Guncelleme : 31.01.2017 20:16:01
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi de"Makale" kategorisinde
55 sayfada Toplam 272 yazi bulundu.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
  Gelenek ile Gelecek Arasında Çin Hukuk Felsefesi - Sempozyum Notları-

Almanya’da, Heidelberg Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde 31.10.2009 tarihinde düzenlenen ve organizasyonunun “Alman ve Çinli Hukukçular Birliği” (“Deutsch-Chinesische Juristenvereinigug e. V.”) tarafından yapıldığı sempozyumda, Çin Hukuk Felsefesi ve Çin’de hukuk devletinin inşası süreci ile ilgili tebliğler sunuldu. Sempozyumda ağırlıklı olarak Çin’in hukuk felsefesi alanında yaşadığı tecrübelerin hangi noktalarda Batılı gözlemciler açısından ilgi çekici olduğu, bu meyanda olmak üzere Çin’in Batılı hukuk sistemlerinden iktibas ettigi hukuk ve devlet felsefesi anlayışlarının kendi toplumuna nasıl tesir ettiği ve bu tecrübe ile Çin’in bugün kendi felsefesini oluşturmak yönündeki gayretlerinin neler olduğu konuları ele alındı.

Yazan : Muhammed İkbal İmamoğlu
Bu yazı dergimizin 105. sayisinda (KASIM 2010) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1051 kez okunmustur.

  TÜRKİYE’DE 12 EYLÜL 2010 TARİHLİ REFERANDUMLA KABUL EDİLEN ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HUKUK DEVLETİ AÇISINDAN ANALİZİ

Türkiye’de 12 Eylül 2010 tarihinde referanduma sunulan ve % 42.12’lik hayır’a karşılık % 57.88’lik evet oranıyla kabul edilen 17. Anayasa değişiklik paketi, önceki yapılan değişikliklere nispeten daha köklü ve daha önemli düzenlemeler getirmektedir. Özellikle hukuk devleti açısından 1982 Anayasası’nın, içinde barındırdığı birçok aykırılık unsurunun düzeltilmesi, bu değişiklik kapsamında öngörülmektedir. Bu değişiklik paketi ile Türkiye’nin kendine özgü hukuk devleti anlayış ve uygulaması, kısmen de olsa olması gereken (ideal) hukuk standartlarına yaklaştırılmak istenmektedir.

Bu son Anayasa değişikliği öncelikle, birer idari birim olarak Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararlarının yargı denetimine açılmasını sağlarken, tüm disiplin cezalarına karşı da hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca bu değişiklik bünyesinde Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yargı bağımsızlığını daha iyi sağlayacak biçimde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden oluşturulması gibi temel hükümler de bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi bağlamında, pozitif ayrımcılık, anayasa şikâyeti, kamu denetçiliği ve kişisel verilere güvence gibi önemli düzenlemelere de yer verilmektedir.

Yazan : Cengiz Gül
Bu yazı dergimizin 104. sayisinda (EKİM 2010) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1262 kez okunmustur.

  CONTINGENCY AND THE HISTORY OF POLITICAL THOUGHT

Bu makalede Aristoteles, Hobbes, Locke Rousseau, Kant, Hegel ve Marks gibi filozof ve politik düşünürlerin bazen açıkça temas ettikleri, ama çoğunlukla argümanları içerisinde kapalı bir şekilde geçiştirdikleri ‘tesadüfler’ ve ‘beklenmedik durumlara’ ve bunların politik olaylar üzerindeki etkilerine ilişkin görüşlerini karşılaştırmalı bir şekilde ortaya koymaya çalışıyorum. Şunu iddia ediyorum ki, bu teoristler felsefe ve politik teori anlamında çok değişik ve birbirlerinden farklı düşünceler ortaya koysalar da, politik dünyadaki ‘beklenmedik’, ‘belirlenemeyen’ ve ‘öngörülemeyen’ olaylardan (contingent events) bir şekilde kaçınarak, beklenen ve öngörülen politik olaylar tarafından şekillenen bir politik düzeni kuramsallaştırmaya çalışmaktadırlar.

