaz.

Madde — 58

Şagil devlet, rühbanın kendi dindaşlarına ruhani müzaherette bu­lunmasına müsaade edecektir.

Şagil devlet, dini ihtiyaçlara lüzumlu olan kitap ve eşyanın gönde­rilmesini de kabul edecek ve bunların işgal altındaki toprakta tevziini kolaylaştıracaktır.

Madde — 59

İşgal altındaki toprak halkı veya bu halkın bir kısmı kâfi derecede iaşe edilemiyorsa, şagil devlet bu halk lehinde yapılacak yardım hareketlerini kabul eyliyecek ve elinden geldiği nispette kolaylaştıracaktır.

Gerek devletler gerek Beynelmilel Kızılhaç Komitesi gibi bir taraf­sız insanı teşekkül tarafından tevessül olunabilecek bu hareketler, bilhas­sa yiyecek, tıbbi maddeler ve giyecek sevkiyatından ibaret olacaktır.

Bütün Âkıd Devletler, bu sevkiyatın serbestçe müruruna müsaade edecekler ve himayesini temin eyliyeceklerdir.

Mamafih, muhasım bir Tarafın işgalinde bulunan bir toprağa gön­derilen sevkiyatın serbestçe müruruna müsaade eden bir devlet, bu sevkiyatı muayeneye, sevkiyatın zamanlarını ve takip edeceği yolları tan­zime ve şagil devletin istifadesinde kullanılmıyarak muhtaç halkın yar­dımına tahsis olunacağına dair hami devletten kâfi derecede teminat al­mak hakkını haiz olacaktır.

Madde — 60

Yardım gönderilmesi, 55, 56 ve 59 uncu maddelerin tahmil ettiği mesuliyetlerden şagil devleti kurtaramaz. Şagil devlet yapılan sevki­yatı muhassas olduğu hedeften, işgal altındaki toprak halkının menfaati icabı olarak ve hami devletin muvafakatiyle âcil zaruret hali müstesna, hiçbir veçhile çeviremez.

Madde — 61

Yukarıki maddelerde zikrolunduğu üzere gönderilen yardımların tevzii hami devletin müzaheretiyle ve kontrolü altında yapılır. Bu va­zife, şagil devlet ile hami devlet arasında akdolunacak bir anlaşma mu­cibince bitaraf bir devlete, Beynelmilel Kızılhaç Komitesine veya bitaraf diğer her hangi bir insani teşekküle devredilebilir.

Bu yardım sevkiyatından işgal altındaki topraklarda hiçbir vergi veya resim alınmaz. Böyle bir vergi veya resmin alınması mezkür top­rakların ekonomisi için lüzumlu olduğu haller müstesnadır. Şagil devlet bu yardımların süratle tevziini kolaylaştıracaktır.

Bütün Âkıd Taraflar, işgal altında bulunan topraklara muhassas bu yardım sevkiyatının transit olarak geçmesine müsaade etmeye ve parasız nakline ceht ve gayret eyliyeceklerdir.

Madde — 62

Zaruri emniyet mülâhâzaları mahfuz kalmak şartiyle, işgal altında bulunan topraklardaki himaye gören şahıslar kendilerine gönderilecek ferdi yardımları alabileceklerdir.

Madde — 63

Şagil devletin mücbir emniyet mülahâzalariyle istisnai olarak ko­yacağı muvakkat tedbirler mahfuz kalmak şartiyle:

a) Tanınmış olan Milli Kızılhaç Cemiyetleri (Kızılay ve Kızılaslan ve Güneş), Beynelmilel Kızılhaç konferanslarınca tâyin olunduğu üzere kızılhaç esaslarına uygun olarak faaliyetlerine devam edeceklerdir. Di­ğer yardım cemiyetleri de mümasil şartlar dâhilinde insani faaliyetleri­ne devam edebilmelidirler;

b) Şagil devlet, bu cemiyetlerin personelinde ve bünyesinde yukar­da zikredilen faaliyetlerine zarar verecek hiçbir değişikliği talep edemez. Aynı prensipler, esaslı menafii umumiye hizmetlerinin idamesi, yar­dımların tevzii, ve tahlisiye ameliyelerinin tertibi suretiyle sivil halkın yaşama şartlarının temini için mevcut veya ihdas olunacak gayri askeri mahiyetteki hususi teşekküllerin faaliyetine ve personeline de vacibüttat­biktlr.

Madde — 64

İşgal altındaki toprakların Ceza Kanunu, şagil devletin emniyetine karşı bir tehlike teşkil ettiği veya işbu Sözleşmenin tatbikına engel ol­duğu nispette ilga edildiği veya talik olunduğu haller müstesna olmak üzere, meriyette kalacaktır. Bu mülahaza ve adaletin fiilen idaresini te­min zarureti mahfuz kalmak üzere, işgal altındaki toprakların mahke­meleri, mezkür kanunda derpiş edilen bilcümle cürümler hususunda iş­lemeye devam edecektir.

Mamafih şagil devlet, işgali altındaki toprak ahalisini, işbu Sözleş­meden kendi uhdesine terettüp eden vecibeleri yerine getirmek ve mez­kür toprakların muntazam idaresiyle birlikte gerek şagil devletin gerek işgal kuvvetleri veya idaresi mensuplarının ve bu devlet tarafından kul­lanılan müesseselerin ve muvasala yollarının emniyetini temin etmek için lüzumlu olan tedbirlere tabi tutulabilecektir.

Madde — 65

Şagil devlet tarafından ısdar olunacak cezai tedbirler, ancak halkın dilinde neşir ve onun ıttılaına götürüldükten sonra meriyete girecektir. Bu tedbirler, makabline şâmil olamaz.

Madde — 66

Şagil devlet, 64 üncü maddenin ikinci bendi mucibince ısdar ede­ceği cezai mevzuatın ihlâli takdirinde, maznunları gayri siyasi ve nizami şekilde teessüs etmiş kendi askeri mahkemelerine tevdi edebilir. Ancak bu askeri mahkemelerin, bu işgal altındaki topraklarda bulunması şart­tır. İstinaf mahkemeleri de tercihan işgal altındaki memlekette buluna­caktır.

Madde — 67

Mahkemeler, ancak cürümden mukaddem mer’i bulunan ve umu­mi hukuk esaslarına, bilhassa cezaların nisbiyeti prensipi bakımından, uygun olan kanuni mevzuatı tatbik edebilirler. Mahkemeler, maznunun şagil devlet tebaasından olmadığını nazarı itibara alacaktır.

Madde — 68

Himaye gören bir şahıs, munhasıran şagil devlete zarar vermek maksadiyle bir cürüm işler ve bu cürüm de işgal kuvvetleri veya idaresi mensuplarının hayatına veya beden bütünlüğüne dokunmaz, ciddi bir kolektif tehlike ihdas etmez ve işgal kuvvetleri veya idaresinin mal­larını veya onların kullandıkları tesisatı vahim surette izrar etmezse, mezkür şahıs enterne edilme veya hafif hapis cezasına çarpılır. Şu ka­dar var ki, bu enternömanın veya hapsin müddeti işlenen cürümle mü­tenasip olacaktır. Bundan başka, bu gibi cürümler için enterne edilme veya hapis cezası himaye gören şahıslar hakkında hürriyeti selbeden yegâne tedbir olacaktır. İşbu Sözleşmenin 66 ncı maddesinde derpiş olu­nan mahkemeler, hapis cezasını aynı müddetle enterne etme tedbirine serbestçe tahvil edebilirler.

Şagil devlet tarafından 64 üncü ve 65 inci maddeler mucibince is­dar olunan cezai mevzuat, himaye gören şahıslar hakkında ölüm ceza­sını, ancak casusluktan, şagil devletin askeri tesislerine karşı vahim sa­botaj hareketlerinden veya bir şahsın veya mütaaddit şahısların ölümüne sebep olan kasdi cürümlerden dolayı, ve işgal edilen topraklarda işgal başlamadan evvel mer’i kanunlarda bu gibi hareketler için ölüm cezası mevcut olmak şartiyle, derpiş edebilir.

Himaye gören bir şahıs hakkında ölüm cezası ancak, maznunun Şagil devlet tebaasından olmamak itibariyle ona hiçbir sadakat vazifesiyle bağlı olmadığı hususuna mahkemenin bilhassa nazarı dikkati celbedil­miş olması kaydiyle verilebilir.

Cürüm sırasında en az on sekiz yaşında bulunmıyan mazharı hi­maye bir şahıs hakkında hiçbir suretle ölüm cezası verilemez.

Madde — 69

Bilcümle ahvalde, himaye gören maznun bir şahıs hakkında ve­rilecek her türlü hapis cezasından ihtiyati mevkufiyet müddeti tenzil olunacaktır.

Madde — 70

Harb kanunlarına ve örf ve âdetlerine mugayir hareketler müstes­na olmak üzere, himaye gören şahıslar işgalden evvel veya işgalin mu­vakkaten inkıtaa uğraması sırasında yaptıkları hareketlerden veya iz­har ettikleri fikirlerden dolayı şagil devlet tarafından tevkif, takip ve rnahkum edilemezler.

İşgal edilen toprağa muhasamat başlamadan evvel iltica etmiş olan şagil devlet tebaaları ancak muhasamat başladıktan sonra işlenilen cü­rümlerden veya muhasamattan evvel işlenilmiş olup toprağı işgal edi­len devletin, hukuki mevzuatı sulh zamanında iadeyi muhik kılan âdi cürümlerden dolayı, tevkif ve takip ve mahkum edilebilirler veya işgal altındaki topraktan götürülebilirler.

Madde — 71

Şagil devletin salâhiyetli mahkemeleri, nizam bir muhakeme cere­yan etmeden, hiçbir mahkümiyet kararı veremezler.

Şagil devletçe takibata uğrıyacak her maznun, kendi aleyhinde tes­bit olunan ittiham unsurlarından bütün teferruatiyle, anlıyabileceği bir lisanla yazılı olarak, bilâteehhür haberdar edilecektir ve dâvası, kabil olduğu kadar süratle, rüyet olunacaktır.

Şayet ittiham unsurları, ölüm cezasına veya iki sene ve daha faz­la hapis cezasına mahkümiyeti intaç edecek mahiyette olursa, hami dev­let himaye gören şahıslar hakkında şagil devletçe tevessül olunacak her takipten haberdar edilecektir. Hami devlet, her an dâva safhası hak­kında malümat alabilir. Bundan başka hami devletin gerek bu dâvalar hakkında gerek himaye gören şahıslar aleyhinde şagil devlet tarafın­dan tevessül olunan diğer her hangi bir takip hakkında, kendi isteği üzerine, her türlü malümatı almaya hakkı olacaktır.

İşbu maddenin ikinci bendinde derpiş olunduğu üzere hami devlete vukubulacak tebligat, derhal yapılacak ve her halde ilk celse tarihin­den üç hafta evvel mezkür devlete varmış olacaktır.

Muhakemenin açılışında, işbu madde hükümlerine tamamiyle riayet olunduğu ispat edilemezse, muhakeme cereyan edemez. Tebligat bil­hassa aşağıdaki hususları ihtiva edecektir:

a) Maznunun hüviyeti,

b) İkamet veya mevkufiyet yeri,

c) İtham unsurunun veya unsurlarının tasrihen beyanı (ithamın dayandığı cezai mevzuat zikrolunacaktır),

d) Dâvayı hangi mahkemenin rüyet edeceği,

Madde — 72

Her maznun, kendi müdafaası için lüzumlu olan delilleri ibraz et­mek hakkını haiz olacak ve bilhassa şahitler ikame edebilecektir. Her maznunun, bizzat intihap edeceği ehliyetli bir müdafi tarafından mü­zaheret görmeye hakkı olacaktır. Bu müdafi onu serbestçe ziyaret ede­bilecek ve müdafaasını hazırlamak için lüzumlu olan kolaylıkları gö­recektir.

Şayet maznun, bir müdafi intihap etmemiş olursa, hami devlet ona bir müdafi temin edecektir. Eğer maznun ağır bir ithama muhatap ola­caksa ve hami bir devlet de mevcut olmazsa, şagil devlet, maznunun muvafakati şartiyle, ona bir müdafi temin eyliyecektir.

