Guncelleme : 31.01.2017 20:16:01
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi de"Makale" kategorisinde
55 sayfada Toplam 272 yazi bulundu.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
  5237 s. TCK BAKIMINDAN İHKAK-I HAK (KENDİLİĞİNDEN HAK ALMA) NİTELİĞİNDEKİ FİİLLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Parg. 1. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 308’de düzenlemiş olan “kendiliğinden hak alma (ihkak-ı hak) suçu” 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununda ayrı ve bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmemiştir. Acaba bu suçun 5237 sayılı YTCK’de ayrı ve bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmemiş olması söz konusu fiilleri tamamen suç olmaktan mı çıkarmıştır yoksa farklı suç tipleri, bu tür filler bakımından uygulama alanı bulabilir mi? Kendiliğinden hak alma suçunu (765 s. TCK m.308) oluşturmaya yönelik fiillerin 5237 s. YTCK yürürlüğe girdikten sonra, uygulama bakımından hangi hukuki çerçeveye oturtulacağı sorunu çalışmamız içerisinde değerlendirilecektir.

Yazan : Mehmet Nihat Kanbur
Bu yazı dergimizin 70. sayisinda (ARALIK 2007) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 22884 kez okunmustur.

  KANUNLARIN ŞEKİL YÖNÜNDEN ANAYASAYA UYGUNLUĞUNUN DENETİMİ

Bilindiği gibi hukuk kuralları çoğu kez içeriği tartışmalı soyut kavram ve kurallardan oluşur. Bu tür kurallara canlılık veren, onları anlamlı ve anlaşılabilir hale getiren yargısal yorum ve içtihatlardır. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesinin anayasa yargısı yoluyla kimi anayasal kurum, kavram ve kuralların açıklığa kavuşmasında yadsınamaz bir rolü ve önemi vardır. Bilhassa 1993 yılından sonra başlayan süreçte öğretiden de aldığı bazı desteklerle Anayasa Mahkemesinin karar ve uygulamalarında tali kurucu iktidar tarafından kendisine çizilen anayasal sınırların çok ötesinde yetkiler kullanmaya başladığı ve bu nedenle de bazı kuşkuları üzerine çektiği gizlenemeyecek bir gerçektir. Mahkemenin 5272 sayılı Belediye Kanunu’nun tamamını şekil yönünden iptal etmesi ve en son Sosyal Güvenlik Reformu’nun bazı hükümlerinin yürürlüğünü durdurması, istisnai durumlar için kendisine tanınmış olan iptal ve yürürlüğün durdurulması yetkisini, biraz da zorlamayla kullanması bu savı doğrular niteliktedir. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin yürürlükteki anayasanın kendisine çizdiği “kısıtlı anayasaya yargısı modeli”ne uygun davranması daha yerinde olurdu.

Yazan : Murat YANIK
Bu yazı dergimizin 70. sayisinda (ARALIK 2007) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 5099 kez okunmustur.

  TERÖRİST SALDIRILARLA İLGİLİ YAYINLARIN MEN EDİLMESİNE İLİŞKİN BAKANLIK KARARI VE KARARIN DEVLETİN EGEMENLİĞİ VE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

“Hukuk Devleti” ilkesi, temel olarak, devletin bütün eylem ve işlemlerinde hukuk kuralları çerçevesinde hareket etmesi ve bireyin evrensel standartlarda tanınmış temel hak ve özgürlüklerine riayet etmesi gereğini ortaya koyar . Siyasi iktidarlar açısından normal süreçlerde bu kurallara uymak kolaydır. Ancak iktidarın önemli kararlar vermesi gereken olağan dışı durumlarda hukuk kuralları dışına çıkmadan hareket edebilmesi, onu polis devletinden ayıran hususların başında gelir. Özellikle, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasıyla ilgili kararlarda daha hassas davranılması gerekmektedir.

Yazan : Ömer GEDİK
Bu yazı dergimizin 69. sayisinda (KASIM 2007) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1262 kez okunmustur.

  Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardan Gıda Üretimi ve Uluslararası Yasal Düzenlemeler

Dünyanın var olan gıda kaynaklarının her geçen gün artan dünya nüfusuna yanıt verebilmesi modern biyoteknolojik çalışmalarla verim artışının sağlanmasını ve daha başka çözüm yollarının aranmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, gelişen biyoteknoloji her alanda olduğu gibi gıda alanında da etkilerini göstermiş ve dünyanın birçok ülkesinde genetik değişikliklerle verimi ya da besleyici özellikleri yükseltilmiş genetiği değiştirilmiş (GD) ürünler elde edilmiştir. ABD, Kanada, Japonya, Arjantin gibi ülkeler başta olmak üzere bir çok ülkede gen aktarımı yapılmış soya, pamuk, mısır, kanola gibi tarım bitkileri üretilmekte ve ekonomik nedenlerle de ekim ve kullanım alanı her geçen gün artmaktadır. Genetiği değiştirilmiş gıda tüketiminde %70 ile ABD başı çekmekte, bunu Arjantin %23 ve Kanada %7 ile izlemektedir. İthalatının büyük bir kısmını ABD ve AB ülkelerinden yapan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojik ürünlerden etkilenmemesi olanaksız görünmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında uluslar arası ve ulusal düzeyde GD gıda üretimi ve gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik yasal düzenlemeler getirilmektedir. Bu çalışmada da ABD, AB Ülkeleri, gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye’de GD gıda üretiminin kontrolü, bu gıdaların güvenirliliği ve buna yönelik etiketleme gibi yasal düzenlemelerin ne ölçüde yapıldığına dair ülkeler bazında genel bir perspektif çizilmiş, ulusal ve uluslararası düzenlemelerdeki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmuştur.

Yazan : Aynur Demir-Münevver Arısoy
Bu yazı dergimizin 69. sayisinda (KASIM 2007) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 2818 kez okunmustur.

  21. YÜZYILDA YENİ GÜVENLİK TEHDİTLERİ VE AGSP’NİN GELECEĞİ

Soğuk savaşın ardından, özellikle de 11 Eylül’ün yarattığı bunalım döneminin sonrasında, uluslararası ilişkilerde yaşanan tehdit, güvenlik ve düşman algılaması tamamen değişmiştir. Bu nedenle 21. yüzyılda yaşanan güvenlik sorunları, bir önceki yüzyıldan farklılık göstermektedir.

Soğuk savaşın hakim olduğu iki kutuplu dünyada, hakim olan geleneksel güvenlik düşüncesi, realizmin hegemonyasına dayalı askeri tehditler, statüko eğilimi ve devlet merkezli yaklaşımlar olarak karakterize edilmiştir. Eskiden güvenlik algısında bir komşu ülke ordusunun işgalinden duyulan korku yerini ekonomik kriz, politik baskı, doğal felaketler, ekolojik sorunlar, nüfus sorunları, terör ve yasadışı suçlara bırakmıştır. Bu nedenle dünyadaki milyonlarca insana yönelik öncelikli güvenlik tehdidi, dış nedenlerden çok iç nedenlere dayanmaktadır.

Yazan : Mutlu SESLİ
Bu yazı dergimizin 68. sayisinda (EKİM 2007) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 5617 kez okunmustur.


Bulunan Sayfa(lar) : 1/ 2/ 3/ 4/ 5/ 6/ 7/ 8/ 9/ 10/ 11/ 12/ 13/ 14/ 15/ 16/ 17/ 18/ 19/ 20/ 21/ 22/ 23/ 24/ 25/ 26/ 27/ 28/ 29/ 30/ 31/ 32/ 33/ 34/ 35/ 36/ 37/ 38/ 39/ 40/ 41/ 42/ 43/ 44/ 45/ 46/ 47/ 48/ 49/ 50/ 51/ 52/ 53/ 54/ 55/
Site Menu

 




Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Ttec Plus Cep Telefonu Aksesuarı