Yazan : Sezgin Seymen Çebi
Bu yazı dergimizin 104. sayisinda (EKİM 2010) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1071 kez okunmustur.

  Das ‘NOTICE AND TAKE DOWN’ - Verfahren im Türkischen Recht

İnternet ortamında hak sahiplerinin haklarının ihlali halinde nasıl daha etkin bir mücadelenin yapılacağı bütün dünyada hukukçuları meşgul eden bir sorundur. Farklı ülkelerde farklı şekillerde koruyucu sistemler ihdas edilmeye çalışılmaktadır. Elbette en klasik yol, hak sahiplerinin dava açmaları ve dava sonucunda söz konusu ihlal teşkil eden içeriğin web sayfasından kaldırılmasıdır. Aynı şekilde ülkeler, farklı menfaatleri korumak için farklı düzenlemeler yapabilmekte ve bu düzenlemeler yoluyla internet ortamında hak ihlallerini engellemeye çalışmaktadırlar.

Bilindiği gibi bir web sayfasından içeriğin kaldırılması oldukça zor bir süreci de beraberinde getirmektedir. İhlali yapan kimsenin kimliği, içerik sağlayıcının tespit edilememesi, servis sağlayıcının yurt dışında bulunması hallerinde dava açmak ve nihayetinde bir kararın alınması ve uygulanması oldukça büyük zorluklar arz eder.

İnternet ortamında meydana gelen ihlallerde asıl sorun, mahkemeden kararın alınmasına kadar geçen süre içinde ihlalin devam ediyor olmasıdır. Bu süre içinde engellenemeyen ihlal, ciddi boyutlarda zarara neden olabilmektedir.

Bu nedenle bir çok ülkede bu tür ihlallerin engellenmesi için daha kısa süren bir sistem getirmenin yolları denenmektedir. Elbette hiçbir kanuni düzenleme tek başına ihlalleri tamamen engelleyici bir etkiye sahip değildir. Bu incelemede Türk hukukunda bütün dünyada kullanılan “uyar ve kaldır” olarak adlandırılan bir sistemin görünümü ele alınacak ve incelenecektir.

Yazan : Tekin MEMİŞ-Ayhan ÖNER
Bu yazı dergimizin 103. sayisinda (EYLÜL 2010) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1063 kez okunmustur.

  ÇEVRE DÜZENİ PLANLARININ NİTELİĞİ VE EGEMEN OLAN İLKELER

Devletin temel görevleri arasında planlama görevi de yer alır. Planlama, sınırlı imkânların etkin bir şekilde kullanılması suretiyle en fazla verimin elde edilmesini sağlamaktır. Plansız yürütülen kamusal görevlerde beklenen düzeyde başarı sağlanması mümkün olmadığı gibi, toplumsal beklentilerin gerektiği gibi karşılanması da söz konusu olmaz. İdari görevlerin ihtiyaçlara uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamak, ancak doğru bir planlamayla mümkündür. Kamu yararının gerçekleştirilmesi ve hizmetlerin ihtiyaçlara uygun yürütülmesi noktasında planlama çalışmaları idari faaliyetlerin ayrılmaz parçasıdır.

Yazan : Nusret İlker ÇOLAK
Bu yazı dergimizin 103. sayisinda (EYLÜL 2010) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1702 kez okunmustur.


Bulunan Sayfa(lar) : 1/ 2/ 3/ 4/ 5/ 6/ 7/ 8/ 9/ 10/ 11/ 12/ 13/ 14/ 15/ 16/ 17/ 18/ 19/ 20/ 21/ 22/ 23/ 24/ 25/ 26/ 27/ 28/ 29/ 30/ 31/ 32/ 33/ 34/ 35/ 36/ 37/ 38/ 39/ 40/ 41/ 42/ 43/ 44/ 45/ 46/ 47/ 48/ 49/ 50/ 51/ 52/ 53/ 54/ 55/
Site Menu

 




Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Ttec Plus Cep Telefonu Aksesuarı