Her maznuna, kendi arzusiyle feragat etmediği takdirde, gerek istinakta gerek mahkemede bir tercüman müzaheret edecektir. Her maznun, her zaman tercümanı reddedebilecek ve yerine başka birinin ‘ikamesini istiyebilecektir.

Madde — 73

 Her mahküm, mahkeme tarafından tatbik edilen mevzuatta derpiş olunan temyiz yollarına gitmek hakkını haiz olacaktır. Mahkum, malik olduğu temyiz haklarından ve bunları kullanmak için icabeden mühlet­lerden tamamiyle haberdar edilecektir.

İşbu kısımda derpiş olunan ceza muhakeme usulleri, buna imtisalen, temyize de tatbik edilecektir. Şayet mahkemece tatbik olunan kanunda temyiz imkânları derpiş edilmiyorsa, maznunun, şagil devletin salâhi­yetli makamına muhakeme ve mahkümiyet aleyhinde müracaata hakkı olacaktır.

Madde — 74

Hami devlet mümessilleri, himaye gören bir şahsı muhakeme eden her mahkemede, şagil devletin emniyeti nef’ine olarak istisnaen gizli cereyan etmesi halleri hariç, hazır bulunmak hakkına malik olacaktır. Bu takdirde şagil devlet hami devlete keyfiyeti bildirecektir. Muhake­menin mahallini ve başlıyacağı tarihi mübeyyin bir ihbarname hami dev­lete gönderilecektir.

Ölüm cezasını veya iki sene ve daha fazla hapis cezasını mutazam­mın mahkeme kararları, kabil olduğu kadar süratle ve eshabı izah olu­narak hami devlete tebliğ edilecektir. Bu kararlar, 71 inci madde mu­cibince yapılan tebligatın beyanını ve hürriyeti selbeden bir cezayı ta­zammun eden hükümler hakkında da bu cezanın çekileceği yerin beya­nını ihtiva edecektir. Diğer kararlar mahkeme zabıtlarına geçirilecek ve hami devlet mümessilleri tarafından tetkik olunabilecektir. Ölüm ceza­sına veya iki sene ve daha fazla müddetle hürriyeti selbeden bir cezaya mahkümiyet takdirinde, temyiz mühletleri ancak mahkeme kararı hami devletin eline vâsıl olduğu andan itibaren başlıyacaktır.

Madde — 75

İdama mahkum edilen şahıslar hiçbir suretle af talebinde bulun­mak hakkından mahrum edilemezler.

Hiçbir ölüm cezası, bu mahkümiyeti teyit eden kati hüküm veya af talebini reddeden karar hami devletin eline vâsıl olduğu andan itiba­ren en az altı aylık bir müddet munkazi olmadan, infaz edilemez.

Bu altı aylık mühlet musarrah bazı ahvalde, şagil devletin veya silâhlı kuvvetlerinin emniyetinin teşkilâtlı bir tehdide mâruz bulunduğu vahim ve nazik ahval ve şeraitten anlaşıldığı takdirde, kısaltılabilir. Bu mühlet kısaltılması hami devlete ihbar olunacak ve bu devlet, salâhiyetli işgal makamları nezdinde mezkur idam kararları hakkında zamanında teşebbüslerde bulunmak imkânına malik olacaktır.

Madde — 76

Himaye gören maznun şahıslar, işgal altındaki memlekette mevkuf tutulacaklar ve mahkum oldukları takdirde de cezalarını orada çekecek­lerdir. Mümkün olursa diğer mevkuflardan ayrı bulundurulacaklar ve hiç değilse işgal altındaki memleketin cezaevleri rejimine tekabül edecek ve onları sıhhatli bir vaziyette tutmaya kifayet edecek bir iaşe hıfzıssıhha rejimine tabi olacaklardır.

Sıhhi vaziyetlerinin icabettirdiği tıbbi tedavi altına alınacaklardır. Keza istiyebilecekleri, ruhani yardımı görmelerine müsaade oluna­caktır.

Kadınlar, ayrı mahallerde ikamet ettirecekler ve doğrudan doğ­ruya kadınların nezareti altına konulacaklardır.

Sağırlar için derpiş edilmiş olan hususi rejim gözönünde bulundu­rulacaktır.

Himaye gören mevkuf şahıslar, 143 öncü madde mucibince hami devlet mümessilleriyle Beynelmilel Kızılhaç Komitesi mümessillerinin zi­yaretini kabul etmek hakkını haiz olacaklardır.

Bundan başka, ayda hiç değilse bir aded yardım paketi almaya hak­ları olacaktır.

Madde — 77

İşgal altındaki topraklarda bulunan maznun veya mahkemelerce mahkum, himaye gören şahıslar, işgal sonunda, kurtarılan toprak ma­kamlarına dosyalarıyla birlikte teslim edileceklerdir.

Madde — 78

            Şayet şagil devlet, himaye gören şahıslar hakkında mücbir emni­yet sebeplerine mebni tedbirler almaya lüzum görürse, bunları nihayet mecburi ikamete memur veya enterne edebilir.

Mecburi İkamete veya enterne edilmeye müteallik kararlar, işbu Sözleşme hükümleri mucibince şagil devletçe tesbit olunacak muntazam bir usule tevfikan verilecektir. Bu usul alâkadarların, temyiz hakkını derpiş edecektir. Bu temyiz en kısa bir müddet zarfında intaç edilecektir. Şayet kararlar tasdik olunursa, mezkür devlet tarafından teşkil oluna­cak salâhiyetli bir teşekkül vasıtasiyle muayyen devrelerde, kabilse altı ayda bir, yeniden tetkik olunacaktır.

Mecburi ikamete tabi tutulan ve bu suretle ikametgâhlarını terke mecbur olan mazharı himaye şahıslar, bilâkaydüşart işbu Sözleşmenin 39 uncu maddesi hükümlerinden isti’fade edeceklerdir.

KISIM:  IV

 Enternelere tatbik olunacak muameleye müteallik kaideler

FASIL: I

Umumi hükümler

Madde — 79

İhtilâfa dâhil Taraflar, himaye gören şahısları ancak 41 inci, 42 nci, 68 inci ve 78 inci maddelerin hükümleri dâhilinde enterne ede­bilirler.

Madde - 80

Enterneler ‘bütün medeni ehliyetlerini muhafaza edecekler ve bun­dan mütevellit haklarını, enterne vaziyetleriyle kabili telif olduğu nis­pette kullanacaklardır.

Madde —81

Himaye gören şahısların enterne edecek ihtilâfa dâhil Taraflar, on­ların bakımını bilâücret temin etmek ve keza sıhhi vaziyetlerinin icabet­tirdiği tıbbi tedaviye tevessül eylemekle mükelleftirler.

Bu m’asraflarmn tahsill zımnında, enternelerlıı tahsisatından, yevmi­yeierinden veya ‘aiacaklarındaaı hiçbir tevkifat yapılimıyacaktır.

Zilyed devlet, enternelere bağlı şahısların da bakımını, kâfi geçim vasıtalarına malik olmadıkları veya bizzat hayatlarını kazanmaya muk~ tedıir bulunmadıkları takdirde, temin eyliyecektir.

Madde —82

Zilyed ‘devlet, enterneleri kabil olduğu derecede milliyetleri, dilleri ve örf ve âdetleri itibarı ile gruplandıracaktır. âynı memleketin tebaaları olan enterneler, munha’sıran dil’leri başka olduğu için, ‘birbirlerinden ay­rılımıyacaklardır.

Aynı ailenin efradı ve bilhassa ebeveyn ve çocaklar, enterne edil­dikleri müddetçe, aynı enternöman yerinde toplanacaklıardır. âncak iş ihtiyaçları, sıhhi sebepler veya işbu kıs!mın IX ııncu faslında derpiş olu­nan hükümlerin tatbikı muvakkat bir ayrılığı lüzumlu kıldığı haller ‘bundan müstesnadır. Enterneler, ebeveyn nezaretl dışında serbest bıra­kılan çocuklarının kendilerıiyie birlikte enterne edilmesini talep edebili’rler.

Aynı ailenin efradı, her türlü imkân nispetinde, aynı yerlerde top-lanacaklar ve diğer enternelerden ayrı olarak iba’te edileceklerdir. Kendile­rine aile hayatı yaşıyabi’lmeleri için lüzumlu olan koiaylıklar gösterile­cektir.

 

FASIL: II

Enternöman yerleri

Madde — 83

Zilyed devlet, enternöman yerlerini harb tehlikelerine bilhassa mâruz mahallere koyamaz.

Zilyed devlet, enternöman yerlerinin coğrafi mevkileri hakkında faydalı bilcümle malûmatı hami devlet vasıtasiyle düşman devletlere bildirecektir.

Askeri mnülâhâzalar imkân verdikçe, enterne kampları, gündüz havadan bâriz bir şekilde görülecek tarzda konulmuş (IC) harfleriyle be­lirtilecektir. Mamafih, alâkadar devletler diğer bir işaret vasıtası hususunda mutabık katılabilirler. Bir enterne kampından başka hiçbir yer bu suretle işaretlendirilemez.

Madde — 84

Enterneler, harb esirlerinden ve diğer bir sebeple hürrlyetten malı-rum edilmiş olan şahıslardan ayrı olarak i’baıte ve idare oluııacadklardır.

Madde — 85

Zilyed devlet, himaye gören şahısların enteı’ne edilmelerinin bida­yetinden itibaren biicümle hıfzıssıhha ve sıhhat teminatını haiz ve şid­detli iklim şartlarına ve harbin tesirlerine karşı müessir bir himaye te­min eyliyen binalarda veya konıaklarda yerleştirileceklerdir. Daimi enternöman yerleri hiçbir halde gayrisıhhi veya iklimi enterneiler için za­rarlı olabilecek mıntıkalarda kurulamaz. Himaye gören şahıslar, gayrisıhhi veya iklimi sıhhat için muzır bir mıntıkada muvakkaten enterne edildikleri bütün hallerde, bu tehlikelerden endişeye mahal olmıyan yerlere ahval ve şeraiitin imkân verdiği süratle naklolunacaklardır.

Binalar, tamamiyle rutubetten masum bulunacak ve bilhassa gece bastıktan sonra ışıklar söndürülünceye kadar kâfi derecede ısıtılmış ve tenvir edilmiş olacaktır. Yatı yerleri kâfi derecede geniş ve havadar olarak, enterneler münasip yatak takımlarına ve kâfi miktarda örtüye ma­lik bulunacaklardır. Bu hususta iklim ve enterneleıin yaşı, cinsiyeti ve sıhhi vaziyetleri gözönünde bulundurulacaktır.

Enterneler, gece gündüz hıfzıssıhha icaplarına uygun ve daima temiz bir halde tutulacak sıhhi tesisata sahip olacaklardır. Enternelere, vücut temizliklerinin hergünkü bakımı ve çamaşırlarının yıkanması için kâfi miktarda su ve sabun verilecektir. Bu hususta lüzumlu tesisat ve ko­laylıklar temin olunacaktır. Bundan başka enterneler, duş ve banyo te­sislerine de malik olacaklardır. Enternelere hıfzıssıhha bakımı ve temiz­lik işleri için icabeden zaman verilecektir. İstisnai ve muvakkat bir tedbir mahiyetinde olarak, enterne kadınları aynı aile grupuna mensup olmadıkları halde erkeklerle aynı enternö­man yerine koymak icabederse, onlara ayrı yatacak yerler ve sıhhi te­sisat temini mecburidir.

Madde — 86

Zilyed devlet, enternelerin emrine mezhepleri her ne olursa olsun, ibadet mahalleri verecektir.

Madde — 87

Enternelerin sabun ve tütün de dâhil olmak üzere, refahlarını ve şâhsi konforlarını artıracak mahiyette olan gıda maddelerini ve kulla­nacak eşyayı, mahalli ticaret fiyatlarını hiçbir veçhile aşmıyacak fi­yatlarla tedarik edebilmelerine imkân vermek için bütün enternöman yerlerinde, şayet mümasil diğer kolaylıklara malik bulunmuyorlarsa, kantinler tesis olunacaktır.

