Guncelleme : 31.01.2017 20:16:01
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi de"Makale" kategorisinde
55 sayfada Toplam 272 yazi bulundu.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
  AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’DE BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARI VE BÖLGESEL KALKINMA AJANSLARI

Son yıllarda dünyadaki küreselleşme dinamiklerinin etkisiyle, ekonomik, toplumsal ve siyasal yapılanmalar büyük bir değişim içine girmiş, değişimin kuramsal ve pratik nedenlerini açıklamaya yönelik olarak bazı kavramlar ön plana çıkmıştır. Yaşanan bu dönüşümün boyutlarını açıklamada dört farklı aşama öne çıkmaktadır. Bunlar sırasıyla; sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş, Fordist üretimden esnek üretime geçiş, ulus-devletlerin dünyasından küreselleşmiş dünyaya geçiş ve modernist düşünceden post-modernist düşünceye geçiştir. Bu değişimlere paralel olarak sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya atılması ve bu kavram doğrultusunda dünya çapında alınan önlem ve gerçekleştirilen uygulamalar, bölgesel kalkınma politikalarının da sürdürülebilirlik boyutunda ele alınmaya başlanmasına neden olmuş ve böylelikle Bölgesel Kalkınma Ajansları (BKA) da ortaya çıkmıştır. Bölgesel ölçekte ekonomiyi canlandırmak, örgütlemek ve geliştirmek temel amaçlarıyla kurulan bu kurumlar, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde, Birliğin de teşvikiyle, oldukça gelişmiş bir yapı sergilemeye başlamışlardır. Bu bağlamda, AB üyesi devletlerde faaliyet gösteren ve bölgelerine sağladıkları kazanımların boyutlarıyla tüm dünyaya örnek teşkil eden pek çok başarılı bölgesel kalkınma ajansı, günümüzde, Türkiye gibi bu konuda henüz etkili bir adım atamamış ülkelere örnek teşkil etmektedir.

Yazan : Burcu UĞUŞ
Bu yazı dergimizin 49. sayisinda (MART 2006) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 2097 kez okunmustur.

  UYUŞTURUCU MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇLARINDA CEZAYI ETKİLEYEN BİR KISIM AĞIRLAŞTIRICI NEDENLERİN YENİ TCK’NA GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler, toplumların geleceği bakımından gösterdiği tehlikelilik hali ile kullanımına bağlı ortaya çıkan sağlık sorunları nedeniyle üretimleri, dağıtımları ve kullanımları uluslararası sözleşmelerle kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. İzinsiz veya ruhsatsız olarak üretim, ihraç, ithalleri ile her türlü ticaretleri ve nakledilmeleri uluslar arası sözleşmelere uygun biçimde hemen hemen tüm ülke iç hukuklarında yasaklanmış ve bu eylemler suç olarak tanımlanmıştır.

Yazan : Yusuf YAŞAR
Bu yazı dergimizin 49. sayisinda (MART 2006) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1794 kez okunmustur.

  YABANCI MAHKEME KARARLARININ AMERİKAN HUKUKU’NDA TANINMASI VE TENFİZİ

Globalleşme ile bağlantılı olarak artan uluslararası ticari ilişkiler, bu ilişkilerin taraflarına ekonomik, siyasi ve hukuki bir takım yararlar getirdiği gibi birtakım riskleri de içermektedir. Özellikle uluslararası yatırımcıların yatırım yaptıkları ülkede karşılaşabilecekleri en önemli riskler olarak; uyuşmazlık çıktığında uygulanacak hukuk sorununu, yetkili mahkeme sorununu ve verilen mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi problemlerini örnek olarak verebiliriz. Uluslararası ekonomik gelişmeler çerçevesinde bir çok Amerikan vatandaşının ülkemizde yaşaması yanında, Amerikan şirketlerinin de ülkemizde yatırım yapması, bu kişi ve şirketler aleyhine Türk mahkemelerinde alınan kararların Amerika’da tanınması ve tenfizi konusunu gündeme getirmektedir. Dolayısıyla bu çalışmamızda, Amerikan Hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi değerlendirilecektir. Amerikan Hukukunun hem eyalet hem de federal bazda olması nedeniyle, konu ile ilgili çok farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Konumuz ile ilgili eyaletlerarası uygulamaların farklılık göstermesi, başta yabancı avukatlar olmak üzere, uluslararası hukuk alanında çalışan akademisyenleri de yabancı mahkeme kararlarının Amerikan Hukukunda tanınması ve tenfizi meselesini irdelemeye itmektedir.

Yazan : Yusuf ÇALIŞKAN
Bu yazı dergimizin 49. sayisinda (MART 2006) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 5579 kez okunmustur.

  Ebeveynleri tarafından dünyaya gelmesi arzu edilmemiş çocuğun doğumunu engellememek hekimin sorumluluğunu gerektirir mi ?

MK’nun 28. maddesi uyarınca, çocuğun kişiliği, sağ olarak tamamıyla doğduğu andan itibaren başlar. Ana rahmindeki cenin, kişiliğe sahip olmayıp, annenin bir parçasıdır. Bu nedenle cenine, annenin izniyle tıbbî müdahalede bulunulabilir. Müdahale sonucu, tıbbî özen eksikliği nedeniyle ceninin gelişiminde bir anomaliye yol açılırsa, anne, uğradığı zararların tazminini hekimden isteyebilir. Doğumdan sonra da çocuk, uğradığı zararların tazminini, hem müdahaleye gerekli araştırmayı yapmadan izin veren annesinden ve hem de kusurlu davranışı sonucu kendisini sakat bırakan hekimden talep edebilir

Yazan : Erdem Büyüksagis
Bu yazı dergimizin 48. sayisinda (ŞUBAT 2006) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 1453 kez okunmustur.

  ÖNCEKİ HUKUKUMUZA GÖRE DEVLET BAŞKANININ YETKİLERİNİN SINIRLANMASI

İslamî yönetim sistemi oldukça özgürlükçü bir düzen olarak başlamış olmasına rağmen, ilk dört halifeden sonra sultanlığa dönmüştü. Bu dönüşün çok çeşitli zararlı sonuçları oldu. Konumuzla ilgili sonucu ise, yetkileri sınırlı bir devlet başkanı tipinden, daha geniş yetkilere sahip devlet başkanı tipine geçilmiş olmasıdır.

Yazan : Abdullah DEMİR
Bu yazı dergimizin 48. sayisinda (ŞUBAT 2006) yayinlanmis olup.
Simdiye kadar 3341 kez okunmustur.


Bulunan Sayfa(lar) : 1/ 2/ 3/ 4/ 5/ 6/ 7/ 8/ 9/ 10/ 11/ 12/ 13/ 14/ 15/ 16/ 17/ 18/ 19/ 20/ 21/ 22/ 23/ 24/ 25/ 26/ 27/ 28/ 29/ 30/ 31/ 32/ 33/ 34/ 35/ 36/ 37/ 38/ 39/ 40/ 41/ 42/ 43/ 44/ 45/ 46/ 47/ 48/ 49/ 50/ 51/ 52/ 53/ 54/ 55/
Site Menu

 




Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Ttec Plus Cep Telefonu Aksesuarı