Guncelleme : 31.03.2013 22:12:03
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi NİSAN  2013 sayisina Hosgeldiniz.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
İSVİÇRE MEDENİ KANUNUNUN TIBBÎ TEDBİRLERDE TEMSİL HAKKINDAKİ YENİ HÜKÜMLERİNE BAKIŞ

İsviçre Medenî Kanununda 2008 yılında yapılan kapsamlı değişiklik çerçevesinde tıbbî tedbirlerde temsil hakkında yeni hükümler getirilmiştir. Bu hükümlerde, ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişiye yapılacak tıbbî müdahaleye ilişkin olarak kim tarafından karar verileceği ve bu esnada nasıl hareket edileceği hususu düzenlenmiştir. Temsile yetkili kişiler ise belirli bir kanunî sıra düzeni içinde tespit edilmişlerdir. Bu kanunî sıra düzeninde temsil yetkisi, ilk olarak bir hasta vasiyetinde veya bir tedbir amaçlı vekâlette gösterilen kişiye aittir. Böylece tıbbî müdahale yapılacak kişi tarafından ayırt etme gücünün bulunduğu esnada bizzat belirlenen kişilerin, temsil yetkisi bakımından önceliği söz konusu olmaktadır. Diğer taraftan bu sıra düzeni içinde kanunda öngörülen şartlar dâhilinde aile fertlerine de temsil yetkisi tanınmıştır. İsviçre kanun koyucusuna göre aile fertlerine tıbbî temsil yetkisinin tanınmasıyla, aslında uygulamada karşılaşılan bir durum, normlaştırılmış; ayrıca bu suretle aile içi dayanışma da güçlendirilmek istenmiştir.

İsviçre kanun koyucusu, tıbbî tedbirlerde aile fertlerine de temsil yetkisi tanıyan hükümleriyle, Biyotıp Sözleşmesiyle uyumlu bir düzenleme getirmiştir. Bize göre uygulamada getirdiği pratiklik ve sağlayacağı hukukî güvenlik açısından Türk hukukunda da bu yönde bir düzenlemeye gidilmesi isabetli olacaktır. Diğer taraftan hasta vasiyeti veya tedbir amaçlı vekâlet gibi, kişinin, gelecekte artık muktedir olmadığı bir zaman için, tıbbî konularda önceden kendi tedbirini alabilmesine imkân veren tasarruflara ilişkin olarak da gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Ancak temel kişilik değerlerini doğrudan ilgilendiren bu yöndeki düzenlemelerin, kapsamlı bir tartışma ve değerlendirme sürecini gerektireceği açıktır.

Yazan : Yrd. Doç. Dr. S. Hülya İMAMOĞLU
Bu yazı 95 kez okunmustur.



Site Menu

Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Ttec Plus Cep Telefonu Aksesuarı