Kantinlerin kârı, her enternöman yerinde ihdas ve alakadar enter­nöman yerinde bulunan enterneler nef’ine idare edilecek olan hususi yar­dım fonuna yatırılacaktır. 102 nci maddede derpjş olunan enterneler ko­mitesi, kantinlerin tedvirine ve bu fonun idaresine nezaret etmek hak­kını haiz olacaktır.

Bir enternöman yeri lağvedildiği zaman, yardım fonunun alacak ba­kıyesi aynı millliyette enterınelere tahsis eğer bir enternö­man yerinin yardım fonuna naklolunacak veya, böyle bir yer mevcut de­ğilse, ziiyed devlet nezdinde geri kalan diğer bütün enıternelerin nef’ine olarak idare edilecek merkezi bir yardım fonuna yatırılacaktır.

Madde — 88

Hava bombardımanlarına ve sair harb tehlikelerine mâruz bütün enternöman yerlerinde lüzumlu himayeyi temin için münasip ve kâfi sa­yıda sığmaklar tesis olunacaktır. Alarm halinde, kendi konaklarının hi­mayesine iştirak edecek olanlar müstesna olmak üzere, enterneler kabil olduğu kadar süratle bu sığınaklara gidebileceklerdir. Halk hakkında it­tihaz olunacak bilcümle himaye tedbirleri bunlara da tatbik edilecektir.

Enternöman yerlerinde yangın tehlikelerine karşı da kâfi ihtiyat tedbirleri alınacaktır.

FASIL: III

İaşe ve ilbas

Madde —89

Enternelere normal bit sıhhat muvazenesi temin etmek ve gıdasız­lıktan tevellüt edecek teşevvüşlere mâni olmak için enternelerin günlük iaşe tayınları miktarı, vasıf ve tenevvü itibariyle kâfi derecede olacaktır. Keza enternelerin alışık oldukları rejim de nazarı itibara alınacaktır.

Bundan başka enternelere, mailik olabilecekleri munzam yiyecekleri bizzat hazırlamak vasıtaları da verilecektir.

Enıternelere kâfi miktarda içecek su temin olunacaktır. Bunların tütün içmelerine müsaade edilecektir.

İşçiler, gördükleri işin mahiyetiyle mütenasip munzam gıda alacak­lardır.

Gebe ve loğusa kadınlar ve on beş yaşından küçük çocuklar fizi­yolojik ihtiyaçlariyle mütenasip munzam gıda alacalltlardır.

Madde — 90

Enternelere, tevkif edildikleri sırada beraberlerinde elbise, ayak­kabı ve yedek çamaşır almaları ve lüzumu halinde, bunları. sonraları da tedarik etmeleri için her türlü kolaylıklar gösterilecektir. Enterneler iklimin icabettirdiği derecede elbiseye malik değillerse ve bunları tedarik edemezlerse, zilyed devlet bu elbiseleri onlara parasız verecektir.

Zilyed devletin enternelere vereceği elbiseler ve enternelerin elbi­selerine haricen koyabileceği işaretler ne terzil edici mahiyette ne de gülünç olacaktır.

İşçilere, işin mahiyetl icabettirdiği her yerde, münasip koruma el­biseleri de dâhil olmak üzere, iş kıyafetleri temin edilecektir.

 

FASIL: IV

Hıfzıssıhha ve tıbbi tedavi

Madde — 91

Her enternöman yerinde, ehliyetli bir doktorun idaresinde, münasip bir revir bulunacak ve enterneler burada muhtaç olabilecekleri tedaviyi görecekler ve muvafık bir gıda alacaklardır. Sâri veya akli has­talıklara uğrıyanlar için tecrit mahalleri tahsis edilecektir.

Loğusa kadınlar ve ağır bir hastalığa tutulan veya vaziyetleri hu­susi bir tedaviyi, cerrahi bir müdahaleyi veya hastaneye kaldırılmayı icabettiren enterneler, bunları tedaviye elverişli bilcümle müesseselere kabul olunacaklar ve halkın heyeti umumiyesine gösterilen ihtimam­dan daha aşağı olmıyan bir tedavi göreceklerdir.

Enterneler tercihan kendi milliyetlerine mensup bir tıbbi personel tarafından tedavi olunacaklardır.

Enterneler, muayene olmak üzere tıbbi makamların önüne çıkmak­tan menolunmıyacaklardır. Zilyed devletin tıbbi makamları tedavi altına alınan herhangi bir enterneye, talebi üzerine, hastalığının veya yara­larının mahiyeti, tedavinin müddeti ve yapılan müdavatı gösterir resmi bir vesika vereceklerdir. Bu vesikanın bir sureti 140 ıncı maddede der­piş olunan Merkez Ajansına gönderilecektir.

Enternelerin sıhhatli bir vaziyette kalmaları için yapılan lüzumlu tedavi ve verilen aletler, bilhassa diş ve saire protezleni ve gözlükler onlara meccanen temin olunacaktır.

Madde — 92

Enternelerin sıhhi teftişleri en az ayda bir defa yapılacaktır. Bu teftişlerin hedefi bilhassa umumi sıhhat ve gıda vaziyetiyle temizlik vaziyetlerini kontrol etmek, ve sâri hastalıkları, bilhassa veremi, züh­revi hastalıkları ve sıtmayı meydana çıkarmaktır. Bu teftişler bilhassa her enternenin tartılması ve senede en az bir defa radioskopik muaye­nesini ihtiva edecektir.

FASIL: V

Dini, fikri ve bedeni faaliyetler

Madde — 93

Enterneler, zilyed makamlar tarafından tâyin olunacak mütat inzıbat­i tedbirlere riayet etmek şartiyle, kendi mezhepleninin âyinlerine iştirak de dâhil olmak üzere, dinlerinin vecibelerini yerine getirmekte ta­mamiyle serbest bırakılacaklardır.

Bir dinin rahibi olan enterneler, dindaşları arasında rahipliği ta­mamiyle ifaya mezun kılınacaklardır. Bu hususta, zllyed Devlet rahip­lerin aynı dili konuşan ve aynı dine sâlik olan enternelerin yerleştiril­dikleri enternöman kampları arasında âdilâne bir tarzda taksim edil­melerine itina gösterecektir. Şayet rahipler kâfi miktarda değilseler, zilyed Devlet bir enternöman yerinden diğerine gitmeleri için icabeden kolaylıkları gösterecek, bilhassa nakil vasıtaları verecektir ve hastane­lerde yatan enterneleri ziyaret etmelerine müsaade olunacaktır. Bir di­nin rahipleri, ruhani vazifeleri hususunda zilyed devletin dini makamla­riyle ve, imkân nisbetinde, kendi mezheplerine ait beynelmilel dini teş­kilatla muhabere serbestisinden istifade edeceklerdir. Bu muhabere, 107nci maddede zikrolunan kontenjana dâhil addedilmiyecek, fakat 112 nci maddenin hükümlerine tâbi tutulacaktır.

Şayet enterneler kendi dinlerinin bir rahibinin yardımlarına maz­har olmazlarsa veya bu rahipler kâfi sayıda bulunmazlarsa, aynı mezhe­bin mahalli dini makamı, zilyed devletle mutabık olarak, ya enternele­rin salik bulundukları mezhebin bir rahibini, yahut da, mezkur din iti­bariyle imkân varsa, müşabih bir mezhebin rahibini veya ehliyetli bir laik’i tâyin edebilecektir. Bu lâik memur, deruhde ettiği vazifeye muzaf bütün hususlardan istifade edecektir. Bu suretle tâyin olunacak şahıslar, zilyed devletin koyduğu bilcümle nizamata, inzibat ve emniyetin nef’ine olarak, riayet edeceklerdir.

Madde — 94

Zilyed devlet, enternelerin fikir, terbiye, vâkit geçirme ve spor fa­aliyetlerini, bunlara iştirak edip etmemekte kendilerini serbest bırak­makla beraber, teşci edecektir. Bunların ifasını teminen mümkün olan her tedbiri alacak ve bilhassa münasip mahaller tahsis edecektir.

Enternelerin tahsillerine devam etmelerine ve yeni tahsillere ko­yulmalarına imkân vermek üzere kendilerine mümkün olan her türlü kolaylık gösterilecektir. Çocukların ve gençlerin talim ve terbiyeleri te­min olunacaktır. Bunlar enternöman yerlerinin gerek içinde, gerek dı­şında mekteplere devam edebileceklerdir.

Enterneler bedeni hareketlerde bulunmak, sporlara ve açık hava oyunlarına iştirak etmek imkânına malik olacaklardır. Bütün enternö­man yerlerinde, bu husus için serbest sahalar tahsis edilecektir. Ço­cuklara ve gençlere hususi yerler tahsis olunacaktır.

Madde — 95

Zilyed devlet, enterneleri ancak kendileri arzu ederlerse işçi olarak kullanabilir. Herhalde, bunları enterne edilmemiş bir himaye gören sahsa tahmil edildiği takdirde işbu Sözleşmenin 40 ıncı veya 51 inci maddelerini ihlâl edecek olan işlerde ve keza tehzil ve terzil edici mahi­yetteki işlerde kullanmak yasaktır.

Altı haftalık bir çalışma devresinden sonra enterneler sekiz gün evvelden haber vermek şartiyle her zaman çalışmaktan vazgeçebilirler.

Bu hükümler, zilyed devletin, enterne doktorları, dişçileri ve diğer sıhhiye personeli âzasını beraber ikamet ettikleri enterneler lehine ola­rak mesleklerini ifaya mecbur tutmak, enterneleri enternöman yerinin idare ve bakım işleriyle tavzif etmek, bu şahısları mutfak ve diğer ev işlerinde kullanmak ve nihayet enterneleri hava bombardımanlarına ve harbden mütevellit diğer tehlikelere karşı korumaya mâtuf işlerde is­tihdam etmek hususlarındaki hakkına bir halel getiremez. Mamafih hiç­bir enterne, idare doktoru tarafından bedenen kabiliyetsizliği beyan olu­nan işleri ifaya mecbur tutulamaz.

Zilyed devlet, bütün çalışma şartlarına, tıbbi müdavata, ücretlerin ve iş kâzalariyle mesleki hastalıklar tazminatının tediyesine mütaallik mesuliyetleri tamamiyle deruhde edecektir. Çalışma şartları ve iş kâzalariyle mesleki hastalıklar tazminatı milli kanunlara ve örf ve âdete uygun olacaktır ve hiçbir veçhile aynı mıntıkada aynı mahiyetteki işe tatbik edilenden aşağı olmıyacaktır. Ücretler, zilyed devlete enterneler ve icabı halde zilyed devletten gayri iş verenler arasında mutabık ka­lınarak ve zilyed devletin enterneye meccanen bakmak ve keza ona sıh­hi vaziyetinin lüzumlu kıldığı tıbbi müdavatı meccanen temin eylemek hususundaki mükellefiyeti gözönünde bulundurularak, âdilâne bir tarz­da tâyin olunacaktır. Üçüncü bentte istihdaf olunan işlerde devamlı ola­rak istihdam edilen enterneler, zilyed devletten âdilâne bir ücret ala­caklardır; çalışma şartları ve iş kâzalariyle meslek hastalıkları tazmi­natı aynı mıntıkada aynı mahiyetteki işler için tatbik olunandan aşağı olmıyacaktır.

Madde — 96

Her iş miifrezesi bir enternöman yerine bağlı olacaktır. Zilyed dev­letin salâhiyetli makamları ve bu enternöman yerinin kumandanı, iş müf­rezelerinde iş bu Sözleşme hükümlerine riayet edilmesinden mesul ola­caklardır. Kumandan, kendine tabi iş müfrezelerinin muntazam bir listesini tutacak ve enternöman yerlerini ziyaret edecek olan hami devletin, Beynelmilel Kızılhaç Komitesinin veya diğer insani teşkilâtın murahhaslarına ­tevdi edecektir.

 

FASIL:VI

Şahsi mülkiyet ve mali menabi

Madde — 97

Enternelerin zati eşyalarını muhafaza etmelerine müsaade olunacaktır. Üzerlerinde bulunan paralar, çekler, esham, ilâh ve keza kıymetli eşya ancak mevzu usuller dairesinde ellerinden alınabilecektir. Kendilerine bunlar için tafsilatlı  bir  makbuz verilecektir.

Paralar, 98 nci maddede derpiş olunduğu üzere, her enterneye ait hesabın matlubuna kaydolunacaktır. Bu paralar başka bir paraya tahvil edilemez; meğer ki sahibinin enterne edildiği toprakların kanunu bunu zaruri kılsın veya bizzat enterne buna muvafakat eylesin. Bilhassa şahsi veya hissi kıymeti olan eşya enternelerden alınamaz.

Enterne edilen bir kadın ancak bir kadın tarafından araştırılabilir. Enterneler, tahliye edildikleri veya vatanlarına iade olundukları vâkit, 98 inci madde mucibince tutulacak hesaplarının matlubunda bu­lunan bakiyeyi nakden alacakları gibi zilyed devletin, mer’i kanunlarına göre, alıkoyması icabeden eşya ve kıymetler hariç olmak üzere, enterne edilmeleri sırasında kendilerinden alınan bilcümle eşyayı, paraları, çek­leri, eshamı vesaireyi de geri alacaklardır. Enterneye ait bir mal bu ka­nunlar sebebiyle alıkonulacak olursa alakadara tafsilatlı bir tasdikna­me verilecektir.

Enternelerin elinde bulunacak aile vesikaları ve hüviyet varaka­ları ancak makbuz mukabilinde kendilerinden alınabilir. Hiçbir zaman enterneler hüviyet varakasız bulunmıyacaklardır. Eğer hüviyet varaka­ları yoksa kendilerine zilyed makamlar tarafından tanzim edilen ve en­ternömanın sonuna kadar hüviyet varakasının yerini tutacak olan husu­si vesikalar verilecektir.

Enterneler, mubayaat yapabilmek için, üzerlerinde nakit veya mu­bayaa bonoları olarak bir miktar para bulundurabileceklerdir.

Madde — 98

Enterneler, yiyecek ve tütün, tuvalet levazımı gibi eşya mubayaa edebilmek için muntazaman tahsisat alacaklardır. Bu tahsisat, kredi veya mubayaa bonoları tarzında olabilir.

Bundan maada, enterneler, tebaası bulundukları devletten, hami devletten, kendilerine yardım edebilen herhangi bir teşekkülden veya aile­lerinden para alabilecekleri gibi, zilyed devletin kanunları mucibince mallarının gelirlerini de alabilirler. Menşe devletinin tahsis ettiği para miktarları her sınıf enterneler için (mâlül, hasta, gebe kadın, ilâh) ay­nı olacak ve mezkür devlet tarafından işbu Sözleşmenin 27 inci madde­sinde menedilen fark gözetmeye müstenit bir tesbit yapılamıyacağı gibi zilyed devlet tarafından da böyle bir esasa istinaden tevzi edilemiye­cektir.

Zilyed devlet, her enterne için muntazam bir hesap tutacak ve bu hesabın matlubuna işbu maddede zikrolunan tahsisatla, enternenin ka­zandığı ücretler ve kendisine yapılan para irsalatı kaydolunacaktır. Keza, kendisinden alınan ve enternenin bulunduğu topraklarda mer’i kanunlar mucibince serbest bırakılabilecek olan paralar da bu matluba geçirilecektir. Ailesine veya iktisaden kendisine bağlı şahıslara para göndermesi için enterneye, alakadar topraklarda mer’i kanunlarla telifi kabil olan her türlü kolaylık gösterilecektir. Enterne, zilyed devletin tesbit ettiği hadler dâhilinde, şahsi masrafları için lüzumlu olan parayı bu hesaptan çekebilecektir. Enterneye, hesabını incelemek ve hülasalar almak hususunda her zaman mâkul kolaylıklar gösterilecektir. Bu he­sap, talep üzerine, hami devlete bildirilecek ve enterne başka bir yere naklolunursa, onu takip edecektir.

FASIL: VII

İdare ve inzibat

Madde — 99

Her enternöman yeri, zilyed devletin muntazam askeri kuvvetleri arasından veya muntazam sivil idari kadrosundan seçilmiş mesul bir subay veya memurun idaresi altına konulacaktır. Enternöman yerinin kumandanı olan subay veya memurun elinde işbu Sözleşmenin kendi mensup olduğu memleketin resmi dilinde veya resmi dillerinden birinde yazılmış metni bulunacak ve kendisi bu mukavelenin tatbikından me­sul olacaktır. Nezarete memur personele gerek işbu Sözleşme hükümle­ri, gerek Sözleşmenin tabikını istihdaf eden nizamnameler öğretilecektir.

İşbu Sözleşmenin ve yine işbu Sözleşme mucibince akdedilmiş olan hususi anlaşmaların enternelerce anlaşılacak bir lisanda yazılmış me­tinleri enternöman yerlerine asılacak veya enterneler komitesinin elin­de bulunacaktır.

Nizamnameler, emirler, ihtarlar ve her türlü ihbarlar enternelerin anladıkları lisanda kendilerine tebliğ olunacak ve enternöman yerleri­nin içine asılacaktır.

Enternelere verilecek ferdi bütün emirler ve kumandalar keza, kendilerinin anlayabilecekleri bir lisanda verilecektir.

Madde — 100

Enternöman yerlerindeki inzibat insanlık prensipleri ile kabili telif olacak ve hiçbir halde enternelerin sıhhatine muzir yorgunlukları veya maddi veya manevi ezaların mucip olmıyacaktır. Teşhis için damga veya bedeni alametler ve işaretler konulması memnudur.

Ayakta uzun bekletmeler veya yoklamalar, ceza mahiye­tindeki beden talimleri, askeri manevra talimleri ve yiyecek tahditleri yasaktır.

Madde — 101

Enterneler ellerinde bulundukları makamlara, kendilerinin tâbi tutuldukları ­rejim hakkında istida vermek hakkını haiz olacaklardır.

Enterneler, enternöman rejimi hususunda şikâyetlerini mucip nok­taları bildirmek üzere, lüzum görürlerse, gerek enterneler komitesi va­sıtasiyle gerek doğrudan doğruya, hami devlet mümessillerine keza bilatahdit müracaat hakkını haiz olacaklardır.

Bu istida ve şikâyetler müstacelen ve değiştirilmeden sevkoluna­caktır. Bu şikâyetler, esassız oldukları anlaşılsa bile, hiçbir cezayı istil­zam etmiyeceklerdir.

Enterneler Komitesi, hami devlet mümessillerine enternöman yer­lerindeki vaziyet ve enternelerin ihtiyaçları hakkında muayyen zaman­larda muntazaman raporlar gönderebilirler.

Madde — 102

Her enternöman yerinde enterneler, zilyed devlet makamları, hami devletler, Beynelmilel Kızılhaç Komitesi ve yardımda bulunan diğer herhangi bir teşekkül nezdinde kendilerini temsil etmek üzere, her altı ayda bir serbestçe ve gizli rey ile bir komiteye âza seçeceklerdir. Bu ko­mitenin âzaları tekrar intihap olunabilir.

Seçilen enterneler, zilyed makam bu intihabı tasdik ettikten sonra, vazifeye başlıyacaklardır. Ret veya azil halinde sebepleri alakadar ha­mi devletlere bildirilecektir.

Madde — 103

Enterne komiteleri, enternelerin bedeni, ruhi ve fikri vaziyetlerinin iyiliğine hadim olacaklardır.

Bilhassa, enterneler kendi aralarında karşılıklı bir yardım sistemi teşkil etmek isterlerse, bu teşkilât, işbu Sözleşme ile tevdi olunan husu­si vazifelerden ayrıca, mezkür komitelerin salahiyeti cümlesinden ola­caktır.

Madde — 104

Enterne komiteleri âzalarına, vazifelerini güçleştirecek olursa, baş­ka bir iş tahmil edilmiyecektir.

Komite âzaları, enterneler arasından kendilerine lüzumlu olan yar­dımcıları tâyin edebilirler. Komite âzalarına, vazifelerinin ifası için lü­zumlu bilcümle kolaylıklar ve bilhassa bâzı hareket serbestliklerl bah­şolunacaktır. (İş müfrezelerini zfyaretler, eşyanın tesellümü, ilâh.)

Komite âzalarına, zilyed makamlarla, hami devletlerle, Beynelmi­lel Kızılhaç Komitesiyle ve mümessilleriyle ve enternelere yardımda bu­lunacak teşekküllerle olan posta ve telgraf muhaberatında keza bütün kolaylıklar gösterilecektir. Müfrezelerde bulunacak komite âzaları, esas enternöman yeri komiteleriyle olan muhaberelerinde aynı kolaylıklardan istifade edeceklerdir. Bu muhabereler ne tahdit olunacak ne de 107 nci maddede zikredilen kontenjana dâhil addolunacaktır.

Komitenin hiçbir âzası, cari işleri halefine göstermek için lüzumlu olan mâkul zaman kendisine verilmeksizin, başka bir yere nakloluna­maz.

FASIL: VIII

Hariçle münasebetler

Madde — 105

Zilyed devletler, himaye gören şahısları enterne eder etmez, işbu fasıl hükümlerinin icrası için derpiş olunan tedbirleri hem kendilerine, hem tâbi oldukları devlete hem de hami devlete bildireceklerdir; zilyed devletler keza, bu tedbirlerde yapacakları değişiklikleri de bildirecek­lerdir.

Madde — 106

Her enterneye, enterne edilir edilmez veya bir enternöman yerine geldikten en geç bir hafta sonra ve keza bir hastalık halinde veya diğer bir enternöman yerine veya hastaneye nakledildiği takdirde bir taraftan ailesine ve diğer taraftan 140 ıncı maddede derpiş olunan Merkez Ajansına, kabil olursa, işbu Sözleşmeye müzeyyel nümuneye göre tan­zim edilmiş bir enternöman kartı göndererek enterne edildiğinden, ad­resinden ve sıhhi vaziyetinden haberdar etmek imkânı verilecektir. Mez­kür kartlar mümkün olan âzami süratle sevkedilecek ve hiçbir suretle tehir olunamıyacaktır.

Madde — 107

Enternelerin mektup ve kart göndermelerine ve almalarına müsa­ade edilecektir. Şayet zilyed devlet, enternenin göndereceği mektup ve kart adedini tahdit etmeye lüzum görürse bu aded, ayda iki mektup ve dört karttan aşağı olmıyacaktır. Bu mektup ve kartlar kabil olduğu nispette, işbu Sözleşmeye müzeyyel nümunelere göre tanzim edilecektir.

Enternelere gönderilen muhaberata tahditler konulmak lâzım gelirse, bu tahditler ancak menşe devleti tarafından, icabında zilyed dev­letin talebi üzerine, isdar olunabilir. Bu mektuplar ve kartlar mâkul bir mühlet zarfında nakledilecektir; inzıbati sebepler dolayısiyle ne tehir edilebilir ne de alıkonulabilir.

Ailelerinden uzun müddet haber almıyan veya alelâde tarikle almak veya vermek imkânına malik bulunmıyan enternelerin ve keza ailelerinden ­fevkalâde uzakta olanların, ellerinde ne cins para varsa, o para ile ­bedelini ödemek suretiyle, telgraflar göndermelerine müsaade edilecektir. ­Bunlar, kabul edilecek müstacel hallerde de böyle bir tedbir­den istifade edeceklerdir.

Umumi kaide olarak, enternelerin muhaberatı kendi ana dillerinde yazılmış  olacaktır. İhtilâfa dâhil Taraflar başka dillerde de muhabere  yapılmasına müsaade edeceklerdir.

Madde — 108

Enternelerin, posta veya diğer herhangi bir vasıta ile, bilhassa yiyecek maddeleri, elbise, ilâç ve keza din, tahsil ve vâkit geçirme ih­tiyaçlarını karşılamaya. mâ’tuf kitap ve eşya ihtiva eden ferdi veya kolektif irsalâtı almalarına müsaade olunacaktır. Bu irsalât, zilyed dev­leti işbu Sözleşme mucibince uhdesine terettüp eden vecibelerden ibra edemez.

Bu irsalâtın miktarını askeri sebepler dolayısiyle tahdit etmek lü­zumu hâsıl olursa, bu irsalâtı yapmıya memur hami devlet, Beynelmi­lel Kızılhaç Komitesi veya enternelere yardımda bulunan diğer herhan­gi bir teşekkül keyfiyetten usulü dairesinde haberdar edileceklerdir.

Ferdi veya kollektif irsalâtın sevki tarzları, icabında alâkadar devletler arasında hususi anlaşmalara mevzu teşkil edecektir. Alâka­dar devletler, yardım irsalâtının enterneler tarafından alınmasını hiçbir halde tehire uğratamazlar. Yiyecek ve giyecek irsalâtı, kitap ihtiva et­miyecektir. Tıbbi yardımlar, umumiyet itibariyle kolektif paketler içinde gönderilecektir.

Madde — 109

İhtilâfa dâhil Taraflar arasında, kolektif yardım irsalâtının gerek ahzına gerek tevziine mütaallik usuller hakkında hususi anlaşmalar mevcut değilse, kolektif irsalât hususunda işbu Sözleşmeye müzeyyel nizamname tatbik edilecektir.

Yukarıda derpiş olunan hususi anlaşmalar, enterne komitelerinin enternelere ait yardım irsalâtını tesellüm etmek, tevziine tevessül eyle­mek ve bunları mürselünileyhler nef’ine olarak kullanmak hususundaki haklarını hiçbir veçhile takyid edemiyecektir.

Mezkür hususi anlaşmalar keza, bu kolektif irsalâtı sevketmeye memur hami devlet, Beynelmilel Kızılhaç Komitesi veya enternelere yardımda bulunan diğer herhangi bir teşekkül mümessillerinin, bu irsalâtın mürselünileyhlerine tevziini kontrol etmek haklarını da takyid edemez.

Madde — 110

Enternelere ait bilcümle yardım irsalâtı bilümum ithal, Gümrük ilâh. Resimlerinden muaf olacaktır.

Başka memleketlerden posta ile gerek doğrudan doğruya gerek 136 ncı maddede derpiş olunan istihbarat büroları ve 140 ıncı maddede derpiş edilen Merkez Ajansı vasıtasiyle enternelere yapılacak ve enter­nelerin yapacakları bilcümle irsalât, posta paketleri ve para irsalâtı da dâhil olmak üzere, gerek menşe ve mürselünileyh memleketlerde gerek mutavassıt memleketlerde her türlü posta resminden muaf tutulacaktır. Bu hususta, bilhassa, kamplarda veya sivil hapishanelerde mevkuf tu­tulan düşman tabiiyetindeki siviller lehine 1947 Dünya Posta Mukave­lesinde ve Dünya Posta İttihadı Anlaşmalarında derpiş olunan muafiyet­ler işbu Sözleşme rejimi altında enterne edilmiş mazharı himaye diğer şahıslara da teşmil olunacaktır. Bu anlaşmalara iştirak etmemiş olan memleketler, aynı şartlar altında derpiş edilen muafiyetleri bahşetmek­le mükelleftir. Enternelere gönderilen fakat ağırlıklarından veya diğer herhangi bir sebepten dolayı posta ile sevkedilemiyen yardım irsalâtının nakli masrafları, kontrolü altında bulunan bilcümle topraklarda, zilyed dev­lete ait olacaktır. Mukaveleye dâhil diğer devletler kendi topraklarındaki nakil masraflarını deruhte edeceklerdir.

Bu irsalâtın naklinden mütevellit olup da yukardaki bentler muci­bince karşılanamıyan masraflar mürsile terettüp edecektir.

Yüksek Âkıd Taraflar, enternelerin gönderdikleri veya enternele­re gönderilen telgraflara ait telgraf ücretlerini kabil olduğu kadar indirmeye çalışacaklardır.

Madde — 111

Askeri hareketler, 106, 107, 108 ve 113 üncü maddelerde derpiş edilen irsalâtın nakli hususunda alâkadar devletlerin uhdelerine teret­tüp eden vecibeyi ifa etmelerine mâni olursa, alâkadar hami devletler, Beynelmilel Kızılhaç Komitesi veya ihtilâfa dâhil Taraflarca kabul edil­miş diğer herhangi bir teşekkül, bu irsalâtın münasip vasıtalarla (vagon, kamyon, vapur veya uçak ilâh.) sevkini temine teşebbüs edebilecekler­dir. Bu hususta Yüksek Âkıd Taraflar, mezkur nakil vasıtalarını temin etmeye çalışacaklar ve bilhassa lüzumlu serbest geçiş vesikaları vermek suretiyle bu nakil vasıtalarının seyrüseferine müsaade edeceklerdir.

Bu nakil vasıtaları keza:

a) 140 ıncı maddede derpiş olunan Merkezi İstihbarat Ajansı ile 136 ncı maddede derpiş olunan milli bürolar arasında teati olunacak mu­haberatın, listelerin ve raporların;

b) Hami Devletin, Beynelmilel Kızılhaç Komitesinin veya enter­nelere yardımda bulunan diğer herhangi bir teşekkülünün enterneler hakkında gerek bizzat kendi murahhaslariyle gerek ihtilâfa dâhil Taraflarla teati edecekleri muhaberat ve raporların;

Sevkinde de kullanılabilecektir.

İşbu hükümler, ihtilâfa dâhil herhangi bir Tarafın, tercih ederse, başka nakliyat tertip etmek ve mutabık kalınacak şartlar altında ser­best geçiş vesikaları vermek hususundaki hakkını hiçbir veçhile tahdit ve takyit edemez.

Mezkür nakil vasıtalarının istimalinden tevellüt edecek masraflar, irsalatın ehemmiyeti ile mütenasip olarak, bu hizmetlerden tebaaları istifade eden ihtilâfa dâhil Taraflara ait olacaktır.

Madde —  112

Enternelere gönderilen ve enternelerin gönderdikleri muhaberatın sansürü kabil olduğu kadar en kısa bir zamanda yapılacaktır.

Enternelere gönderilen irsalâtın muayenesi, ihtiva ettikleri istih­lâk maddelerinin muhafazasını ihlâl edecek şartlar altında yapılmıyacak ve mürselünileyhin veya mürselünileyh tarafından tevkil edilen bir ar­kadaşının muvacehesinde vukubulacaktır. Ferdi veya kolektif irsalâtın enternelere tevdii sansür müşkülâtı bahanesiyle tehir edilemez.

İhtilâfa dâhil Tarafların; askeri veya siyasi sebeplerle koyacakları muhabere memnuiyeti ancak muvakkat mahiyette olacak ve kabil ol­duğu kadar kısa bir müddete inhisar edecektir.

Madde — 113

Zilyed devletler, enternelere gönderilen veya enternelerden çıkan bilcümle vasiyetname, vekâletname veya sair her türlü vesaikın hami devlet veya 140 ıncı maddede derpiş olunan Merkez Ajansı vasıtasiyle veya icabeden diğer vasıtalarla sevk ve irsali hususunda, mâkul bütün kolaylıkları temin eyliyeceklerdir.

Herhalde Zilyed devletler, enternelere bu vesaikın usulüne tevfikan tanzim ve tasdikı işini kolaylaştıracaklardır; bilhassa enternelerin bir hukukçu ile istişarede bulunmalarına müsaade edeceklerdir.

Madde — 114

Zilyed devlet, enternelere, mallarını idare edebilmeleri için, meri enternöman rejimi ve kanunlar ile telifi kabil bilcümle kolaylıkları gös­tereceklerdir. Zilyed devlet bu hususta enternelerin müstacel hallerde ve şartlar imkân veriyorsa, enternöman yerinden çıkmalarına müsaade edecektir.

Madde — 115

Bir enterne, herhangi bir mahkemede, ne olursa olsun, dâhili dâva edilirse, zilyed devlet, alâkadarın talebi üzerine, mahkemeyi mevkufi­yetinden haberdar edecek ve dâvasının hazırlığı ve rüyeti veya mahke­mece verilecek herhangi bir kararın infazı hususlarında, enterne edil­mesinden dolayı hiçbir zarara uğramaması için kanunun çerçevesi dâ­hilinde icabeden bilcümle tedbirlerin alınmasına itina edecektir.

Madde — 116

Her enterne, başta yakınlarının ziyaretleri olmak üzere, muntazam fâsılalarla ve Rabil olduğu kadar sık ziyaretler kabul etmeye mezun kı­lınacaktır.

Müstacel hallerde ve imkân nispetinde, bilhassa bir akrabanın ve­fatı veya ağır hastalığı halinde enterneye ailesi nezdine gitmek müsa­adesi verilecektir.

FASIL: IX

Cezai ve inzibati müeyyideler

Madde — 117

İşbu fasıl hükümleri mahfuz kalmak üzere, enterne edilme sırasın­da suç işliyecek enterneler hakkında üzerinde bulundukları topraklarda meri kanunların tatbikına devam olunacaktır.

Enterne edilmemiş şahıslar tarafından işlendiği takdirde mücaza­tı mucip görülmediği halde enterneler tarafından işlendiği zaman ka­nunlar, nizamnameler veya umumi emirler mucibince cezayı müstelzim addedilen hareketler, ancak inzıbati müeyyideleri intaç edebilir.

Bir enterne, aynı vakadan ve aynı ittiham unsurundan dolayı an­cak bir defa tecziye olunabilir.

Madde — 118

Mahkemeler veya makamlar, cezayı tâyin ederken, maznunun zilyed devlet tebaası olmadığını en geniş imkân nispetinde nazarı itibara alacaklardır. Mezkur mahkeme veya makamlar, enternenin maznun bu­lunduğu suç için derpiş olunan cezayı hafifletmekte serbest olacaklar ve bu hususta, bu suç için asgari cezaya riayet etmekle mükellef bulun­mıyacaklardır.

Gün ışığı almıyan yerlere hapis ve umumiyet itibariyle her şekil eza ve cefa memnudur.

Ceza gören enterneler, kendilerine verilen inzıbati veya adli ceza­ları çektikten sonra, diğer enternelerden başka türlü muameleye tâbi tutulmıyacaklardır.

Bir enternenin duçar olacağı ihtiyati mevkufiyetin müddeti, ken­disine hürriyeti selbedici mahiyette verilecek her türlü inzıbati veya adli cezalardan indirilecektir.

Enterne komiteleri, vekilleri bulundukları enternelere karşı teves­sül olunacak her türlü adli takibattan ve bunların neticelerinden haberda­r edilecektir.

Madde — 119

Enternelere tatbik olunacak inzıbati cezalar şunlardır:

1. 95 inci maddede derpiş olunan ücretin yüzde ellisine kadar ve günü aşmıyacak bir devre için para cezası.

2.  İşbu Sözleşmede derpiş edilen ücrete zamimeten temin olunan istifadelerin ilgası,

3. Günde iki saati aşmıyan ve enternöman yerinin bakımını is­tihdaf eden angaryalar,

4. Mevkufiyetler.

Hiçbir halde inzıbati cezalar gayri insani, dürüst veya enternelerin sıhhati için tehlikeli mahiyette olamaz. İnzıbati cezalar, enternelerin yaşını, cinsiyetlerini ve sıhhi vaziyetlerini gözönünde bulunduracaktır.

Aynı cezanın müddeti, bir enterne kendi hakkında karar verilirken, birbiriyle münasebettar olsun olmasın, inzıbaten mütaaddit vakalardan mesul olsa dahi, devamlı surette âzami otuz günü asla tecavüz edemez.

Madde — 120

Firar eden ve tekrar yakalanan ve firara teşebbüs eden enterneler, bu hareketlerinden dolayı, tekerrür vâkı olsa dahi, ancak inzıbati ceza görebilirler.

118 inci maddenin üçüncü bendi hilâfına olarak, firardan veya fi­rara teşebbüsten dolayı ceza gören enterneler hususi bir nezaret rejimine tâbi tutulabilirler; şu şartla ki bu rejim sıhhi vaziyetlerini ihlâl etmiye­cek, bir entrnöman yerinde çekilecek ve işbu Sözleşme ile kendilerine yenilen teminattan hiçbirinin ilgasını tazammun etmiyecektir.

Bir firarda veya firara teşebbüste işbirliği yapmış olan enterne­ler, bu yüzden ancak inzıbati cezaya uğrıyabilirler.

Madde — 121

Bin enterne, firar esnasında işlediği suçtan dolayı mahkemeye ve­rilirse, firar veya firara teşebbüs hâdisesi, mükerrer dahi olsa, esbabı müşeddeden addedilemiyecektir.

İhtilâfa dâhil Taraflar, bin enterne tarafından işlenen suçun, bil­hassa firar veya firara teşebbüsle alâkalı hâdiselerde, inzıbati olanak mı yoksa adli olarak mı tecziyesi icabettiğini takdir ederken, salâhiyetli makamların müsamaha göstermelerine itina eyliyeceklerdir.

Madde — 122

İnzıbata aykırı bir suç teşkil eden vakıalar derhal tahkikata mev­zu teşkil edecektir. Bilhassa firar veya firara teşebbüs hususunda böy­le olacak ve yakalanan enterne kabil olduğu kadar kısa bir zamanda salâhiyetli makamlara teslim edilecektir.

Bilcümle enterneler için, inzıbati suçlarda ihtiyati mevkufiyet as­gari hadde indirilecek ve 14 günü tecavüz eylemiyecektir. Bütün haller­de, ihtiyati mevkufiyet müddeti, kendisine hürriyeti selbedici mahiyette verilecek cezadan tenzil olunacaktır.

124 üncü ve 125 inci maddelerin hükümleri, inzıbati suçtan dolayı ihtiyaten mevkuf tutulan enternelere tatbik edilecektir.

Madde — 123

Mahkemelerin ve üst makamların salâhiyetine halel gelmeksizin, inzıbati cezalara, ancak enternöman yerinin kumandanı veya inzıbati salahiyetini tevki ettiği mesul bir subay veya memur tarafından verilebilir.

 İnzıbati bir cezaya hükmolunmadan evvel maznun enterne, kendi­sine isnat olunan suçlardan sarahatle haberdar edilecektir. Enterneye, hattı hareketini muhik göstermek, kendisini müdafaa etmek, şahitler dinletmek ve lüzumu halinde ehliyetli bir tercümanın müzaharetine mü­racaat eylemek müsaadesi verilecektir. Karar, maznunun ve enterneler komitesinin bir âzası muvacehesinde tefhim olunacaktır.

İnzibati kararla bu kararın icrası arasında bir aydan fazla bir müddet geçmiyecektir.

Bin. enterne inzıbati yeni bin cezaya uğrarsa, cezalardan birinin müddeti on gün veya daha fazla olduğu takdirde, cezalardan her birinin infazı en az üç günlük bir fâsıla ile ayrılacaktır.

Entennöman yerinin kumandanı, verilecek inzıbati cezaların bir defterini tutacak ve bu defter hami devlet mümessillerinin emrine âmade tutulacaktır.

Madde — 124

Hiçbir halde enterneler, inzibati cezalar çekmek için ceza müesse­selerine (hapisane, ıslahhane, kürek cezası çekilen yerler, ilâh.) nakle­dilemezler.

İnzıbati cezaların çekileceği mahaller, hıfzıssıhha icaplarına uygun olacak ve bilhassa kâfi yatak malzemesini muhtevi olacaktır; tecziye edilen enternelerin temiz bir halde bulunabilmelerine imkân verilecektir.

Enterne edilen ve inzibati bir ceza çekmekte olan kadınlar, erkek­lerinkinden ayrı mahallerde mevkuf tutulacaklar ve doğrudan doğruya kadınların nezareti altına konulacaklardır.

Madde — 125

İnzıbaten tecziye edilen enternelerin her gün idman yapmalarına en az iki saat açık havada kalmalarına müsaade olunacaktır.

Bu enternelere, kendi talepleri üzerine, günlük tıbbi muayeneye git­meleri  için müsaade verilecektir; enterneler, sıhhi vaziyetlerinin icabet­tirdiği tedaviyi görecekler ve lüzumu halinde, enternöman yerinin revirine veya bir hastaneye sevkolunacaklardır.

Bu enternelerin okuyup yazmalarına ve keza mektup göndermelerine ve almalarına müsaade edilecektir. Buna mukabil, paketler ve göderilen paralar ­onlara ancak cezanın hitamında verilebilir; buna intizaren paketler ve paralar enterneler komitesine emanet edilecek ve ­bu komite paketlerde bulunan çürüyebilecek istihlâk maddelerini tevdi­ eyliyecektir.

İnzibaten tecziye edilen hiçbir enterne 107 nci ve 143 üncü madde hükümlerinden istifade eylemekten mahrum edilemez.

Madde — 126

71 ilâ 76 ncı (dâhil) maddeler, zilyed devletin milli topraklarındaki enternelere karşı girişilen takibatta da, kıyas yolu ile tatbik olunacaktır.

FASIL: X

Enternelerin nakli

Madde — 127

Enternelerin nakli daima insani bir tarzda yapılacaktır. Umumi kaide olarak buna şimendiferle veya diğer nakil vasıtalariyle tevessül olunacak ve en az, zilyed devlete ait asker kıtalarının yer değiştirmelerinde istifade ettikleri şartlar altında vukubulacaktır. Şayet istisnaen, nakiller yaya olarak yapılacaksa, ancak enternelerin bedeni vaziyetleri buna müsait olduğu takdirde vukubulacak ve onlara hiçbir halde fazla yorgunluklar tahmil etmiyecektir.

Zilyed devlet, enternelere nakilleri sırasında sıhhatlerini idame için içecek su ve kâfi miktarda, vasıfta ve nevide gıda vereceği gibi, müna­sip elbise ve sığınak ve lüzumlu tıbbi müdavatı da temin eyliyecektir. Zilyed devlet, enternelerin nakilleri esnasında emniyetlerini sağlamak için bilcümle faydalı ihtiyat tedbirlerini alacak ve nakledilen enternelerin, hareketten evvel, tam bin listesini tanzim edecektir.

Hasta, yaralı veya mâlül enterneler, ve keza, loğusa kadınlar se­yahat yüzünden sıhhatleri muhtel olabileceği müddetçe nakledilmiye­ceklerdir; meğer ki emniyetleri bunu mutlak surette icabettirsin.

Harb cephesi bir enternöman yerine yaklaştığı takdirde, enterne­ler ancak nakilleri kâfi emniyet şartları altında yapılabilirse veya ol­dukları yerde kalmaları nakledilmelerinden daha fazla tehlikeyi mucip olacaksa, nakledileceklerdir.

Zilyed devlet, enternelerin nakline karar verirken, bilhassa vatan­larına iade veya ikametgahlarına avdet güçlüklerini artırmamak bakı­mından menfaatlerini gözönünde bulunduracaktır.

Madde — 128

Bir nakil halinde, enterneler resmen hareketlerinden ve yeni posta adreslerinden haberdar edileceklerdir; bu haber onlara zati eşyalarını ihzar ve ailelerine keyfiyeti bildirebilmeleri için zamanında verilecek­tir.

Enternelerin şahsi eşyalarını, muhaberatını ve adreslerine gelen paketleri beraberlerinde götürmelerine müsaade edilecektir. Nakil şart­ları icabettirdiği takdirde bu zati eşyanın ağırlığı azaltılabilirse de hiç­bir halde enterne başına yirmi beş kilodan aşağı indirilemez.

Enternelerin eski enternöman yerlerine gönderilecek muhaberat ve paketler derhal kendilerine irsal olunacaktır.

Enternöman yerinin kumandanı, enterneler komitesiyle anlaşarak, enternelerin kolektif mallarını ve işbu maddenin ikinci bendi mucibince vâki olacak tahdit sebebiyle beraberlerinde götüremedikleri zati eşyanın naklini temin için lüzumlu tedbirleri alacaktır.

FASIL: XI

Vefat

Madde — 129

Enterneler vasiyetnamelerini mesul makamlara tevdi edebilirler. Bu makamlar vasiyetnameleri muhafaza edeceklerdir. Enternelerin ve­fatı halinde bu vasiyetnameler enterneler tarafından gösterilen şahıs­lara süratle irsal olunacaktır.

Her enternenin vefatı bir doktor tarafından tesbit edilecek ve ve­fatın sebeplerini ve hangi şartlar altında vukubulduğunu müş’ir bir ra­por tanzim edilecektir.

Usulüne tevfikan tescil edilmiş resmi bir ölüm ilmühaberi enternö­man yerinin bulunduğu topraklarda meri nizamata göre tanzim olunacak ve bunun musaddak bir sureti hami devlete ve keza 140 ıncı mad­dede denpiş edilen Merkez Ajansına süratle gönderilecektir.

Madde — 130

Zilyed makamlar, esarette bulunurken vefat eden enternelerin se­ri bir surette ve mümkünse mensup oldukları dinin merasimiyle gömül­melerine, mezarlarına hürmet edilmesine, bu mezarların münasip bir şekilde muhafazasına ve daima bulunabilecek bir tarzda işaretlendirilmesine itina edeceklerdir.

Vefat eden enterneler, kolektif bir mezarı zaruri kılan haller müs­tesna olmak üzere, ayrı ayrı gömüleceklerdir. Cesetler ancak mücbir hıfzıssıhha sebepleriyle veya müteveffanın dini icabı olarak yahut da                                     bir arzu izhar etmişse yakılabilir. Ceset yakıldığı takdirde bu keyfiyet ­enternelerin ölüm ilmühaberine sebepleri gösterilerek kaydolunacaktır. Küller, zilyed makamlar tarafından itina ile muhafaza olunacak müteveffanın yakın akrabalarına, şayet böyle bir talepte bulunurlarsa kabil olduğu kadar süratle tevdi edilecektir.

Zilyed devlet, vefat eden enternelere ait mezarların listelerini mensup oldukları devletlere, ahval ve şerait müsaade eder etmez ve en geç muhasematın hitamında, 136 ncı maddede derpiş edilen istihbarat büro­ları vasıtasıyle isal edecektir. Vefat eden enternelerin teşhis ve mezar sıhhatle tâyin edilebilmesi için lüzumlu bütün izahat bu listelerde ­verilecektir.

Madde. 131

 Bir enternenin bir nöbetçi veya diğer bir enterne veya başka her­ şahıs tarafından öldürülmesi veya ağır surette yaralanması  veya bunun böyle olduğundan şüphe edilmesi halinde ve keza sebebi bi­linmiyen her vefat hâdisesi vukuunda, zilyed devleti derhal resmi tah­kikat açacaktır.

Bu hususta, hami devlete derhal tebligatta bulunulacaktır. Her şa­hidin ifadesi alınacak, bu ifadeleri ihtiva eden bir rapor hazırlanarak mezkür devlete tevdi olunacaktır.

Şayet tahkikat neticesinde bir veya mütaaddit şahısların mücrimi­yeti sâbit olursa, zilyed devlet mesul veya mesuller hakkında adli tahkikat yapılması için bilcümle tedbirleri alacaktır.

FASIL: XII

Tahliye, vatana iade ve bitaraf bir memlekette hastaneye yatırılma

Madde — 132

Herhangi enterne bir şahıs, enterne edilmeyi mucip olan sebepler zâil olur olmaz, zilyed devlet tarafından tahliye olunacaktır.

Bundan maada, ihtilâfa dâhil Taraflar, bazı zayıf enternelerin ve bilhassa çocukların, gebe kadınların ve süt çocuklariyle annelerinin ve küçük yaşta çocukların, yaralıların ve hastaların veya uzun müddet esarette kalmış enternelerin tahliyesi, vatanlarına iadesi, ikametgâhla­rına avdeti veya bitaraf bir memlekette hastaneye yatırılması için, mu­hasamat esnasında anlaşmalar akdine çalışacaklardır.

Madde — 133

Enterne edilme, muhasamatın sonunda kabil olduğu kadar süratle nihayet bulacaktır.

Maahaza, ihtilâfa dâhil bir Tarafın topraklarında, munhasıran in­zıbati olmıyan bir cezayı müstelzim suçlardan dolayı cezai takibat altın­da bulunan enterneler, takibatın sonuna kadar ve icabında ceza bitinceye kadar, alıkonulabileceklerdir. Keza, daha önce hürriyeti münselip bir ce­zaya uğramış olanlar da aynı muameleye tâbi tutulabileceklerdir.

Muhasamatın veya işgalin hitamında, dağılmış olan enterneleri ara­mak üzere, alâkalı devletlerle zilyed devlet arasında bir anlaşma yapı­larak komisyonlar kurulacaktır.

Madde — 134

Yüksek Âkıd Taraflar, muhasamatın veya işgalin hitamında, bü­tün enternelenin en son ikametgâhlarına avdetlerini temine veya vatan­larına iadelerini teshile gayret edeceklerdir.

Madde — 135

Zilyed devlet, serbest bırakılacak enternelerin, enterne edildikleri zaman ikamet etmekte oldukları yerlere avdet masraflarını veya seya­hatleri sırasında veya açık denizde yakalanmışlarsa seyahatlerini ikmal etmelerine veya hareket noktalarına dönmelerine imkân vermek için lüzumlu masrafları deruhde edecektir.

Şayet zilyed devlet, nizami ikametgâhı evvelce kendi topraklarında olan tahliye edilmiş bir enternenin o topraklarda ikametine müsaade et­mezse, bu enternenin vatanına iadesi masraflarını tediye eyliyecektir. Maamafih enterne, kendi mesuliyeti altında veya tâbi bulunduğu hükü­mete mutavaat için memleketine dönmeyi tercih ederse, zilyed devlet bu masrafları kendi toprağı haricinde ödemiye mecbur değildir. Zilyed devlet, bizzat isteğiyle enterne edilmiş olan bir enternenin vatanına dön­mesi masraflarını da ödemiye mecbur olmıyacaktır.

Eğer enterneler, 45 inci madde mucibince nakledilirlerse, onları nakleden devletle kabul eden devlet her birine bu masraflardan düşen hisse üzerinde anlaşacaklardır.

Bu hükümler, ihtilâfa dâhil Taraflar arasında düşman elinde bu­lunan tebaalarının mübadelesi ve vatanlarına iadesi hakkında akdoluna­bilecek hususi anlaşmaları ihlâl edemez.

KISIM: V

İstihbarat büroları ve merkez ajansı

Madde — 136

Bir ihtilâfın daha bidayetinde ve bilcümle işgal hallerinde, ihtilâfa dâhil Taraflardan her biri, elinde bulundurduğu himaye gören şahıslar hakkında malümat alıp vermeye memur resmi bir büro tesis edecektir.

İhtilâfa dâhil Taraflardan her biri, yakalanalı iki haftadan fazla olan, mecburli ikamete memur edilen veya enterne olunan her mazharı himaye şahıs aleyhinde aldığı tedbirlere dair mezkur istihbarat bürosuna kısa bir zamanda malümat verecektir. Bundan maada, zilyed dev­let, bu himaye gören şahısların nakil, tahliye, vatanlarına iade, firar, hastaneye yatırılma, doğurma ve vefat gibi, vaziyetlerinde vukubulacak­ değişiklikler hakkında da mezkür büroya süratle malümat verilmesiyle ilgili servislerini vazifelendirecektir.

Madde — 137

Milli istihbarat bürosu, himaye gören şahıslar hakkındaki malüma­tı şahısların tabi oldukları devlete ve topraklarında ikametgâhlarının bulunduğu memlekete bir taraftan hami devletler ve diğer taraftan 14O ncı maddede derpiş edilen Merkez Ajansı vasıtasiyle müstacelen ve en seri vasıtalarla isal edecektir. Bürolar keza, himaye gören şahıslar hak­kında kendilerinden yapılacak bilcümle taleplere cevap vereceklerdir.

İstihbarat büroları, verilmesinin alâkalı şahıs veya ailesi için za­rarlı olabileceği haller müstesna olmak üzere, himaye gören şahıslar göndereceklerdir. Bu takdirde dahi, mezkür malümatı Mer­kez Ajansına vermemezlik edemiyeceklerdir. Merkez âjansı, ahval ve şeraitten haberdar edilmiş bulunacağından, 140 ıncı maddede gösterilen lüzumlu ihtiyat tedbirlerini alacaktır. Bir büro tarafından yapılacak tahriri tebligat bir imza veya bir mühür ile tasdik edilmiş olacaktır.

Madde — 138

Milli istihbarat bürosu tarafından alınan ve verilen malumat, hi­maye gören şahsın sıhhatle teşhisini ve ailesine süratle haber verilmesi­ni mümkün kılacak tarzda olacaktır. Bu malümat, her şahıs için en az soyadını, kendi adını, doğum yerini ve tam olarak tarihini, milliyetini, son ikametgâhını, alâmeti farikalarını, baba adını ve annenin soyadını, mezkur şahıs hakkında alınan tedbirlerin tarihini ve mahiyetini ve keza bu tedbirlerin alındığı yeri, muhaberatın kendisine hangi adrese gön­derilebileceğini ve keyfiyetten haberdar edilmesi lazımgelen şahsın adı ve adresini ihtiva edecektir.

Keza, hasta veya ağır yaralı enternelerin sıhhi vaziyetleri hakkın­da muntazaman ve kabilse her hafta malumat verilecektir.

Madde — 139

Milli istihbarat bürosu bundan maada, 136 ncı maddede istihdaf olunan mazharı himaye şahısların bilhassa vatanlarına iade, tahliye, firar veya vefatları sırasında bıraktıkları kıymetli zati eşyayı toplamak ve doğ­rudan doğruya ve icabı halinde Merkez Ajansı vasıtasiyle alâkadarlara göndermekle de muvazzaf olacaktır. Bu eşya, büro tarafından mühürlen­miş paketler içinde gönderilecek; bu paketlere, eşyanın ait olduğu şa­hısların hüviyetlerini sarahatle tesbit eden vesikalar ve keza paketin tam bir müfredat cetveli ilsak olunacaktır. Bütün bu neviden eşyanın ahzı ve irsali tafsilatlı olarak defterlere kaydedilecektir.

Madde — 140

Himaye gören şahıslar ve bilhassa enterneler için, bir bitaraf memlekette, Merkez İstihbarat Ajansı tesis edilecektir. Beynelmilel Kı­zılhaç Komitesi, lüzum görürse, alâkalı devletlere, bu ajansın teşkilini teklif edecektir. Bu ajans, harb esirlerine yapılacak muameleye müte­dair 12 âğustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinin 123 üncü maddesin­de derpiş edilenin aynı olabilir.

Merkez ajansı, resmi veya hususi yollarla, elde edebileceği 136 ncı maddede derpiş edilen mahiyetteki bütün malümatı temerküz ettirme­ye memur kılınacaktır. Mezkur ajans bu malümatı, verilmesinin alâka­lı şahıslar veya aileleri için zararlı olabileceği haller müstesna olmak üzere, alâkalı şahısların menşe memleketine veya ikamet ettikleri mem­lekete kabil olduğu kadar süratle isal edecektir. Bu irsalatı yapmak için, ihtilâfa dâhil Taraflardan mâkul her türlü kolaylıkları görecektir.

Yüksek Âkıd Taraflar ve bilhassa Merkez Ajansının hizmetlerin­den tebaası müstefit olan devletler mezkur ajansa muhtaç olabileceği mali müzaharette bulunmaya davet edilir.

Yukarıki hükümler, Beynelmilel Kızılhaç Komitesinin ve 142 nci rnaddede zikrolunan yardım cemiyetlerinin insani faaliyetlerini takyit edici mahiyette bir tefsire uğramıyacaktır.

Madde.  141

Milli istihbarat büroları ve Merkez İstihbarat âjansı, bilcümle pos­ta muafiyetinden ve keza 110 uncu maddede derpiş olunan muafiyetler­den ve kabil olduğu nispette, telgraf muafiyetinden ve hiç değilse ehem­miyetli surette ücret tenzilâtından istifade edecektir.

BAP: IV

Sözleşmenin icrası

KISIM: I

Umumi hükümler

Madde — 142

Zilyed devletler, kendi emniyetlerini teminat altına almak veya mâkul diğer her türlü icapları karşılamak için zaruri gördükleri tedbir­ler mahfuz kalmak üzere, dini teşekküllere, yardım cemiyetlerine ve himaye gören şahıslara yardımda bulunacak diğer herhangi bir teşekkü­le en iyi hüsnükabulü göstereceklerdir. Bunlara ve usulü veçhile tâyin edilmiş murahhaslarına, himaye gören şahısları ziyaret, yardımları tev­zi ve membaı ne olursa olsun talim ve terbiyeye, vâkit geçirmeye veya dine mütaallik malzemeyi keza tevzi, veya enternöman yerleri içinde eğlenceler tertip etmek için icabeden bilcümle kolaylıkları gösterecek­lerdir. Yukarda zikrolunan cemiyetler ve teşekküller, gerek zilyed dev­letin toprağında gerek diğer bir memlekette teessüs edebilecekleri gibi beynelmilel bir mahiyeti de haiz olabilirler.

Zilyed devlet, kendi topraklarında ve kendi kontrolu altında, mu­rahhaslarının faaliyette bulunmalarına müsaade edeceği cemiyetlerin teşekküllerin adedini tahdit edebilir; şu şartla ki böyle bir tahdit, hi­maye gören bütün şahıslara müessir ve kâfi yardımda bulunulmasına mani olmasın.

Beynelmilel Kızılhaç komitesinin bu sahadaki hususi vaziyeti her tanınacak ve saygı görecektir.

Madde — 143

Hami devletlerin mümessilleri veya murahhasları, himaye gören bulunduğu her yere ve bilhassa enternöman, mevkufiyet ve iş gitmeye mezun olacaklardır.

Himaye gören şahıslarca kullanılan bütün mahallere girebilecek­ler ve onlarla, şahitsiz ve icabediyorsa, bir tercüman delaletiyle görüşebileceklerdir.

Bu ziyaretler, ancak mücbir askeri zaruretler dolayısiyle ve yal­nız istisnai ve muvakkat mahiyette olarak yasak edilebilir. Ziyaretlerin sıklığı ve devamı tahdit olunamaz.

Hami devletlerin mümessilleri veya murahhasları, ziyaret edecek­leri yerlerin intihabında tamamiyle serbest bırakılacaklardır. Zilyed ve­ya şagil devletle, hami devlet ve icabı halde, ziyaret edilecek şahısların menşe devleti, bu ziyaretlere enternelerin vatandaşlarının da iştirak et­mesi için aralarında anlaşabilirler.

Beynelmilel Kızılhaç Komitesinin murahhasları, aynı imtiyazlardan istifade edeceklerdir. Bu murahhasların tâyini, icrayı faaliyet edecek­leri topraklar hangi devletin idaresi altında bulunuyorsa, o devletin tas­vibine arzolunacaktır.

Madde — 144

Yüksek Âkıd Taraflar, işbu Sözleşme esaslarının bütün halkça bi­linmesini teminen, Sözleşme metnini sulh zamanında ve harb zamanın­da kabil olduğu kadar geniş bir surette yaymayı ve bilhassa bunun öğ­retimini askeri ve mümkünse sivil tedrisat programlarına ithal etmeyi taahhüt eylerler.

Sivil ve askeri makamlarla zabıta makamları veya harb zamanın­da, himaye gören şahıslara karşı mesuliyetler deruhte edecek olan diğer makamlar, Sözleşme metnini ellerinde bulunduracaklar ve hükümlerin­den bilhassa malümattar olacaklardır.

Madde — 145

Yüksek Âkıd Taraflar, işbu Sözleşmenin resmi tercümelerini ve keza Sözleşmenin tatbikını teminen kabul edecekleri kanunları ve ni­zamnameleri İsviçre Federal Meclisi vasıtasiyle ve muhasamat esnasın­da da, hami devletler vasıtasiyle birbirlerine tebliğ edeceklerdir.

Madde — 146

Yüksek Âkıd Taraflar, aşağıdaki maddede tâyin edilen işbu Söz­leşmeyi vahim surette ihlâl eden hareketlerden birini irtikâp eyleyen veya irtikâp etmek emrini veren şahıslara tatbik olunacak münasip ce­zai müeyyideleri tesbit için lüzumlu bilcümle teşrii tedbirleri almayı ta­ahhüt ederler.

Her Âkıd Taraf, bu vahim ihlâl hareketlerinden birini irtikâp et­mek veya irtikâp etmek emrini vermekle maznun şahısları aramaya mecburdur; ve bunları, milliyetleri ne olursa olsun, bizzat kendi mahke­mesine sevkedecektir. Âkıd Taraflardan her biri, şayet tercih ederse ve bizzat kendi mevzuatında derpiş edilen şartlara göre, bu şahısları taki­batla alâkadar diğer Âkıd bir Tarafa da berayı muhakeme teslim edebi­lir; yeter ki, bu Âkıd Taraf mezkür şahıslar aleyhinde kâfi cürüm de­lâiline malik bulunsun.

Her Âkıd Taraf, aşağıdaki maddede derpiş olunan vahim ihlal hareketlerinden maada işbu Sözleşme hükümlerine muhalif diğer hareketleri durdurmak için de icabeden tedbirleri alacaktır.

Bilcümle ahvalde maznunlar, harb eslrlerine yapılacak muameleye mütedair 12 âğustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesinin 105 inci ve mütaakıp maddelerinde derpiş edilenlerden aşağı olmamak üzere Mu­hakeme usulü ve müdafaa serbestisi teminatından istifade edeceklerdir.

Madde — 147

Yukardaki maddede istihdaf olunan vahim ihlâl hareketleri, Söz­leşme ile himaye edilen şahıslara ve bu şahısların mallarına karşı irti­kâp edildiği takdirde, aşağıdaki hareketlerden biridir: Kasden adam öl­dürmek, biyolojik tecrübeler de dâhil olmak üzere işkence ve gayriinsani muameleler, kasden azap vermek veya beden bütünlüğünü veya sıhhati vahim surette ihlâl etmek, gayri kanuni tehcir veya nakil, gayrikanuni tevkif, himaye gören bir şahsı düşman devletin silâhlı kuvvetlerinde hizmet görmeye mecbur etmek veya işbu Sözleşme hükümleri mucibin­ce nizamen ve bitarafane muhakeme edilmek hakkından mahrum ey­lemek, rehine almak, askeri icapların haklı kılmadığı, gayrimeşru ve keyfi büyük ölçüde mal tahribatı ve mal tesahübü.

Madde — 148

Hiçbir Taraf, yukarıki maddede derpiş edilen ihlâl edici ha­reketlerden dolayı bizzat kendisine veya Âkıd Taraflardan diğer birine terettüp edecek mesuliyetten ne kendi kendini ne de diğer bir Âkıd Ta­rafı tebriye edemez.

Madde — 149

İhtilâfa dâhil Taraflardan birinin talebi üzerine, Sözleşmenin ihlâl edildiğine dair yapılacak her iddia hususunda, alâkalı Taraflar arasın­da      tesbit olunacak usul dairesinde tahkikat açılacaktır.

Şayet tahkikatta takip olunacak usul hakkında itilâf hâsıl olmazsa Taraflar, takip edilecek usulü kararlaştırmak üzere bir hakem inti­habında anlaşacaklardır.

İhlal keyfiyeti bir kere tesbit edildikte, ihtilâfa dâhil Taraflar buna nihayet verip mümkün olan süratle tenkiline geçeceklerdir.

KISIM: II

Nihai hükümler

Madde — 150

İşbu Sözleşme Fransızca ve İngilizce olarak tanzim edilmiştir. Her iki metin de aynı derecede muteberdir.

İsviçre Federal Meclisi Sözleşmenin Rusça ve İspanyolca resmi tercümelerini yaptıracaktır.

Madde — 151

Bugünkü tarihi taşıyacak olan işbu Sözleşme, Cenevre’de 21 Nisan 1949 da açılan konferansta temsil edilen devletler adına 12 Şubat 1950 ye kadar imzalanabilir.

Madde — 152

İşbu Sözleşme kabil olduğu kadar süratle tasdik edilecek ve mu­saddak suretler Berne’e tevdi olunacaktır.

Her musaddak suretin tevdiinde bir zabıt tutulacak ve İsviçre Fe­deral Meclisi, bu zaptın aslına mutabık suretini, adlarına Sözleşme im­zalanmış olan veya ilhakları tebliğ edilmiş bulunan bütün devletlere tevdi eyliyecektir.

Madde — 153

İşbu Sözleşme, en az iki musaddak suretin tevdiinden altı ay sonra meriyete girecektir.

Mütaakıben, her Yüksek Âkıd Taraf için kendine ait musaddak su­retin tevdiinden altı ay sonra meriyete girecektir.

Madde — 154

Kara harblerinin kanunlarına ve örf âdetlerine mütedair, 29 Tem­muz 1899 tarihli olsun 18 Ekim 1907 tarihli olsun, La Haye Mukavele­siyle bağlı bulunan ve işbu Sözleşmeye iştirak eden devletler arasındaki münasebetlerde işbu Sözleşme mezkür La Haye Mukavelelerine müzey­yel Nizamnamenin II nci ve III üncü kısımlarını itmam edecektir.

Madde — 155

İşbu Sözleşme, meriyete girdiği tarihten itibaren, adına imzalan­madığı devletlerin iltihakına açık bulunacaktır.

Madde — 156

İltihaklar tahriri olarak İsviçre Federal Meclisine bildirilecek ve mezkür Meclisin eline vardıktan altı ay sonra muteber olacaktır.

İsviçre Federal Meclisi bu iltihakları, adlarına mukavele imzalan­mış olan veya iltihakları bildirilmiş bulunan bütün devletlere iblâğ ede­cektir.

Madde — 157

2 nci ve üçüncü maddelerde derpiş olunan vaziyetler,  ihtilâfa dâhil Tarafların muhasamat veya işgal başlamadan evvel veya sonra tevdi edecekleri tasdiknameleri ve tebliğ eyliyecekleri iltihakları derhal muteber kılacaktır. İhtilâfa dâhil Taraflardan gelecek tasdiknamelere veya iltihaklara mütedair tebligat, İsviçre Federal Meclisi tarafından en seri vasıta ile yapılacaktır.

Madde —  158

Yüksek Âkıd Taraflardan her biri işbu Sözleşmeyi feshedebilir.

Fesih, İsviçre Federal Meclisine tahriri olarak bildirilecektir. İs­viçre Federal Meclisi, bu ihbarı bütün Yüksek Âkıd Tarafların hükü­metlerine iblağ edecektir.

Fesih, İsviçre Federal Meclisine bildirildikten bir sene sonra mu­teber olacaktır. Ancak, fesheden devlet bu feshi bir ihtilâfa dâhil bulun­duğu esnada yaparsa, sulh akdedilmedikçe ve her halde, işbu Sözleşme ile himaye gören şahısların serbest bırakılması, vatanlarına iadesi ve iskânları tamamlanmadıkça, fesih muteber olmıyacaktır.

Feshin, sadece fesheden devlet için hükmü olabilir. Medeni Millet­lerarasında müesses teamüllerden, beşeriyet kanunlarından ve âmme vicdanının icaplarından olan devletler hukuku kaideleri mucibince, ih­tllâfa dâhil Tarafların ifaya devam etmekle mükellef oldukları vecibe­ler üzerinde hiçbir tesiri olamaz.

Madde —  159

İsviçre Federal Meclisi, işbu Sözleşmeyi Birleşmiş Milletler Sekre­terliğine tescil ettirecektir. İsviçre Federal Meclisi, işbu Sözleşme hak­kında alabileceği bilcümle tasdikleri, iltihakları ve fesihleri de Birleş­miş Milletler Sekreterliğine bildirecektir.

Tasdikanlilmakal, aşağıda imzaları bulunanlar salâhiyetnamelerini tevdi ederek işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

Cenevre’de, 12 âğustos 1949 da Fransızca ve İngilizce olarak tanzim edilmiştir. Aslı, İsviçre Konfederasyonu Hazinei evrakına vazoluna­caktır. İsviçre Federal Meclisi, Sözleşmenin musaddak bir suretini müm­zi devletlerden her birine ve keza Sözleşmeye iltihak edecek devletlere gönderecektir.

 


Afganistan adına:

M. Osman Amiri

Arnavutluk Halk Cumhuriyeti adına:

11 inci   ve 45 inci maddeler hakkında ­ilişik ihtirazi kayıtlarla: J.Malo

Arjantin adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla:  Guilermo A Speroni

Avustralya adına:

Taadik edilmek ihtiraz kaydiyle: Norman R. Mighell

Avusturya adına:

Dr. Rud. Bluehdorn

Belçika adına:

Maurıce Bourquin

Beyaz Rusya Sosyalist Sovyet Cum­huriyeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: M. Koutcınıkov

Bolivya adına:

G.    Medeıros

Brezilya adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Joao Pinto Da Sılva - Gen. Floriano De Lıma

Brayner

Bulgaristan Halk Hükümeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: K. B. Svetlov

Kanada adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Max H. Wershof          

Şili adına:

F. Cisternas Ortiz

Çin adına:

Wu Nan Ju

Kolombiya adına:

Rafael Rocha Schloss

Küba adına:

J. De La Luz Leon

Danimarka adına:

Georg Cohn - Paul İpsen Bagge

Mısır adına:

A . K. Safwat

Ekuatör adına:

Alex. Gastelu

İspanya adına:

Luis Calderon

Amerika Birleşik Devletler adına:

İlişik ihtirazi kayıtla: John Car­ter Vincent

Habeşistan adına:

Gachaou Zelleke

Finlandiya adına:

Reinhhold Svento

Fransa adına:

G. Cahen - Salvador - Jacquinot

Yunanistan adına:

M. Pesmazoglou

Guatemala adına:

A.    Dupont - Williemin

Macaristan Halk Cumhuriyeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Anna Kara

Hindistan adına:

D. B. Desaı

İran adına:

A. H. Meykadeh

İrlanda Cumhuriyeti adına:

Sean Macbride

İsrail adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: M. Ka­hany

İtalya adına:

Giacinto Auriti - Ettore Baistrocchi

Lübnan adına:

Mikaoui

Liechtenstein adına:

Comte F. Wilczek

Luxembourg adına:

J. Sturm

Meksika adına:

Pedro de Alba - W. R. Castro

 Monako Prensliği adına:

M. Loze

Nigaragua adına:

Tasdik edilmek ihtirazi kaydiyle: Lifschitz

Norveç adına:

Rolf Andersen

Yeni Zelanda adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: G. R. Laking

Pakistan adına:

S. M. A. Faruki - M. G.- A. H. Shaikh

Paraguay adına:

Conrad Fehr

Holanda adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: J. Bosch de Rosenthal

Peru adına:

Gonzalo Pizarro

Filipin Cumhuriyeti adına:

P.    Sebastian

Polonya adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Jülian Przybos

Portekiz adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: G. Cal­deira Coelho

Romanya Halk Cumhuriyeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: I. Dra­gomir

Büyük Britanya ve Şimali İrlanda Birleşik Krallığı adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Robert Craige – H.A. Strutt – W. H. Gardner

Papalık adına:

Philippe Bernardini

El Salvador adına:

R. A. Bustamante

İsveç adına:

Rikstag’ın tasvibi ve Majeste İsveç Kralının tasdiki kaydı ih­tirazisiyle:

 Staffan Söderblom

İsviçre adına:

Max Petitpierre - Plinio Bolla - Colonel Div. Du Pasquier –

Ph. Zutter - H. Meuli

Suriye adına:

Omar El Djabri - A. Gennaoui

Çekoslovakya adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Tauber

Türkiye adına:

Rana Tarhan

Ukrayna Sosyalist Sovyet Cumhuri­yeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: M. Bo­gomoletz

Sosyalist Sovyet Cumhuriyeti ittihadı adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla:                     Gen. Slavine

Uruguay adına:

Conseiller Colonel Hector J. Blanco

Venezuella adına:

A. Posse de Rivas

Yugoslavya Halk Federal Cumhuri­yeti adına:

İlişik ihtirazi kayıtlarla: Milan Ristic